KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1217 - 2025/1527
- Dosya no
- 2024/1217
- Karar no
- 2025/1527
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/07/2024
- Numarası
- 2017/368 Esas - 2024/448 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 30/12/2025
Karar Metni
1.901 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve birleşen davada davalı ... Belediyesi vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde. 29/01/2016 tarihinde davacı ...'in eşi diğer davacıların babası ...'in aracıyla seyir halinde olduğu sırada sürücü ...’ın sevk ve idaresinde bulunan ... otobüsü ile çarpıştığını, kaza sonucunda davacıların desteği ...'in vefat ettiğini belirterek asıl davada;
davalı sigorta şirketi açısından 17/06/2016 (ihbar olunanların kusurlu olması halinde kaza tarihi olan 29/01/2016) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, birleşen davada, davacı eş ... için 142.208,81 TL, davacı çocuk ... için 74.281,00 TL, davacı çocuk ... için 37.386,30 TL, davacı çocuk ... için 11.438,08 TL olmak üzere toplam 265.314,19 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davacı eş ... için 50.000,00 TL,
davacı her bir çocuk için ise 20.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Belediyesi'nden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili 25.11.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; asıl davada, davacı eş ... için 250,00 TL, davacı çocuk ... için 250,00 TL, davacı çocuk ... için 250,00 TL, davacı çocuk ... için 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen dava yönünden;
davacı eş ... için 163.463,44TL maddi, davacı çocuk ... için 74.281,00 TL, davacı çocuk ... için 38.249,19 TL, davacı çocuk ... için 11.438,08 TL olmak üzere toplam 286.933,31 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti kapsamında kalmak üzere), davacı eş ... için 50.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 20.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 20.000,00 TL manevi,
davacı çocuk ... için 20.000,00TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...
Belediyesi'nden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08/05/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; asıl davada, davacı eş ... için 250,00 TL, davacı çocuk ... için 250,00 TL, davacı çocuk ... için 250,00 TL, davacı çocuk ... için 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen dava yönünden;
davacı eş ... için 476.522,97TL maddi, davacı çocuk ... için 249.002,65 TL, davacı çocuk ... için 67.763,07 TL, davacı çocuk ... için 19.751,57 TL olmak üzere toplam 813.040,26 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti kapsamında kalmak üzere), davacı eş ... için 50.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 20.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 20.000,00 TL manevi,
davacı çocuk ... için 20.000,00TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Belediyesi'nden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Belediyesi vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı ... için 250,00 TL, ... ... için 250,00 TL, ... için 250,00 TL, ... için 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden 30.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacılara ödenmesine,
birleşen davada davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 476.522,97 TL, ... ... için 67.763,07 TL, ... için 19.751,57 TL, ... için 249.002,65 TL olmak üzere toplam 813.040,26 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden bakiye 309.000,00 TL limit ile sorumlu olmak üzere 30.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile diğer davalı ...
Belediye Başkanlığından kaza tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, davacı ... için 40.000,00 TL, ... ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 85.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...
Belediye Başkanlığı'ndan kaza tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, birleşen davada davalı ... Belediyesi vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunda müteveffaya atfolunan kusur oranını kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan tarafın ...
Belediyesi olduğunu, hükme esas alınan aktüer raporunda pasif dönem için asgari ücret üzerinden gelir vergisi ve damga vergisinin düşülmüş olmasının yerinde olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, manevi tazminat yönünden davalı lehine hükmolunan karşı vekalet ücretinin hatalı olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesinin.
"Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmünü haiz olduğunu, mahkemece manevi tazminat yönünden davalı lehine hükmolunan vekalet ücretinin reddedilen manevi tazminat miktarını geçtiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş.vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın kusuru ile meydana gelen kazada davacılar açısından destekten yoksun kalma tazminatı talebinin sigorta şirketinin teminatı kapsamı dışında olduğunu, davalı sigorta şirketinin ancak kendi sigortalısının kusurundan sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne verilen %70 kusur oranına karşılık gelen tazminat talebinin mahkemece reddedildiğini, geriye kalan %30'luk tazminat için ise yoldan sorumlu kurum ve kuruluşun kusurlu bulunduğunu, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluk da bulunmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Birleşen davada davalı ... Belediyesi vekili istinaf dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde Belediye’nin herhangi bir kusuru bulunmadığını, mahkemece hükmedilen tazminat tutarlarının açıkça hatalı olduğunu, raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 Teknik Faiz uygulanması gerektiğini, hesap raporunda geçmiş dönem-aktif dönem-pasif dönem hesaplarının hatalı olduğunu, dosyada davacının gelirini belgeleyen herhangi bir resmi belge bulunmadığını, raporda aktif dönem hesabı yapılmaması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Asıl ve birleşen dava trafik kazası sonucu desteklerini kaybeden davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 29.01.2016 tarihinde sürücü ...’in aracıyla seyri sırasında olay yerine geldiğinde havanın yağışlı zeminin ıslak sebebiyle viraja sert girmesi sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek, gidişe göre yolun solunda 50144 nolu ... durağının karşısında yolun tam sağ tarafına kadar kaçan ...plakalı aracın tam sağına ve diğer otobüsün de ön sol kısmına çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü ...’in kural ihlali olduğu, ...plakalı araç sürücüsünün ise kural ihlali olmadığının belirlendiği,
mahkemece alınan 15.01.2018 tarihli bilirkişi raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davacıların desteği ...'in %85 oranında, virajda tehlikeli viraj levhasının olmaması nedeniyle davalı Belediye Başkanlığı'nın %15 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, harita kadastro mühendisi görevlendirilerek alınan ek raporda yoldaki kusurun kazaya etken olduğu, sorumlu kuruluşun kusurunun %30 olacağının belirlendiği,
raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için inşaat mühendisi ve makine mühendisi üç kişiden oluşan heyetten alınan 18/06/2023 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, davacıların desteği olan ...'in yola gereken dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle asli %70 kusurlu olduğu, yoldan sorumlu kurum ve kuruluşun yolun kusurlu olması ve gerekli ikazın bulunmaması nedeniyle tali %30 kusurlu olduğu, ... plakalı ... otobüsü sürücüsü ...'ın kusursuz olduğunun belirlendiği,
Ankara Batı CBS’nin 2016/3597E. soruşturma numaralı dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 13.10.2016 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’in kusurlu, sürücü ...’ın kusursuz olduğunun belirlendiği, neticeten takipsizlik kararı verildiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca davaya konu kazada tarafların kusur durumu dikkate alındığında davacılar lehine hesaplanacak tazminattan %70 kusur indirimi yapıldığı, TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak bakiye ömür belirlendiği,
1,8 Teknik Faiz kullanılmadan, bilinmeyen devre gelirleri her yıl %10 artırılıp %10 iskonto edilmek suretiyle, Progresif Rant Yöntemine göre güncel veriler kullanılarak hesaplama yapıldığı, yapılan teknik inceleme sonucunda, AGİ'nin kaldırılmasıyla birlikte 01.01.2022 tarihinden itibaren getirilen yeni uygulamayla getirilen vergi istisnasından “sadece çalışanların” yararlanabileceği tespit edilmiş olup, bu doğrultuda pasif dönem hesabının 14.299,99 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, ...'nın dava konusu trafik kazasında hayatını kaybetmesi sonucu;
davacı ... için 476.772,97 TL, davacı ... için 20.001,57 TL, davacı ... için 68.013,07 TL ve davacı ... için 249.252,65 TL olmak üzere toplam 814.040,26 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı hesaplandığı, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Haksız fiilden kaynaklanan, maddi tazminat taleplerinde kusurun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir.
Somut olayda ise, mahkemece hükme esas alınan 18/06/2023 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, davacıların desteği olan ...'in yola gereken dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle asli %70 kusurlu oluğu, yoldan sorumlu kurum ve kuruluşun yolun kusurlu olması ve gerekli ikazın bulunmaması nedeniyle tali %30 kusurlu olduğu, ... plakalı ... otobüsü sürücüsü ...'ın kusursuz olduğunun belirlendiği,
buna mukabil Ankara Batı CBS’nin 2016/3597E. soruşturma numaralı dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 13.10.2016 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’in tam kusurlu, sürücü ...’ın kusursuz olduğunun belirlenmesiyle takipsizlik kararı verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece dosya kapsamında kusur durumunun belirlemeye yönelik taraf itirazlarını da karşılar ve çelişkileri giderir şekilde kusur raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, kusur durumu netleştirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de 7349 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile asgari ücret, gelir vergisi ve damga vergisinden istisna edilmiş olması ve 2023 yılı itibariyle de Asgari Geçim İndirimi uygulamasının kaldırılmış olması nazara alınarak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda pasif dönem için de net asgari ücret tutarı olan 17.002,12 TL üzerinden hesaplama yapılması gerekmekte iken "Gelir Vergisiz (AGİ'siz) Asgari Ücret" açıklaması ile 14.299,99 TL ücret üzerinden hesaplama yapılmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davada davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve birleşen davada davalı ...
Belediyesi vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, itirazları da karşılar şekilde ve dosya arasındaki kusur raporu ve savcılık soruşturma dosyasındaki kusur belirlemesi de nazara alınarak (hususiyetle yolun bakım ve onarımından sorumlu kurum ve kuruluşun kusur durumu netleştirilerek)kaza tutanağı da incelenerek İTÜ Öğretim üyelerinden oluşacak bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması,
akabinde aktüer bilirkişiden 7349 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile asgari ücret, gelir vergisi ve damga vergisinden istisna edilmiş olması ve 2023 yılı itibariyle de Asgari Geçim İndirimi uygulamasının kaldırılmış olmasının nazara alınmasıyla yeniden hesaplama yapılması için ek rapor alınmasıyla sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaflarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/1217, K. 2025/1527, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama