KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/324
- Karar No
- 2025/323
- Karar tarihi
- 18 Mart 2025
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- .
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.363 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Av. Av.
DAVALI
VEKİLLERİ : Av. Av.
DAVA
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/01/2018
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 08/03/2012 tarihli ... üretimi ve satış için satın alma sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye konu ürünlerin üretim sonu (...) tarihi 01/01/2019 olarak belirlendiğini, davalının sözleşmeyi haksız şekilde fiili olarak feshettiğini, müvekkilinin davalıya 08/11/2017 tarihinde ...
7. Noterliği vasıtasıyla ihtarname göndermek suretiyle müspet zararının davalıdan talep ettiğini, davalının cevabi ihtarnamesinde öne sürdüğü savunma ve gerekçelerin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin stokta kalan parçaları başka bir müşteri için değerlendirebilme imkanı bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmenin haksız yere fiili olarak fesih edilmesi sebebiyle kar kaybına uğradığını,
yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalının sözleşmeye aykırı davranışı ve sözleşmeyi haksız yere fiili olarak feshi sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu müspet zararın tespiti ile bu zararın tespitine müteakip arttırılmak üzere şimdilik elde kalan stoklar sebebiyle 10.000,00 TL ve yoksun kalınan kar sebebiyle 20.000,00 TL olmak üzere müvekkilinin uğramış olduğu müspet zararın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası ya da kısmi dava olarak açılmışsa alacağın belirli olduğu durumlarda bu şekilde davanın açılamayacağını, müvekkil firmanın, sözleşme tarihi itibarıyla ticari unvanı ... A.Ş. İken, 14 Ocak 2016 tarihli, sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ile şirket unvanının ... ...
Otomotiv Plastik A.Ş. olarak değiştirildiğinin ilan edildiğini, müvekkili ... firması , plastik boyama alanında faaliyet göstermekte iken; davacı ... krom kaplama alanında faaliyet gösterdiğini, aynı sektör alanında yer almayan tarafların rakip olamayacağının açık olduğunu, müvekkili firma tarafından, davacı şirket tarafından yapılan bu yatırımların bedelinin davacıya ödendiğini, müvekkili firmanın sözleşmeyi hiçbir şekilde feshetmediğini, sözleşme hükümleri devam ettiğini, müvekkili firmaya müşterilerinden gelen taleplerine bağlı bir durum olduğunu,
ana firmadan müvekkile gelen hiçbir talep bulunmadığından müvekkilinin de davacı firmaya herhangi bir sipariş veremediğini, müvekkili firmanın sözleşmeye konu ürünleri davacı firma dışında başkaca hiçbir firmadan temin etmediğini, davaya konu ettiği 260.000 Euro bedelinde yoksun kalınan bir kardan bahsetmek de mümkün olmadığını, yukarıda açıklanan sebeplerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 03/12/2020 tarih 2018/ Esas 2020/ Karar sayılı dosyası ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2024 tarih 2021/ Esas 2024/ Karar sayılı ilamıyla kaldırılmıştır. Mahkememizce dosya yeni esasa kaydedilmiş bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizde açılan işbu dava sözleşmenin haksız yere fesih iddiasına dayanan uğranılan zararın tespiti ve tahsili talebine ilişkindir. Dava ve cevap dilekçeleri, ... yazı cevabı, ... Sigorta yazı cevabı, ... yazı cevabı, Renault yazı cevabı, taraflara ait defter incelemelerine ilişkin alınan bilirkişi raporları dosyamız içerisine alınmıştır.
Kaldırma ilamı öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda "bilirkişi raporunda, davacı şirket stoklarında bulunduğu belirtilen 65.465 adet ürünün hangi tarih ve hangi dönemde üretildiğinin belirtilmemiş olması nedeniyle davacı tarafından taşkın üretim yapılıp yapılmadığı hususlarının belirlenemediği" tespit edilmiştir. Kaldırma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda "ticari ilişkinin ilk başladığı 08.03.2012 tarihinden itibaren davacı satıcı ...
Plast.Ür. ve Yap.Film Tic. ve San.A.Ş.’nin 1.420.822 adet ürünü ürettiği, davalı alıcı ... ... Otomotiv Plast.A.Ş.’nin ürün sipariş verdiğine dair belge, bilgi, doküman tespit edilemediği, dava dışı ... firmasının, davalı ... ...
Otomotiv Plast.A.Ş.’den, 1.237.253+543.432=1.780.685 adet ürünü sipariş ettiği, iade edilen 188.067+54.288=242.355 adet ürünü çıktığında, 1.780.685-242.355= 1.538.330 adet ürünün dava dışı ... firmasına satıldığı, davacının uhdesinde kaldığı belirtilen 65.465 adet ürünle ilgili e posta yazışmalarından, kalan ürünün 60.000 adet ürün olduğu, Davacının dosyaya sunduğu ürün stok hareketleri tek tek incelendiğinde ...
Mamulünden KALAN STOK (1.613.261-1.503.538)= 109.723 Adet Bu kalan miktar üretimden ve satın almadan kaynaklı olmadığı, SATIŞLARDAN İADE kaynaklı stok olduğu anlaşıldığı, ... Mamulünden KALAN STOK (666.630-625.606)= 41.024 Adet Bu kalan miktar üretimden ve satın almadan kaynaklı olmadığı, SATIŞLARDAN İADE kaynaklı stok olduğu anlaşıldığı, ...
(2.840.259-2.832.455)= 7.804 Adet Bu kalan miktar üretimden ve satın almadan kaynaklı olmadığı, SATIŞLARDAN İADE kaynaklı stok olduğu" tespit edilmiştir. ...
BAM 5. Hukuk Dairesinin 2021/ E, 2024/ K sayılı ilamında, taraflar arasında imzalanan sözleşmede ortalama sipariş bedelinin belirlendiği, siparişin ana firmanın talebine göre değişkenlik gösterebileceği, bu sebeple davacının davalının talebi doğrultusunda sipariş veya stok talimatı olmaksızın davacının üretim yaptığı durumda, davalının taşkın yapılan bu üretimden bir sorumluluğunun olmayacağı, bu sebeple bilirkişi raporu alınarak stokta bulunan 65.465 adet ürünün hangi siparişe istinaden hangi dönemde üretilmiş olduğu,
davacı tarafça taşkın üretim yapılıp yapılmadığı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.Mahkememize sunulan 12/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ile stokta kalan ürünlerin durumu hakkında rapor tanzim edilmiş olup, bilirkişi raporunda kalan stok adedinin 60.000,00 adet olduğu ve bu stoğun ürünlerin satışından iade kaynaklı olduğu,
herhangi bir siparişe istinaden üretilmediği rapor edilmiştir.Her ne kadar 12/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda stok adedi e-posta yazışmalarına göre 60.000,00 TL olarak belirlenmiş ise de, mahkememizce talimat ile alınan ve envanter durumu yerinde incelenerek düzenlenen 18/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda stok adedinin 65.465 olduğu belirtildiğinden bu rapordaki stok adedine itibar etmek gerekmiştir.Kaldırma ilamında taşkın üretim yapılıp yapılmadığı konusunda değerlendirme yapılmış olup, düzenlenen 12/11/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre kalan stoğun taşkın üretimden kaynaklı olmadığı, satış sonrası iadelerden kaynaklı olduğu,
18/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda iade edilen ürünlerde herhangi bir ayıp bulunmadığı, ürünlerin bu hali ile teslime uygun olduğu, bu ürünlerin bedelinin %20 kar marjı ile fiyatının 247.955,55 TL olduğu, karsız bedelinin ise 206.632,13 TL olduğu rapor edilmiştir.Davacı tarafça taşkın üretim yapılmadığı, üretilen ürünlerin teslime ve kullanıma uygun ürünler olduğu,
bu sebeple davalının iadesinin hukuka uygun olmadığı ve davalının stokta kalan ürünlerin bedelinden sorumluluğunun olacağının kabulü gerekmiştir.Davacı tarafça sunulan dilekçe ile kar kaybı yönündeki taleplerinden vazgeçtiği anlaşılmış, davacının yalnızca stokta bulunan ürünlerin bedelinden sorumlu olacağı değerlendirilmekle davanın kar ve mahrum kalınan kar kaybı talepleri yönünden davanın reddine, stokta kalan ürün bedeli olan 206.632,13 TL yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş,
faiz yönünden yapılan değerlendirmede kaldırma kararında ürünlerin davalıya iadesi ve teslim hususunda da değerlendirilerek karar verilmesi ve faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davaya konu ürünler dava tarihinden önceki bir tarihte davalıya teslim edilen ancak davalı tarafça haksız şekilde iade edilen ürünler olduğundan ürünlerin dava tarihinden önce teslim edildiğinin kabulü ile davalının davacı tarafından gönderilen ve 7 iş günü içinde zararın karşılanmasının talep edildiği ihtarnamenin 17/11/2017 tarihinde davalıya tebliğ edildiği,
davalının bu ihtarname ile 28/11/2017 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekmiş ve alacağa bu tarihten itibaren faiz işletilmiştir.Her ne kadar dava konusu ürünlerin davalıya teslimi noktasında kısa kararda sehven değerlendirme yapılmamış ise de, bu durumun karara kendiliğinden geçmesi gereken bir husus olduğundan HMK 305/a maddesi kapsamında bu husus gerekçeli kararda düzeltilmiş ve neticeten aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/324, K. 2025/323, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama