KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/718
- Karar No
- 2018/230
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2018
- Esas no
- 2015/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ..
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/03/2013
- Karar yazım tarihi
- 02/03/2018
Karar Metni
2.549 kelime·13 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinden özetle; davacı şirket ile dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama ... arasında 22/06/2006 tarih ............... ve ........... yevmiye nolu düzenleme şeklinde Finansal Kiralama sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme ile ... plakalı aracın kiralandığını ve kira süresinin sonunda aracın cüzi bir bedelle davacı şirkete satılacağının belirlendiğini ve 15/08/2012 tarihinde de 0,53 krş bedelle satıldığını,
aslında finansal kiralama sözleşmesinin 2009 yılında sona ermesine rağmen sembolik bedelle satışının geciktiğini ve aracın da 2006 yılından beri kazanın olduğu 2011 yılına kadar uhdelerinde olduğunu, kasko sigortasının 1527-K-1038654-000 poliçe numarası ile davalı şirket acentası olan ...- Sigorta Aracılık Hizmetlerine davacı şirket tarafından yaptırıldığını, sigorta süresinin ise 13/10/2011 ile 13/10/2012 tarihleri arası olduğunu, prim ödemelerinde dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama .............Ortaklığının hiçbir dahilinin olmadığını,
kiralama sözleşmesinin sona ermesi üzerine aracın cüzi bedel ile satışı ve devri neticesinde ... plaka no'sunu aldığını, 08/09/2012 tarihinde ise maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra davacı şirket yetkililerince kasko poliçesinin yaptırılmış olduğu,
davalı şirkete yazılı olarak kazanın ihbarı yapılarak zararların karşılanmasının istendiğini, ancak herhangi bir cevap alınamadığını, bu durumu acentaya yansıtmaları üzerine 11/09/2012 tarihinde yani kazadan sonra iptal zeyili düzenlendiğini, bunun üzerine poliçenin bitiş tarihinin 13/10/2012 tarihi olduğu belirtilerek zararın ödenmesi için tekrar talepte bulunulduğunu, buna rağmen davalı şirketin suskun kalarak taleplere hiçbir cevap vermediğini, hak kaybına uğramamak için Balıkesir 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin ...
Değişik İş/Esas sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, alınan rapora göre aracın hurdaya çıktığı, güncel değerinin 84.000,00 TL, hurda değerinin ise 10.000,00 TL olduğunun belirlendiğini, zeyilnamenin kazadan sonra düzenlendiğini, oysaki Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.5.maddesinde menfaat sahibinin değişmesi halinde sigorta sözleşmesinin kendiliğinden feshedilmiş olacağının belirlendiğini, burada mülkiyet sahibi kavramı yerine menfaat sahibi kavramının kullanıldığını, Türk Ticaret Kanunu 1269.maddesinde de paralel düzenleme olduğunu, buna göre dava konusu araçta menfaat sahibinin değişmemiş olduğunu,
davacı şirketin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işletmiş ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunmuş olduğunu, yani finansal kiralama şirketinin işleten sıfatının bile bulunmadığını, sigorta edilen hususun ise menfaat olduğunu, buna göre finansal kiralama yöntemi ile kiralanan bahse konu aracın sözleşmenin başından sonuna kadar davacının fiili tasarrufu altında bulunduğu ve menfaatinin davacı şirkete ait olmak üzere davacı şirket tarafından kendi nam ve hesabına çalıştırıldığı, satıştan sonra aracın menfaat sahibi ve fiili hakimiyet konusunda bir taraf değişikliğinin olmadığı belirtilerek,
davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı tarafından verilen 18/04/2014 havale tarihli ıslah dilekçesinde dava değeri 64.000,00-TL daha ıslah edilerek toplam 74.000,00 TL'ye çıkarılmıştır.
CEVAP
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinden özetle; davalı şirketin adresinin İstanbul'da olması nedeniyle İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, davanın öncelikle yetki yönünden reddini talep ettiklerini, davanın esası yönünden ise dava konusu kazanın 08/09/2012 tarihinde meydana geldiğini, ancak sigortalı olan ... plakalı aracın dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama ... adına kasko sigorta olduğunu ve 15/08/2012 tarihinde davacı şirkete satışı ve devri nedeniyle 29/08/2012 tarihinde satıştan dolayı iptal zeyili ile iptal
edildiğini, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.5.maddesinde menfaat sahibinin değişmesi başlığı altında menfaat sahibinin değişmesi halinde sigorta sözleşmesinin kendiliğinden fesh edilmiş olacağı ve feshin hüküm ifade ettiği tarihe kadar geçen sürenin primi gün esasına göre hesap edilip fazlasını sigorta ettirene iade edileceğinin belirlendiğini, dava konusu aracın da satış ve devri sebebiyle kasko sigortasının kendiliğinden fesh edilmiş olduğunu, buna göre satışın davalı şirkete bildirildiği günden itibaren 8 gün içerisinde -yani 29/08/2012 tarihinde–iptal zeyili ile poliçenin iptal edildiğini,
iptalin 29/08/2012 tarihinde yani kazadan önce yapıldığını, poliçenin iptal edilmesinden önce 823,75 TL prim ödemesinin yapıldığı görüldüğünden, feshin hüküm ifade ettiği tarihe kadar geçen sürenin priminin hesaplandığı ve iadesi gereken primin olmadığının tespit edildiğini ve bu durumun aracın yani maliki olan davacı şirketin satış sözleşmesinde yazılı olan adresine 09/10/2012 tarihinde posta yolu ile bildirildiğini, buna göre kaza tarihinde geçerli poliçe olmadığından dolayı davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bu sebeple davanın reddini talep ettiklerini,
bunun yanında kazanın oluş yönü bakımından teknik bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının hasar miktarı yönünden yaptırmış olduğu tespitin tek taraflı yaptırıldığını, bu sebeple raporu kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak, sigorta şirketi aleyhinde açılan alacak istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine.
Yargıtay 17.HD'nin 19/02/2015 tarih ve 2014/24498-2015/3003 E/K sayılı kararı ile , "....Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, araç kiracı tarafından satın alındığından poliçe teminatının devam ettiği, araçta menfaat değişikliği değil mülkiyet değişikliği olduğu, menfaat sahibi davacı kiracı olduğundan, davalının hasardan sorumlu olacağı belirtilmiş; mahkemece menfaat sahibinin kiracı olduğu ve değişmediği, zeyilnamenin davacıya tebliğine dair delil olmadığı, zeyilnamede sigortalının da imzasının bulunmadığı bu nedenlerle kaza tarihinden önce iptal edildiğinin kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle dava kabul edilmiştir.
Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. TTK'nun 1263.maddesine göre, sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamış ise de, sözleşme yapmaya ehil kişilerin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesinin kurulacağı kuşkusuzdur. Sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ancak ispat açısından önem taşır ve 6100 Sayılı HMK'nın 200 (mülga 1086 Sayılı HUMK'nun 288).maddesinde düzenlenmiş şekilde ispatı gerekir.
Sigortacının, TTK 1265 ve 1267.maddeleri uyarınca imzalı bir sigorta poliçesini belli bir süre içerisinde sigortalıya vermesi zorunludur. TTK 1265, 1267 ve 1295/1.maddeleri birlikte incelendiğinde, sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini, sigortalının ikametgahına götürülerek ara vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almakla yükümlü olduğu görülecektir.
(Y.11.HD 1.3.2010 gün 2008/11420 E., 2010/22995 K., 14.2.2011 gün 2010/2367 E., 2011/1489 K sayılı kararları)
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11/3.maddesinde "sigorta şirketleri ve sigorta acenteleri tarafından gerek sözleşmenin kurulması, gerekse sözleşmenin devamı sırasında sigorta ettiren, lehtar ve sigortalıya yapılacak bilgilendirmeye ilişkin hususların yönetmelikte düzenleneceği" öngörülmüş, anılan yasa hükmüne dayanılarak Hazine Müsteşarlığınca çıkarılan ve 28.10.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin 5.maddesinde,
"Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğünün sigortacı tarafından sigorta ettirene ve sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere karşı sözlü ve yazılı şekilde yerine getirileceği, bilgilendirmenin yazılı yapılmasının esas olduğu, sigortacının asgari bilgilendirmenin yapıldığını ispatla yükümlü bulunduğu,
bilgilendirme yükümlülüğünün sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce başlayacağı ve sözleşmenin geçerli olduğu süre içinde de devam edeceği, sigortacının dürüstlük ilkeleri çerçevesinde davranmak, sigorta ettireni yanıltıcı her türlü hal ve davranıştan kaçınmak zorunda bulunduğu",Yönetmeliğin 7.maddesinde "bilgilendirme yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemiş, bilgilendirme formu gereği gibi teslim edilmemiş veya bilgiler gerçeğe aykırı düzenlenmiş ise bu hallerden herhangi biri sigorta ettirenin kararına etkili olmuş ise sigorta ettirenin sigorta sözleşmesini feshedebileceği ve uğradığı zararının tazminini talep edebileceği",
Yönetmeliğin 8.maddesinde "bilgilendirme formu içeriğinden akdedilecek sözleşmeye ilişkin genel uyarılar, sözleşme ile verilen teminatlar, sözleşmeye eklenebilecek özel hükümler.... vs bulunacağı", Yönetmeliğin 9.maddesinde "bilgilendirme formunun en az 2 nüsha düzenlenerek sigortacı tarafından kaşelenip imzalandıktan sonra bir nüshasının taraf olmak isteyen kişiye imza karşılığı verileceği, imzanın sigorta ettirenin, sigorta sözleşmesi ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğu hususunda aksi ispat edilebilir karine teşkil edeceği" öngörülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, 2006 yılından itibaren sigorta sözleşmelerinin müvekkilince yaptırıldığını, primlerin müvekkilince ödendiğini, menfaat sahibinin müvekkili olduğunu, aracın müvekkiline satışı ile menfaat sahibinin değişmediğini, poliçenin kaza tarihinden ve süresinden sonra iptal edildiğini, iptalle ilgili kendilerine bildirim yapılmadığını, davalının hasardan sorumlu olduğunu iddia etmekte, davalı ... şirketi ise sigorta sözleşmesinde sigortalı ve sigorta ettirenin dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama ... olduğunu, finansal kiralama sözleşmesinden haberdar olmadıklarını, satışla menfaat sahibinin değiştiğini,
poliçenin kaza tarihinden önce iptal edildiğini, davalıya PTT kanalı ile bildirildiğini, zarardan sorumlu olmadıklarını savunmuştur. Dosyada mübrez poliçe ile zeyilnamede sigortalı ve sigorta ettirenin imzası bulunmamaktadır. Poliçenin kim tarafından yaptırıldığı, primleri kimin ödediği konusunda sigortalı ve sigorta ettirenin imzasını içeren bilgilendirme formu ibraz edilmemiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikle davalıdan sigortalının imzasını içeren poliçe aslını veya poliçenin yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiğine ilişkin sigortalının imzasını içeren bilgilendirme formunu ibrazının istenilmesi, daha sonra konusunda uzman bilirkişi marifetiyle davacı şirket, davalı ... şirketi ile acente ve dava dışı sigortalı Yapı Kredi Finansal Kiralama ...'nın tüm ticari defter ve kayıtlarında inceleme yaptırılarak, bilgilendirme formuda getirilerek, bilgilendirme yönetmeliğine göre kasko sigorta sözleşmesini kimin yaptığı, primin kim tarafından ödendiği, davalının finansal kiralama sözleşmesinden ne zaman haberdar olduğu,
davalıya rizikonun hangi tarihte kim tarafından ihbar edildiği,davalı sigortacının aracın satışından (davacıya) ne zaman haberdar olduğu, hangi tarihte zeyilname düzenlendiği, davacıya zeyilnamenin tebliğ edilip edilmediği, edilmişse hangi tarihte tebliğ edildiği hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınıp, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir..." gerekçesiyle mahkememiz hükmü bozularak dosya mahkememize iade edilmiştir.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek incelemeye devam olunmuştur.
Bilirkişiler ..................................'den aldırılan 10/03/2014 tarihli raporda; KTK 20/d hükmüne göre menfaat sahibinin değiştiği yolunda kanaate varılır ise davacının ,davalı kasko şirketinden talep hakkının bulunduğu, KTK 3.maddesine göre finansal kiracının işleten sayılması,poliçe genel şartları c/5 maddesinde mülkiyet değişikliği ibaresi yerine menfaat sahibinin değişmesi şartının aranması ,poliçenin 4.maddesinde yazılı kloz ile mülkiyetin finansal kiracıya geçme halinin iki istisnai durum içinde sayılmış olması karşısında,davacının poliçede menfaat sahibi bulunduğunun kabulü halinde sigorta poliçesinden talep hakkının doğduğu,... plakalı aracın 84.000 TL (piyasa rayiç değerinden) 10.000 TL sovtaj değerinin tenzili ile 74.000 TL genel zarar ziyanının bulunduğu belirtilmiştir.
Sigortalının imzasını içeren poliçe aslını ve sigortalının imzasını içeren bilgilendirme formu davalı vekili tarafından sunulmuş, davacıya ait ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak konusunda uzman SMM bilirkişiden rapor alınmıştır.
Alınan 18/11/2015 tarihli bilirkişi raporunda; 2011 yılı defterlerinin açılış onaylarının zamanında yapıldığı ancak kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, 2012 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 13/10/2011 -13/10/2012 tarihlerini kapsayan 2.745,88-TL bedelli Kasko Sigorta poliçesi ücretinin ( peşinat ve/veya tasdiklerinin ) davacı şirket tarafından ödendiğine dair herhangi bir kayda ve belgeye rastlanılmadığı, davacının sunulan aracın davacı tarafından sigortalandığı ve poliçe bedelinin şirket ortağı ... tarafından ödendiğine dair belge olarak sunulan " ... Sigorta Acentesi "nce imzalı "........................r" e ait " Cari Hesap Listeleri " ile ilgili değerlendirmenin ise mahkemenin takdirinde olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davalı şirket ve dava dışı finansal kiralama anonim ortaklığına ait defterler üzerinde 1 SMMM, 1 Sigorta Mevzuatında Uzman Hukukçusu ve 1 Sigorta Uzmanı bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulunca inceleme yapılarak; taraflar arasındaki olası alacak borç ilişkisinin tayin ve tespiti için rapor alınması hususunda İstanbul Nöb.Asl.Tic.Mahkemesine talimat yazılmış, İstanbul 11 Asl.Tic.Mah. ......................
Tal.sayılı dosyasında alınan 22/12/2016 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davalı şirketinin ... plakalı araç için düzenlenmiş Kasko Poliçe ile ilgili olarak , araç satılmış olmakla menfaat sahibinin değiştiği ve bu nedenle yapılan poliçe iptal işleminin yerinde olduğu ve poliçeye dayalı olarak aracı dava dışı şirketten kiralama döneminde araç işleteni sıfatında olan davacıya davalı sigortacının herhangi bir hasar tazminatını ödemekle yükümlü olmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulundan aldırılan 10/06/2017 tarihli ve 05/01/2018 tarihli ek raporda. Sigorta sözleşmesinin araç ruhsat sahibi olan sigortalı sıfatında dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama .... ile davalı ... şirketi adlarına kurulduğu, prim ödemesinin, kiraya veren şirket adına ödemelerin davacı tarafından yapıldığı, gerek poliçe üzerinden bir önceki sigortacının (.........................
Sigorta A.Ş'nin düzenlediği poliçede davacının sigorta ettiren sıfatında olduğunun kayıtlandırılmış olmasından ve gerekse poliçede primlerinin davacı tarafından yatırılıyor olmasının bilinmesinden, aracı kiralayanın ve dolayısıyla poliçede sigorta ettiren sıfatı olan bir kiralama sözleşmesi olması gerektiği sigortacının bilgisinde olduğu,
pert aracın hasar ihbarini davalı ... şirketine ihbarın davacı tarafından 19 ve 21/09/2012 tarihinde yapıldığı,kiralama şirketince 15/08/2012 tarihinde davacıya satışı yapılan sigorta teminatına konu aracın satışından davacının hasar tazminat talep müracaatında gönderdiği belgelerden ilk 19.09.2012 tarihinde davalı ... şirketinin haberdar olduğu, 29/08/2012 tarihinde düzenlenip 29/03/2013 sistem tarihli satıştan iptal iade Zeilnamenin düzenlendiği, Zeilnamenin, sigorta ettirine sigortalı sıfatında olan Yapı Kredi Finansal Kiralama ... 'ya hangi tarihte tebliğ edildiğinin tespit edilemediği,
TTK m.1263 kapsamında mevcudiyeti kabul edilen sigorta sözleşmesinin içeriği, sigorta ettirence imzalı sigorta poliçesinin yokluğunda ve bilgilendirme formunun yokluğunda tam olarak tespiti mümkün olmadığı, bu halde sözleşmenin TTK hükümleri ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Davacı şirket ile dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama ... (... Finansal Kiralama A.Ş) arasında Bursa 3.Noterliğinden 22/06/2006 tarih 17671 yevmiye nolu düzenleme şeklinde Finansal Kiralama sözleşmesi imzalanmıştır.
Bu sözleşme gereğince kiralanan ... plakalı Ford/Otosan Cargo Kamyonu Kasko Sigortasının davalı şirketin acentası olan ... -Sigorta Acenteliğinde 13/10/2011 tarihinde düzenlendiğini, poliçenin 1527-K-1038654-000 nolu olduğu ve 13/10/2011 ile 13/10/2012 tarihleri arası için düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
Sigortalanan araç Finansal Kiralama Sözleşmesinin sona ermesi üzerine Beyoğlu 48.Noterliğinden düzenlenen 15 Ağustos 2012 tarih 193243 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile 0,53 Krş bedel karşılığında davacı şirkete devredilmiş olduğu görülmüştür. Devir neticesinde aracın ... plakalı numarasını aldığı ve 08/09/2012 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası geçirmesi nedeniyle hasara uğradığı görülmüştür. Bu hususlar tarafların kabulündedir.
Aracın hasarının tespiti için davacı tarafından Balıkesir 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş / Esas sayılı dosyasında tespit yaptırtarak rapor alınmış, alınan 05/11/2012 tarihli rapora göre; aracın pert olduğu, ikinci el piyasa değerinin 84.000,00 TL olduğu, hurda değerinin ise 10.000,00 TL olduğu belirlenmiştir.
Davacı ... primlerini ödediğini iddia etmiş bu konuda belge sunamadığı gibi ticari defterlerinde de herhangi bir kayda rastlanılmamıştır. Ancak sigorta poliçesinde sigorta ettiren olarak görünen Yapı Kredi Finansal ...'nun defter kayıtlarında da olmadığı,kaldıki finansal kiralama sözleşmesinde de sigorta primlerinin kiralayan davacı tarafından yatırılacağının kararlaştırıldığı ve ... sigorta acentesi tarafından davacı şirket yetkilisine verilen belge doğrultusunda sigorta primlerinin davacı şirket yetkilisi tarafından ödendiği kabul edilmiştir.
Bir önceki sigorta şirketi olan Groupama Sigorta şirketi tarafından yapılan poliçede sigorta ettiren olarak dava finansal kiralama şirketinin yazılı olması gerekse prim ödemelerinin davacı tarafından yapılmış olması nedeniyle sigortalı aracın finansal kiralama konusu olduğunu bildiği kabul edilmiştir.
Herne kadar sigorta poliçesinde sigorta ettiren kısmında finansal kiralama şirketinin ismi yazılıysa da, primi ödeyenin davacı olduğu ve finansal kiralama işrketi kayıtlarında sigorta poliçesine ilişkin kayıt ve ödeme bulunmadığından sigorta poliçesinin davacı tarafından yapıldığının kabulü gerekmiştir.
Sigortalı aracın hasara uğradığı ihbarı davacı tarafça 19/09/2012 ve 21/09/2012 tarihlerinde yapılmıştır.
Davalı ... şirketi sigortalı aracın davacıya satıldığından hasarın ilk ihbar tarihi olan 19/09/2012 tarihinde öğrenmiştir.
Davalı tarafından dosyaya sunulan zeyilname 29/08/2012 tarihli olarak düzenlenmiş ise de; zeyilname karşı tarafın imzasını taşımadığı gibi,davacıya veya finansal kiralama şirketine tebliğ edilmediğinden ve sistemdeki kaydının 29/03/2103 tarihli olması ve tek taraflı herzaman düzenlenmesi mümkün olan bir belge olması nedeniyle davalının kazadan önce zeyilname düzenlendiği savunmasına itibar edilmemiştir.
Ayrıca davalı taraf sigorta sözleşmesini feshettiklerini ve bunu karşı tarafa tebliğ ettiklerini ispatlayamamıştır.
Dava konusu sigorta poliçesinde araç mülkiyetinin finansal kiralama nedeniyle kiracıya geçmesi halinde hasarsızlık indirim hakkının korunarak devam edeceği kararlaştırıldığından davalı ... şirketinin sigorta ettirenin değişmesi nedeniyle prim kaybından da söz edilemez.
Neticeten; 2006 yılından kaza tarihine kadar davacı şirket tarafından finansal kiralama yoluyla kullanılan ve finansal kiralama sözleşmesi uyarınca 15/08/2012 tarihinde mülkiyeti davacıya devredilen ve devir tarihinden bir ay geçmeden kazaya uğrayan sigortalı aracın kullanma menfaatinin davacıya ait olduğu ve mülkiyeti değişse bile menfaat değişikliği bulunmadığından davalı ... şirketinin bilirkişi raporuyla belirlenen hasar miktarından sorumluluğuna karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan gerekçe ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸E-imzalıdır. ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/718, K. 2018/230, 19 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama