KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1215
- Karar No
- 2025/1384
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.564 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/11/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkiline ait ... plakalı araçta, 08.06.2023 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucunda maddi hasar meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(VN: ...) yetkili servisinde onarıldığını, aracın sağ 2 kapısı değişmiş ayrıca araç direklerinde boyama işlemi yapıldığını, Tüm bu işlemler için servis tarafından 47.528,51 TL tutarlı fatura tanzim edilmiş ve aracın tramer kayıtlarına hasar kaydı eklendiğini, kazaya karışan ... plaka ve ... poliçe numaralı araç davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, kaza aracın sigortalı olduğu dönemde gerçekleştiğini, 08.06.2023 tarihli kaza tespit tutanağında, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü tam ve asli kusurlu bulunduğunu, müvekkiline ait hasarlı aracın tamiri 2 ay gibi uzun bir süre sonunda tamamlandığını, bu süre zarfında aracını kullanmaktan mahrum kaldığını, .... istikrar kazanmış içtihatlarına göre mahrum kalınan süre için hakkaniyete uygun miktarda tazminat ödenmesi gerektiğini, müvekkili tarafından 04.08.2023 tarihli başvuru üzerine hasar dosyası oluşturulduğunu, Nitekim değişeni olmayan,
aynı kilometre ve modeldeki bir araçla kıyaslandığında müvekkilinin aracında oluşan değer kaybının 250,00 TL'den çok daha fazla olacağını, davalı sigorta şirketine karşı 28.08.2023 tarihinde hasar dosyası oluşturma talepli dilekçe ile başvurulduğunu, ... numaralı dosyanın açıldığı tarafımıza bildirildiğini, 2023 model henüz 2400 km'de olan bir araç için 250,00 TL gibi hayatın olağan akışına tamamen aykırı bir tutar ödendiğini, Değişeni olmayan,
aynı kilometre ve modeldeki bir araçla kıyaslandığında müvekkilinin aracında oluşan değer kaybının 250,00 TL'den çok daha fazla olacağı açık olduğu için bu sefer 12.09.2023 tarihinde taahhütlü posta ile davalı sigorta şirketine yeniden başvurulduğunu, sigorta şirketi ile iletişime geçildiğinde dosyanın kapatıldığını, müvekkiline başkaca bir ödeme yapılmayacağının söylendiğini beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ikinci kere meydana gelen kazanın arç değer kaybı yaratmayacağını, kullanılabilir vaziyette olan araca ilişkin olarak davacının 2 ay gibi tamirde kaldığı iddiasının makul olmadığını, sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını, araç kiralama faturasının dosyaya ibraz edilmediğini, aracın kullanımına engel bir kaza gerçekleşmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin dava konusu poliçe nedeniyle sorumluğundan söz edebilmek için poliçede kayıtlı şartların yerine getirilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından başvuruya istinaden 47.528,50TL ödeme yapıldığını, değer kaybı için 257,53 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketinin sorumluluklarını yerine getirdiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizde açılan işbu dava trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkindir. Kusur durumunun ve alacağın varlığının tespiti amacıyla dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 24/07/2025 tarihli raporda "... Plakalı Otomobil Sürücüsü ... ’in; Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, yukarıda açıklaması yapılan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Madde 84/B, Madde
46/H ve Madde 47/C bentlerinde tanımlı kuralları ihlal ettiğinden bahisle %100 oranında kusurlu sayılabileceği, ...
Plakalı Otomobil Sürücüsü ...’un, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı düzenlemelere aykırı bir kural ihlali olmadığı, Dava konusu aracın kaza tarihi itibarıyla (kusur durumu da gözetilerek), Yaklaşık değer kaybının 898.252-876.147= 22.105 TL olacağı, Mahrumiyet tazminatı ise 6.340,59 TL olduğu" tespit edilmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Trafik kazaları haksız fiilin bir türü olup, bir olayda haksız fiilden söz edebilmek için hukuka aykırı eylem, kusur, zarar ve meydana gelen zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağı unsurlarının bulunması gerekmektedir.
Somut durumda bu hususların tespiti amacı ile dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 24/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in %100 oranın kusurlu olduğu, gerçekleşen trafik kazasından kaynaklı olarak davacının aracında 22.105,00 TL değer kaybı oluşacağı ve 6.340,59 TL araç mahrumiyet zararı oluşacağı rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporunda tarafların kusur durumları belirlenirken olay yeri krokisi, kaza sonra fotoğraflar, sürücü beyanları ve kaza tespit tutanağı detaylı olarak değerlendirilmiş, tarafların kusurlu hareketleri gerekçeli bir şekilde belirtilmiş olmakla kusur durumu yönünden rapora itibar etmek gerekmiş, araç değer kaybı ve mahrumiyet zararı yönünden yapılan değerlendirmede ise aracın değişen ve onarım gören parçalarının detaylıca belirtilmiş olması,
aracın hasarlı ve hasarsız hallerinin emsal araçlar ile mukayesesi sonucu değer kaybının belirlenmesi ve makul onarım süresinin belirlenmesinde yapılacak işlemlerin belirtilmiş olması ve buna göre değerlendirme yapılması ve günlük araç bedeli hususunda farklı kurumlardan fiyat alınarak ortalama bir değer bulunması sureti ile mahrumiyet zararı hesaplanmış olması hususları göz önüne alınarak bilirkişi raporuna bu zarar hesabı yönü ile de itibar etmek gerekmiştir.Davacı tarafça her ne kadar bilirkişi raporu doğrultusunda ısla dilekçesi sunulmuş ise de, davadan önce sigorta şirketinin yapmış olduğu 257,53 TL'lik bir ödeme olduğu,
davacı tarafça da bu hususun sigorta şirketine gönderilen ihtarnamede de ikrar edildiği anlaşılmakla, bu bedelin mahsubu ile bakiye bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, bunun yanı sıra her ne kadar kısa karar 1-b bendinde araç mahrumiyet zararından sorumluluk kısmında sigorta şirketi sehven yazılmış olmakla, davalı vekilinin tavzih dilekçesi, davacı vekilinin dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi de değerlendirilerek bu yazım hatasının düzeltilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ...
4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır.
Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.)
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1215, K. 2025/1384, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama