KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1157
- Karar No
- 2018/1176
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2018
- Esas no
- 2016
- Karar no
- 2018
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/09/2016
- Kararın yazıldığı tarih
- 25/09/2018
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında evvelce yapılan ticari faaliyetlerden dolayı alacakları bulunduğunu, davalı yana borcunu ödemesi için mehtelif kez şifai olarak görüşülme neticesinde borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklı olduğunu, müvekkilinin alacağının ödenmesini beklerken tam tersi bir tavırla bir de borçlu olduğu iddiası ile davacı tarafın icra takibi başlattığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
İcra dosyası, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 26.297,81-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş taraflarca ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Alınan 05/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davalının işletme defteri tutmakta olduğunu BA-BS mükellefi olmadığını, davacının incelemey 2015, 2016 ve 2017 yılarına ait defterlerini ibraz ettiğini, davacının bu yıllarda e-defter mükellefi olduğunu, defterlerini USB içerisinde ibraz ettiğini, yevmiye ve kebirlerin e-defter beratlarını da incelemeye ibraz ettiğini, defterlerin birbirleri ile uyumlu tututlmuş tek düzen hesap planına uygun işlendiğini, sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davalı işletme defteri mükellefi olduğunu, incelemey 2015 yılına ait işletme defterini ibraz ettiğini,
defterin açılış tasdikinin yasal süresi içinde yaptırıldığını, işletme defterinin 6102 sayılı TTK'na göre ticari defter vasfında olmayıp kapanış tasdikine tabi olmadığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını ancak ticari bir ilişkinin olduğunu, davacı ticari defterlerindeki kayıtlara göre davalının davacıya 26.297,81-TL borçlu göründüğünü, davalının işletme defteri incelendiğinde davacıya kesilen tüm faturaların davalının işletme defterinde de yer aldığının görüldüğünü,
yani davalının davacıya kesmiş olduğu faturaların davacıya ulaştığı ve davalınındavacı defterindeki faturalardan başka davacıya fatura kesmediği mal teslim etmediğinin görülmediğini, davacının defterlerinin bilanço esasına göre tutulan defter olduğu için bunların defterlerde yer almak zorunda olduğunu, davalı vekilinni ifadesinin bu yönde olduğunu, faturanın irsaliyeli fatura olup altında davalının çalışanı olduğu ifade edilen ...'ın isim ve imzasının bulunduğunu, ...'ın önceki tarihlerde davacı tarafından verilen çeklerin tahsilatına ilişkin makbuzlarda da isim ve imzasının bulunduğunu,
davalı vekilini bu malın iade olmayıp paketlenmek üzere geri geldiğini ve paketleme firması tarafından istenilen paketlemenin yapılarak davacıya geri teslim edildiğini ifade ettiğini, davalının bu iddiasını ispatlamakla mükellef olduğunu, davacı defterlerindeki kayıtlara göre davalının davacıya 26.297,81-TL borçlu olduğunu, davalının temerrüde düşürülmediği için takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, tarafların tacir olup davanın kabulü halinde reeskont avans faizi hesaplanması gerektiğini bildirmiştir.
Mahkememizce davalı vekiline yemin metni sunması için süre verilmiş, davalı tarafından "davaya konu malları, davalı tarafa paketlenmek için verilmiş olup, paketlenme sonrası malların tekrar davacı şirketimiz tarafından alınmadığına yemin ederim" şeklinde yemin beyanında bulunmuş, davacı tarafça yemin betninde belirtilen malların davacıya paketlenmek için verilmediğini, ayrıca paketleme söz konusu olmadığından malların tekrar iade alınmadığı bildirilmiştir.
Davalı vekilinin yemin metni sunmuş olduğundan mahkememizce yemine karşı beyanda bulunmak üzere davacı şirketin yetkilileri ....... ve ........................'ın dinlenilmesine karar verilmiştir.
Davacı şirket yetkilisi ... beyanında; "ben davacı şirketin yönetim kurulu başkan yardımcısıyım, şirkette de fiili olarak görev yapıyorum, biz davalı taraftan hurma aldık, daha sonra hurmada problem çıktığı için davalı ile görüşme yapıldı, ilgili arkadaşlar gerekli görüşmeleri yaptı, belli bir mutabakattan sonra ürünler karşı tarafa iade edildi, bu hususta yemin ediyorum, dava konusu mallar yetkilisi olduğum şirkete davalı tarafından gönderilmiş ise bunun şirketimiz kayıtlarında bulunması gerekmektedir."
Davacı şirket yetkilisi ... beyanında; "ben ... Tekstil Gıda Tur.İth.İhr. San. Tic. A.Ş. İsimli firmanın yönetim kurulu üyesiyim, dava konusu mallar bozuk çıktığı için davalıya iade ettik, bu malları tekrar onlardan geri almadığımıza yemin ediyorum, daha sonra davalıdan alacağımızı tahsil edemedik." şeklinde yemin beyanında bulunmuşlardır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında hurma ticareti yapıldığı, davalının davacıya hurma sattığı, davacının ise 15/11/2015 tarih 26.301,47-TL bedelli iade faturası ile hurmaları davalıya iade ettiği, irsaliyeli iade faturasının davalı çalışanı ... tarafından teslim alındığı, bilirkişi raporuna göre ...'ın önceki tarihlerde davacı tarafından verilen çeklerin tahsilatına ilişkin makbuzlarda isim ve imzasının olduğu,
davalının ise kendilerine geri gönderilen hurmanın paketlenmek üzere davacı tarafından gönderildiğini daha sonra paketlenen hurmaların davacı tarafça alındığını iddia ettiği, davacı tarafından bu iddiaların kabul edilmediği, davalı tarafın yemin teklifinde bulunduğu, davacı şirket yetkilisi tarafından "malların bozuk çıktığı, davalıya iade edildiği ve bu malların davalıdan geri alınmadığına" ilişkin yemin ettiği, davalı tarafından malların davacıya geri verildiği hususunun ispat edilemediği anlaşılmakla sübut bulan davanın kabulu ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu,
davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1157, K. 2018/1176, 25 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama