KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/331
- Karar No
- 2018/1546
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2018
- Esas no
- 2014
- Karar no
- 2018
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 10/11/2010
- Yazım tarihi
- 20/12/2018
Karar Metni
1.260 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili bankanın Bursa Şubesinde MİY/yönetmen olarak çalıştığını, görevinin kredi, mevduat ve menkul kıymet işlemlerine ilişkin olduğunu, banka müfettişleri tarafından 08/11/2010 tarihinde başlatılan incelemeler sırasında davalının usulsüz işlemler yaptığının ortaya çıkarıldığını, bazı müşterilerin kredi ve mevduat hesaplarından para ve menkul kıymetler maledildiğinin tespit edildiğinden hakkında ön inceleme raporu tanzim edildiğini, müfettiş incelemesinin devam ettiğini, dava tarihi itibarıyla müvekkilinin 114.500,00 TL zararının tespit edildiğini,
müfettişlerce yapılan soruşturmaya ilişkin raporun henüz tanzim edilmediğini, ancak ilgilinin ifadesinde usulsüzlüğe konu işlemlerin kendisi tarafından yapıldığının kabul edildiğinin açıklandığını belirterek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili bankanın toplam 114.500,00 TL alacağın haksız fiil tarihlerinden itibaren banka ticari kredi faiz oranları üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 14/08/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile; alacağını 326.164,31 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiştir.
CEVAP
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının doğru olmadığını, davacı bankaca hazırlanmış soruşturma raporuna istinaden dava açıldığını, bu raporun yasal dayanağının olmadığını, müvekkilince işlenmemiş suçların davalıya ihale edildiğini, müvekkilinin emniyet ve savcılıkta vermiş olduğu ifadelerinde suçlamayı kabul etmediğini, müvekkili üzerinde baskı kurulduğunu, müvekkilinin davacı bankayı zarara uğratmadığını, müvekkilinin kasa işlemleri yapmadığını, yapılan tüm işlemlerin müşterilerin bilgisi dahilinde yapılan işlemler olduğunu,
müvekkili hakkında Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında açılan dava için bekletici mesele yapılmasını, daha sonra yapılacak yargılama sonucu haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
Bursa 2.Ağır Ceza Mah. ... esas sayılı dosyası, bilirkişi raporları, banka kayıtları,
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; davacı banka çalışanı davalının usulsüz işlemleri nedeniyle davacının zarara uğratılması nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tazminine ilişkindir. Taraflarca gösterilen kanıt ve belgeler toplanmış, banka kayıtalrı üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak konusunda uzman bankacıdan bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Alınan 11/04/2012 tarihli bilirkişi raporunda, davacı bankanın Bursa şubesinde MİY/Yönetmen olarak görev yapan davacı bankanın eski çalışanı davalının, bazı müşteri hesaplarından maledindiği tutarın 471.703,00 TL olup, bu tutarın 77.654,56-TL 'sinin davalı tarafından müşteri hesaplarına iade edildiği, davalı ... tarafından borca mahsuben 155.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından yapılan toplam 232.654,56 TL iadenin mahsubu sonucu kalan bakiye 239.048,62-TL 'nin davalının uhdesinde bulunduğu,
maledilen tutarlarla hesaba iade edilen tutarlar ve davalı tarafından ödenen tutarların işlem tarihlerinden itibaren 14.02.2011 tarihine kadar %9 yasal faiz oranı üzerinden faizlendirildiği, buna göre davacı banka alacağının 239.048,62 TL asıl alacak, 38.564,45-TL faiz olmak üzere toplam 277.613,07- TL olup, asıl alacak tutarına, 14/02/2011 tarihinden ödeninceye kadar işletilecek yasal faiz oranından faizi ile birlikte tahsilinin gerekeceği, davalı ... hakkında Bursa 2.Ağır Ceza Mah.... esas sayılı dosyasından kamu davası devam ettiğinden bekletici mesele yapılması talebinin mahkemenin takdirinde olacağının bildirildiği görülmüştür.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda itirazların açıklığa kavuşturulması yönünden bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Alınan 24/07/2012 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalının kasa işlemleri yapma yetkisi olmamasına rağmen bu işlemleri nasıl yaptığı konusu, kök raporunda açıklandığını, işlemlerin bir kısmı para harekatını gerektirmeyen karşılıklı mahsup işlemleri olduğunu, müşterinin kredi kullanmak suretiyle davalıya verdiği ve davalı tarafından ödenmesi gereken tutarın müşteri hesabından virman yapılarak ödenmesi , para alışverişini gerektirmediği,
müşteri tarafından imzalanan ve fiş sıra numarasının o günkü fiş numaralarını takip etmemesi nedeniyle önceden atıldığı anlaşılan fişlere istinaden yapılan bazı ödemelerin gişelerden davalı tarafından alındığı tespit edildiği, gişe görevlisi ya davalının masasındaki şahsın fiş sahibi olmasını sanması veya adıgeçene duyduğu güven nedeniyle mevzuata aykırı olmasına karşın söz konusu ödemeleri yaptığı , bir çok kasa işleminin ise müşteriler tarafından kendi imzaları ile yapıldığı ve paranın davalıya verildiği anlaşıldığı, bu ödemelerin davalının uhdesinde kabul edildiği kök raporda açıklandığı,
tüm bu hususların yalnız müşteriler değil , davalı ve olayla ilgili diğer personel tarafından açıklıkla anlatıldığı, davalının inkarı dışında tüm müşteri ve personel ifadeleri , savcılık ifadaleri ile örtüştüğü, davacı bankanın müfettişlikçe alınan ifadeleri , savcılıkta ve mahkemede ayrıntı vermeden bütün olarak reddedildiği,
dava dosyasına ek yapılan dosyalarda konunun aydınlatılmasına yeter derecede belge bulunmadığı ( tediye fişleri, hesap ektreleri, savcılık ve müfettiş ifade tutanakları, imza ekspertiz raporu ve bunun gibi ) bu nedenle davalı vekilinin dosyada müvekkilinin borçlu olduğunu gösteren delil bulunmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, davalı vekilinin rapor hakkındaki itirazları, özellikle davalının soruşturma raporundaki ifadelerinin inkarına dayandırıldığı, davalının, davacı vekilinin ifade ettiği ölçüde psikolojik baskı ve tehdit altında olayları kabul ettiğinin inandırıcı olmadığı,
bu tür olayların tamamına yakınına başvurulan inkar yöntemini düşündürdüğü, davalı vekilinin dosyadaki fiş hesap ektresi ve benzerleri üzerinde şahıs ve işlem bazında inceleme yapması halinde ancak sonuca ulaşabileceğini, ağır ceza dosyasının bekletici mesele yapılması hususunun mahkemenin takdirinde olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davalı hakkında 5411 Sayılı Kanuna aykırılık, resmi belgede sahtecilik suçundan Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2.Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında açılan davanın yargılaması sonucunda; sanığın eyleminin nitekli olarak kabul edilerek, 5411 Sayılı Kanunun 160/2 maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 1.166.757 TL adli para ile cezalandırılmasına karar verildiği , kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 24/01/2018 tarih 2015/1164-2018/1608 E/K sayılı ilamı ile ;
sanığın eylemleri nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen zarar miktarı dikkate alınacağı, zararın bulunmaması halinde ise sadece gün adli para cezası tayin edilerek anılan maddenin 3 kat uygulamasının yapılamayacağından cihetle banka tutarının kısmen ödendiği anlaşılmakla sanık hakkında banka zararının 3 katı olan 717.145,86 TL 'ye hükmolunması, sanığın eyleminin zimmet suçuna konu olmaması karşısında sanığın bu eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilmesi sonucu karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı hakkında Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında açılan kamu davasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş ise de , Yargıtay ilamındaki bozma sebeplerine göre maddi vakıalar aydınlanmış olduğundan ve sanığın (davalının) davacı bankayı zarara uğrattığı kesinleşmiş olduğundan, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasına ilişkin ara kararından dönülmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyadaki kanıt ve belgelere, Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında ve mahkememizde aldırılan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre; davacı bankanın Bursa Şubesinde eski yönetmen ve şubede KOBİ MİY olarak görev yapan davalının , çalıştığı 09/09/2008-05/10/2010 tarih aralığında müşteri imzalarını taklit ederek müşteriye daha önceden imzalattığı boş tediye fişini kullanarak veya müşteriye tediye fişini kredileri ile ilgili işlem yapmak bahanesi ile imzalatarak 10 adet müşterinin hesabından toplam 471.703,18 TL parayı zimmetine geçirdiğinin tespit edildiği,
davalının zimmetine geçirdiği kredilerin taksit ve faiz ödemeleri için 77.654,56 TL 'yi müşteri hesaplarına nakit yatırarak iade ettiği ettiği, ayrıca idari soruşturma sürecinde davalının 155.000,00 TL 'yi davacı bankaya yatırdığı, davalının toplamda 466.703,18 TL'yi zimmetine geçirdiği, davalının halen uhdesinde 239.048,62-TL bulunduğu anlaşılmakla, bu miktardan davalının sorumlu tutulması gerekmektedir.
Davacı vekili,dava ve ıslah dilekçesinde uğramış olduğu toplam zarara haksız fiil tarihlerinden itibaren faiz işletilmesini talep ettiğinden bilirkişi raporundakidava tarihine kadar olan işlemiş faiz toplamı hakkında karar verilmemiş,davalının zimmet eylemleri ve bir kısım para iadeleri dava tarihine kadar sürdüğünden,fazin dava tarihinden başlatılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçe ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/331, K. 2018/1546, 28 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama