KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 14 Mart 2018
- Esas no
- 2015/1215
- Karar no
- 2018/357
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ....
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... - 23 Nisan Mah. Ata Bulvarı 241. Sok. Alp İş Plaza Kat:2 No:10-B D:7 Nilüfer/ BURSA
- Davalılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
1.399 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
2- ... - ... : 3- ... - ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/09/2015
KARAR TARİHİ : 14/03/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 14/11/2013 tarihli Genel Kurulda davalı şirkete 2000/6000 oranda ortak olduğunu, diğer davalılarında aynı hisseye sahip olduklarını, müvekkilinin almış oldğu hisselerin nominal değeri olan 100.000,00 TL 'ye haricen de diğer ortaklara 270.000,00 TL 'yi nakit olarak ödediğini,şirketin karlığı hakkında yanıltıldığını, 370.000,00 TL'nin ödenmesine mütakip toplantıların yapılmadığını, müvekkilinin şirketten içeri dahi sokulmadığını,müvekkilinin kandırılmış olduğunu, bu hususta Bursa Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturmanın devam ettiğini, ödemiş olduğu parayı iade alamadığını,
müvekkilinin resmi olarak şirket ortağı olarak göründüğünden haberdar olmadığı şirketin faaliyetlerinden sorumlu olacağından hem ortaklıktan çıkarılmasını, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik hemde şirket ortaklığı için ödemiş olduğu 100.000,00 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesini, hile yoluyla hataya düşürülerek 10.000,00 TL 'nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 09/11/2015 tarihli dilekçesi ile; davalılar ... ve ...'den 10.000-TL 'nin tahsili için açılan davayı 260.000 TL arttırarak 270.000 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının , müvekkili şirkete haricen 270.000,00 TL ödediğini ifade ettiği halde, bu alacakla ilgili olarak fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 100.000,00 TL 'nin iadesini talep ettiği ve davanın konusu belirlenibilir nitelikte olduğu halde belirsiz alacak davası açılmasının usul ekonomisine uygun olmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının dava açılmadan önce Tamer Taylan adını kullanarak müvekkillerini tanıklar huzurunda tehdit ettiğini, anılan kişi ile görüşüldüğünde herhangi bir hisse satın almadığını,
şirket hisselerini satın aldığını idida edenin ihtarname gönderdiğinde ise müvekkili şirket tarafından ana sözleşme gereği ön alım hakkı olduğu ve devre muvakafat edilmediğinin kendisine bildirildiğini, şirket ana sözleşmesinin 18.maddesine göre davacının, öncelikle ortaklara payını satmayı teklif etmesi ve devredilecek payın değerinin ortaklarca birlikte kararlaştırılması gerekirken davacının uygun hareket etmediğini, ortaklıktan çıkmayı geçerli kılacak bir neden oluşmadığını, davacının başka şirketlerin hakim ortağı olduğunu ve tacir olması nedeniyle basiretli ve müdebbir olması gerektiğini,
ayrıca hile -hata iddiasının bir yıl içinde ileri sürmesi gereken davacının, zamanaşımı süresini geçirdiğini, müvekkilleri hakkında takipsizlik kararı verildiğini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
KANITLAR
Davalı şirketin ticari sicil dosyası, tanık beyanları, bilirkişi raporu,
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava hukuki niteliği itibarıyla şirket ortaklığından çıkma ve ortaklık payının tahsili istemine ilişkindir. Taraflarca gösterilen kanıt ve belgeler toplanmış, taraflarca gösterilen tanıklar dinlenmiştir.
Dinlenen davacı tanığı ... (... ) beyanında; davacının cerrahi uzmanı doktor olup, davacının muayenehanesinde görev yaptığını, davalı ...'in davacıya gelip davalı şirkete ortak olması için teklifte bulunduğunu, daha sonra davacının ,davalı şirkete ortak olduğunu, ödemelerde bulunduğunu, ancak şirketin içinin boş olduğunu, karlı bir şirket olmadığını davacıdan duyduğunu, ...'in kendisinin yanında davacıya şirketin karlı olup, eğer beğenmezse ileride çıkabileceğini söylediğini, ortak olduktan sonra davacı ile davalılar arasında toplantıların yapıldığını,
her defasında şirketin acil paraya ihtiyacının olduğunun söylenilerek kredi çekilmesinin talep edildiğini, davacının bunu kabul etmediğini, daha sonra görüşmediklerini, kredi ihtiyacı ile ilgili toplantının ortak olunduktan sonra ne kadar sonra olduğunu hatırlamadığını belirmiştir.
Dinlenen davalı tanığı ... ... beyanında; davalı ...'in eşi olduğunu, davalı şirkette mali işler ve finans bölümünde görev yaptığını, davalı şirketin 2013 yılında kurulduğunu, kurulmadan önce davacının,davalı şirkete ortak olmak istediğini, diğer ortak ...'in, başlangıçta kabul etmediğini daha sonra kabul etmesi üzerine davacının şirkete ortak olduğunu, ortak olmadan , şirketin mali yapısı ile ilgili sunumlar yapılarak emailler gönderilerek davacının bilgilendirildiğini, davacının ortaklığının 400.000,00 TL üzerinden anlaşma yapıldığını, 100.000,00-TL nominal değer üzerinden olarak hisse karşılığı sermaye artışı şeklinde gösterildiğini,
300.000,00- TL 'sinin ortaklara ödeneceğini, ancak 270.000,00 TL 'nin iki ortağa ödendiğini, davalı şirketin yaklaşık değerinin 700.000,00 TL iken tahminen 2,5 kat büyüdüğünü, davalı şirketin Karsan isimli firmaya tedarikçilik yaptığını, ancak Karsan isimli firmanın 3 ay boyunca işlerini durduğunu, kredi çekilmek istenildiği zaman 3 ortağın imzasının istenildiği zaman davacının kabul etmediğini, kendi gayrimenkullerinin ipotek edilmesi üzerine davalı şirkete kredi alabildiklerini,davacının şirket ortaklığından çıkacağını söylediğini, ayrılma akçesinin ödenmesi halinde şirketin batmasına sebebiyet vereceğini,
ayrılma akçesinin daha sonra ödeneceğinin belirtilmesine rağmen davacının şirket ortaklarının onayını almadan başkasına hisse devri yapmaya kalktığını belirtmiştir.
Davalı tanığı ... beyanında ise; davacının davalı şirkete ortak olurken sermaye artışı suretiyle ortak olduğunu, şirketin sermayesi nominal değer olarak 300.000,00 TL 'ye çıkarıldığını, bunun 100.000,00 TL 'sinin davacı tarafından ödendiğini, şirketin marka değerinden dolayı da 300.000 TL 'nin diğer ortakları olan davalılara ödeneceğini ancak 270.000,00 TL ödediğini, ortak olduğunda şirketin değerinin 700.000,00 TL olup, şu an itibarıyla 2.000.000- 2.500.000 TL değerinde olduğunu, davacı ortak olmadan önce yani görüşmeler yapılırken kendisine bilançoyu , 3 aylık geçici vergi beyannameleri ve diğer mali verilerin verildiğirni, kendisinin mali müşavir ile görüştükten sonra ortak olduğunu bildirmiştir.
Davalı tanığı ... beyanında; davalı şirketin kullandığı programının desteğini verdiğini, davalı şirketle aylık toplantılar yaptığını, bu toplantılardan birine davacının da katıldığını, toplantıda şirketle ilgili bazı sorular sorulup yanıtlandığını, toplantı sırasında davacının , şirketin ticari iş ile uğraştığını , kazanıp kaybetmenin olağan olduğunu, kendisinin bu işi yatırım için yaptığını , 5-6 yıl için bir beklentisinin bulunmadığını söylediğini, davacının , davalı şirkete ortak olduğunu öğrendiğini bildirmiştir.
Davalılar vekili beyanında, müvekkilleri ile davacı arasında ortaklık için 400.000,00 TL üzerinden anlaşma yapıldığını, bunun için 100.000 TL 'sinin sermaye artışı olarak gösterilmek suretiyle davacının ortak yapıldığını, diğer 300.000 TL 'nin ise şirketin isim ve marka değeri olarak diğer ortaklara ödeneceğini, anlaşmanın bu şekilde yapıldığını ancak davacı tarafından sadece 270.000,00 TL ödeme yapıldığını belirtmiştir.
Davacı tarafından davalılar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan Bursa 5.Ağır Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, 23/03/2017 tarih 2016/348 -2017/98 E/K sayılı kararı ile davalı şirket ortakları ve müdürlerinin beraatlerine karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye 21.Ceza Dairesinin 26/09/2017 tarih ve 2017/1760-2017/1826 E/K ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde inceleme yapılarak 14/11/2013 tarihi itibarıyla davalı şirketin mali durumunun tespit edilmesi için konusunda uzman SMM bilirkişiden 25/09/2017 tarihli rapor alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporunda; davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne tutulduğu, zorunlu tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı, defter kayıtlarının birbirleri ile tutarlık arz ettiği, 14/11/2013 tarihli mali tablolar üzerinde uygulanan mali yapı oranlarının istenen oranlardan uzak seyrettiği, bu durumun şirketin borç baskısı altında olduğu şeklinde yorumlanması gerektiği, ancak davalı şirketin kuruluşun 01/04/2013 tarihinde Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil olunup, inceleme tarihinde 7 aylık bir şirket olup bir hesap dönemini dahi bitirmediği,
bu nedenle yapılacak mali durum ve karlılık analizlerinin olumsuz yorumlanmasının doğru olmayacağı, işletmenin henüz " bebek işletme " olarak tabir edilen dönemde olduğu, bu nedenle kuruluş , tesis , makina, taşıt, vb giderlerin yüksek seyredeceği, para henüz girmiş olması nedeni ile karlılık oranlarının ilk yıl baz alınarak değerlendirilmesinin isabetsiz olacağı görüşünün bildirildiği görülmüştür.
Şirket ortakları arasındaki davalar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Dosyadaki kanıt ve belgelere, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalı ...
Endüstriyel Boya ve Otomotiv Yan San.Tic.Ltd.Şti.'nin 28/03/2013 tarihinde 200.000,00 TL sermaye ile %50 oranında pay ile davalı ... ve ... tarafından kurulduğu, ticaret sicilinde 15/11/2013 tarihinde yapılan tescil ile davalı şirket sermayesinin 200.000,00 TL 'den 300.000,00 TL 'ye çıkarıldığı, 2000 paya karşılık 100.000,00 TL 'sinin ..., 2000 paya karşılık 100.000,00 TL 'sinin ...'e , 2000 paya karşılık 100.000,00 TL 'sinin davacı ... tarafından muvazaadan ari olarak ve tamamen taahhüt edildiği, arttırılan sermayenin tamamı tescil tarihinden önce ödendiği,
davacı ortak tarafından 270.000,00 TL ödendiği ,davalı şirketin kuruluş tarihi 01/04/2013 olup, davacının hissedar olduğu 14/11/2013 tarihi itibarıyla 7 aylık bir şirket olup bir hesap dönemini dahi bitirmediği, şirket hissesi satın alan ve başka şirketlerde ortaklığı olması nedeniyle tedbirli bir tacir gibi davranması gereken davacının hisse satın almadan şirket hakkında araştırma yapmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yaklaşık 7 ay önce kurulmuş bir şirketin hissesini satın alan davacının şirketin kar/zararı hakkında yanlış bilgilendirilmesinin mümkün olmadığı,
dolayısıyla davacı hileyle kandırılarak ortak olduğu iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1215, K. 2018/357, 14 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama