KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/164
- Karar No
- 2018/88
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2018
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ...
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/02/2015
- Kararın yazıldığı tarih
- 29/01/2018
Karar Metni
1.892 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca müvekkilin kendisine ait inşaatın dış cephe, cam ve kompezit kaplaması yapılması hususunda davalı anlaştığını, işin sonunda davalının yaptığı işi fazla göstermek suretiyle fatura düzenlediğini, yapılan ölçümlerle faturalarla gösterilen metrajın tutmadığını, bu nedenle müvekkilden fazla para tahsil edilmiş olduğunu, fazla tahsil edilen bu paranın şimdilik 5.000 TL lik kısmının davalıdan istirdadını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu iş dışında davacıya ait 3 binanın daha dış cephe yenilenmesinin müvekkil şirket tarafından yapıldığını ve faturanın tüm işlerin toplamı olarak düzenlendiğini ve müvekkil alacağının ödenmemesi nedeniyle davacı aleyhine takip yapılmak zorunda kalındığını, davaya konu binanın kaplamasının 2012 tarihinde yapılmış olmasına rağmen davacının eksik kısımlar yönünden dosyaya sunduğu faturaların 2015 tarihli olduğunu, bu nedenle gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin davacıya tebliğ etmiş olduğu faturalara karşılık yasal 8 günlük süre içinde itiraz edilmediğini ve yasal süreler içerisinde ayıp ihbarında da bulunulmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
KANITLAR
İcra dosyası, faturalar, ödeme belgeleri, tanık beyanları, ticari defter, keşif ve bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava ; taraflar arasındaki sözleşme ve buna bağlı olarak yapılan iş nedeniyle davacı tarafından davalıya fazla ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ile, fazla ödeme yapılmışsa istidatı davasıdır.
Dinlenen davacı tanığı (...): " ben davacı ...nin sahibinin oğluyum davalı yanıda bu nedenle tanıyorum davalı ... sitesine ait iki adet blokun silikon cephe ve kompozit kaplama işini yapmıştır, her iki blokta da dükkan seviyesinden aşağı olan kısımları ve kapı girişlerini yapmadan eksik bırakarak gitmiştir,
davalı inşaat şirketinin ortağımı çalışanımı olduğunu bilmediğim ancak bu işle ilgilenen ........... hanım isimli kişi le birkaç kez görüşme yaptık kendilerine eksik yaptıkları işleri tamamlamalarını ayrıca yapılan hesaplara göre fazla ödemelerimiz olduğunu bu ödemelerinde mahsuplaşmasını yapılmasını istedik önceleri geleceklerini söylediler birkaç kez telefon ile görüştük daha sonrada kendilerine ulaşamadık, belirttiğim gibi davalı şirket sadece ............... sitesinde iş yapmıştır, keşif sırasında davalı vekili tarafından yerinde gösterilen caprice düğün salonunun bulunduğu inşaatta hiçbir iş yapmamıştır,
bu düğün salonunun kapısının kaplama işini davalı şirket yapmamıştır, zaten o iş 2010-2011 yıllarında ve başkaca bir firma tarafından yapılmıştır, davalı firmanın Adakent sitesi dışında yaptığı herhangi bir iş bulunmamaktadır, davalı şirketin sitesinde de yarım bıraktığı işi de kendisine ulaşamayınca başka firmaya yaptırdık, ... inşaat ile ilgili ölçümleri önce ben yapmıştım, ancak daha sonra mimar ve mühendislere ölçüm yaptırdık, ancak davalı şirketin bize bildirdiği ölçüler ile yaptığı işin ölçülerinin farklı olduğunu gördük, yaptıkları işten daha fazla ölçü göstermişler ve faturası da buna göre düzenlemişlerdir,
biz bu durumu kendilerine bildirdik, gelip ölçüp yerinde bakacaklarını söylediler ancak bir daha gelmediler. biz davalı şirket ile işin başında yapılacak işin metre kare birim fiyatı üzerinden anlaştık, bedeli ise iş sonunda yapılan iş miktarına göre belirlenecekti".
Davacı tanığı (...): "ben 2013 yılı başında davacı firmada şantiye şefi olarak çalışmaya başladım, ben çalışmaya başladığımda dava konusu proje sonuna gelmiş durumdaydı, davalı şirket davacıya ait inşaatın dış silikon cephe ve kompozit kaplaması işini yapmıştı, ancak bina girişlerinde ve iç kısım merdiven bölgelerinde eksiklikler vardı, merdiven bölgelerini ben kendi ekibim ve imkanlarımla yaptım, yaklaşık 1.000,00-TL gibi bir maliyeti oldu, ancak bina girişleri için davalı şirketi defalarca aradım, ayrıca hakedişlerde de fazlalıklar vardı, ölçümlemeler hatalıydı, bunu kendilerine bildirdim, bana gelip ilgileneceklerini,
hatalar varsa düzelteceklerini, ''bize düşen neyse yaparız,'' dediler, ancak 3 ay kadar beklememe ve zaman zaman kendi aramalarıma, zaman zaman da diğer şirket elemanlarının aramalarına rağmen gelip eksiklikleri tamamlamadılar, ben de 3.firmaya bu eksiklikleri tamamlattırdım, kendilerine ''eksiklikleri tamamlamadıkları halde başkasına yaptıracağımı'' söylememe bazen tartışma aşamasına gelmemize rağmen daha önceden hakedişler yapılarak alacaklarını tahsil etmiş olmaları nedeniyle işi yapmadılar, bende 3.bir firmaya yaptırmak zorunda kaldım, Lider Cephe isimli bir firmaya kalan eksik işi tamamlattım ve 5.000,00-TL civarında bir para ödedim,
yapılan işlerdeki ölçümü biz yaptık ve fazla ücret tahsil edildiğini tespit ettik, ölçüm için kendilerini çağırdığımızda geleceklerini söylediler ancak gelmediler,".
Davacı tanığı (...) beyanında;"ben önceden davacı şirkette çalışıyor idim, benim çalıştığım dönemde davacı şirket bizim şirkete ait inşaatın dış cephe ve komozit işini yaptı, işin sonuna yaklaşıldığında ölçümlerde bir hata olduğu tespit edildi, bu durum davalı şirkete bildirildi, kendileri gelip eksik hususları gidereceklerini ve promlemleri çözeceklerini söylediler, ancak birçok kez aramamıza rağmen ve onlarda geleceklerini söylemelerine rağmen gelmediler, bunun üzerine eksik hususlar başka bir firmaya tamamlattırıldı".
Davalı tanığı (...) beyanında;"tarihini kesin olarak hatırlamıyorum, çünkü üzerinden 3-4 yıl geçti, o dönemde ben davalı şirkette olarak çalışıyordum, dava konusu alacağı teşkil eden düğün salonunun kompozitlerini ben tamamladım, işe taşeronlar başlamıştı, ben eksik kalan kısımları tamamladım, ayrıca ziraat bankasının yan tarafında bulunan dershanenin cephesinde camlarına kanat açtım, yine daha yukarıda Adakent İnşaatta iki blogun merdiven boşluklarının cam cephesini ve giriş kapılarının kemer kompozitlerini yaptım, bu işleri yaparken hep tek kişi ile muhattap oluyorduk, Ziraat bankasının üzerinde bir büro vardı, o bürodaki kişi ile muhattap oluyorduk, adını hatırlamıyorum,".
Davalı tanığı (...) beyanında;" ben 2011 ila 2014 yılları arasında davalı Rıdvan inşaat şirketinde kompozit dış cephe yapımı konusunda alimünyum işinde ustabaşılık yapıyordum, davacı ...sorunlu bir iş sahibiydi, ben şahsi olarak da kendileri ile iş yaptım ücretini alamamıştım, her iki şirket arasındaki sözleşme gereği anlaşılan işlerin tamamı davalı tarafından yapıldı, işe ne zaman başlanıp ne zaman bitirildiğini hatırlamıyorum, davacı şirket anlaşmamız dışındaki başka işleri de yaptırmak talebinde bulunmuştu, fakat bu işlerin yapılıp yapılmadığını hatırlamıyorum, ama taahhüt edilen tüm işler yapılmıştı,
davalı ile yapılan iş parça parça yapılıyordu inşaatlar etap etaptı, fazla ödeme yaptıkları konusunda sorun çıkarıyorlardı, başka şirkete bizim yapacağımız işi tamamlatmış olamazlar çünkü biz işin tamamını yapmıştık" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Taraflarca sunulan tüm deliller toplanmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden davacı ve davalı şirketlere ait ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Alınan 04/03/2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ve davalı şirketin 2012-2013 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanunun belirlemiş olduğu yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduklarını, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların tamamının davacının taicari defterlerinde de kaydının mevcut olduğunu, dava dosyası kapsamında yasal süreler içerisinde davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalar ile faturaların içeriğine yapılmış bir itirazın mevcut olmadığını,
takip tarihi itibariyle davacı kayıtlarında davalı alacağının takibe konu edilen tutar olan 15.903,43-TL kadar olduğu ve bu rakamın davacı tarafından Bursa 15. İcra Müdürlüğünün 2013-3156 sayılı dosyası ile yapılan takip neticesi davalı tarafa ödendiği,
takip tarihi itibariyle davalı ticari defterlerindeki davalı alacağının 5.903,43-TL kadar olduğunu, davacı kayıtları ile davalı kayıtları arasındaki uyuşmazlığın davalı kayıtlarında gözüken ancak davacı kayıtlarında gözükmeyen, davacı tarafından da dava dosyası kapsamında bir itiraza konu olmayan tutar olan 10/01/2013 tarihli 10.000,00-TL'lik davacı ödemesinden kaynaklandığını, davacı tarafından varsa bu ödemeye ilişkin belgenin dava dosyasına sunulması gerektiğini, davacı tarafından davalının eksik bırakmış olduğu işleri dava dışı firma olan Lider Cephe Ltd.
Şti. Firmasına tamamlatıldığı şeklindeki iddiasının takdirinin mahkemeye ait olduğunu, mahkeme tarafından davacının eksik kalan işlerin başka bir firmaya tamamlatıldığı şeklindeki iddiasının kabul edilmesi durumunda dosyaya inşaat mühendisi bilirkişi eklenilerek eksik işlerin ne kadar olduğunun tespit ettirilmesi gerektiğini, mahkeme tarafından davacının eksik kalan işleri Lider Cephe Ltd. Şti.
Firmasına tamamlatıldığı şeklindeki iddiasının, davacı tarafından "faturaların içeriğine kanuni süresi içerisinde yapılmış bir itirazın bulunmaması" nedeni ile fatura ve faturanın münderecatını kabul etmiş olduğu kanaatine varılması durumunda davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Mahkememizce tarfların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve dava konusu işin yerinde tespiti yönünden İnşaat Mühendisi bilirkişi ile mahalinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Alınan 15/11/2016 tarihli bilirkişi raporunda; Bursa İli, Yıldırım İlçesi, Bağlaraltı Mahallesi Sitesi A ve B blokların dış cephesinde yapılan Silikon cam giydirme cephe kaplaması imalatları ile Alüminyum koppozit dış cephe kaplamalarının bedelinin KDV dahil 42.486,00-TL olduğu, davacı tarafından davalının eksik bırakarak yapmadığını belirttiği,............ sitesi A ve B bolkların Markizlerinde yapılan alüminyum kompozit kaplama bedelinin KDV dahil 3.274,00-TL olduğu, davalının kendisi tarafından yapıldığını belirttiği Caprise Düğün Salonu Markizinin alüminyum kopmozit kaplamalarının bedelinin KDV dahil 2.234,00-TL olduğu bildirilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/15-472 E.- 2011/608 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda fatura tanımlanmamıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu(VUK)’nun 229. maddesinde yer alan tanımlama ise: "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesikadır." şeklindedir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesinin birinci fıkrasında; "Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir." Denilmekte; ikinci fıkrasında da; "Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
TTK’nun 23. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile, fatura özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olarak kabul edilip; süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine, bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.
Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin varlığı şarttır.
TTK’nun 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.
Taraflar arasında bir sözleşmenin varlığı halinde, satıcı veya imal eden yahut iş gören kimse kendiliğinden ve tek taraflı olarak mukavele şartlarını tadile kalkışamaz. Ancak, taraflar arasında yazılı bir sözleşme yoksa, fatura münderecatına sekiz gün içerisinde itiraz edilmemiş olması halinde, bu sükut, faturaya yazılı bir delil olma vasfını verir ve karşı taraf yani müşteri veya iş yaptıran kimse, faturanın hilafını ancak yazılı bir vesika ile ispat etmek zorunda kalır. Başka bir deyişle, bu kabil hallerde diğer tarafın faturaya karşı bir itirazda bulunmaması, taraflar arasındaki münasebette yazılı bir delilin doğumunu intaç eder ve bu takdirde de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ve diğer kanunların öngördüğü “yazılı delil”ler hakkındaki hükümleri cari olur.
Faturaya karşı alıcının sekiz günlük itiraz süresinin başlayabilmesi için, faturanın, satıcı tarafından alıcıya tebliğ edilmiş olması şarttır.Faturaya karşı yapılan itiraz, hem bir “ihbar” ve hem de faturanın düzenlenip muhataba gönderilmesi ile vücut bulan ve TTK’nun 23. maddesinde “bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır” şeklinde ifade edilen karineyi bertaraf (ıskat) anlamı taşıdığı için yazılı olması gerekir.
04/03/2016 tarihli SMMM bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup, davacı/borçlunun buna yasal süre içinde itiraz etmediğinden münderecatını kabul etmiş sayılacağı gerekmektedir. Tüm dosya kapsamına göre davacı/borçlu kendisine tebliğinden itibaren 8 (sekiz) gün içinde faturalara itiraz etmediğinden münderecatını kabul etmiş olduğundan, faturada yer alan bedeli faturayı tanzim eden alacaklı/davalıya ödemekle yükümlü olduğudan davacının istirdat talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
25/01/2018 Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/164, K. 2018/88, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama