KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2018
- T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/235 Esas - 2018/197
- Esas no
- 2016/235 Esas
- Karar no
- 2018/197
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ... A.Ş.
- Vekili
- Av.....- Hacıilyas Mah. 5.Er Sk. No:3 Kardeşler İş Hanı K:1 D:4 Osmangazi/ BURSA
- Davalı
- ... - ÖZLÜCE PARK ECZANESİ - T.C.N.... - Sırameşeler Mah. 12. Eren Sk. N:11A Osmangazi/BURSA
- Vekili
- Av. ... - Kırcaali Mh. 11.Cami Sk.No:7 Akçay İş Merkezi K:3 D:16 16010 Osmangazi/ BURSA
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/02/2016
- Karar yazım tarihi
- 08/03/2018
Karar Metni
1.380 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı dava dilekçesinde özetle: Müvekkili bankanın Özlüce şuesi tarafnıdan genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı ...- Özlüce Park Eczanesi adına kredi tesis edildiğini ve kullandırıldığını, söz konusu kredilerin sorunlu hale geldiğini ve Beşiktaş 1. Noterliğinin 03/09/2015 tarih ve 47242 ve yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredilerin kapatıldığını, ihtarname tarihi itibariyle kredi borçlusu tarafından kullanılan kredilerden dolayı toplam 39.111,29 TL banka alacağının bulunduğunu, kredi borcuna ödeme yapılmaması üzerine Bursa 16. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı 23/10/2015 tarihinde 35.903,22 TL asıl alacak,
2.999,22 TL kat tarihine kadar işlemiş faiz, 1.617,59 TL işlemiş temerrüt faizi, 158,21 TL masraf ve vergiler olmak üzere toplam 40.768,24 TL takip miktarı ile davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını ve davalı sunduğu 09/12/2015 tarihli itiraz dilekçesi ile söz konusu icra takibini durdurduğunu, davalının itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili banka özlüce şubesi nezdinde davalı ...- Özlüce Park Eczanesi adına 19/12/2013 tarihli ve 150.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davalının bu kredi sözleşmesine imza attığını,
bu sebeple davalı tarafın ödeme emrinde belirtilen sair faizleri ile birlikte borcun tamamına itirazının varit olmadığını, bu nedenlerle davalının Bursa 16. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi sunarak, 35.903,22 TL olan alacağı, 2.999,22 TL işlemiş akdi faiz, 1083,41 TL temerrüt faizi, 158,21 TL masraf ve vergiler olmak üzere 40.144,06 TL' ye çıkardığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın usul yönünden sakat olduğunu, bu davaya bakmakta görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, takibin kötü niyetli olduğunu, uygulanan faiz miktarlarının fahiş ve hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazılı beyanlar, kredi sözleşmesi, kat ihtarı ve eki belgeler, Bursa 16. İcra Müdürlüğünün 2015/... sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Davacı tarafından kredi alacağına dayalı olarak 23/10/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 02/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş davalı tarafından yasal süre içinde 09/12/2015 tarihinde borca itiraz etmiştir.
Davacı tarafından sunulan tüm deliller toplanmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden , konusunda uzman bankacı bilirkişi eşliğinde davacı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 22/08/2017 tarihli bilirkişi raporunda: Davacı bankanın 23/10/2015 takip tarihi itibariyle 35.753,25 TL kredi asıl alacağı, 2.999,22 TL işlemiş akdi faiz, 158,21 TL masraf ve vergiler, 1083,41 TL işlemiş temerrüt faizi ve 39.994,09 TL toplam alacağın tamamen tahsil tarihine kadar belirtilen krediler için hesap tablosundaki belirtilen oranlarda işleyecek temerrüt faizleri, faizlerin gider vergisi tahsili gerektiği mütalaa edilmiştir.
Düzenlenen bilirkişi raporu kapsam ve nitelik itibarıyla hüküm vermeye yeterli görülmüştür.
Davalı tarafından görev itirazı yönünden dosya değerlendirildiğinde,
Dava, bankacılık işlemleri sözleşmesi ve buna istinaden açılan kredili mevduat hesabından kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2.maddesinde kanunun kapsamı. “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Aynı kanunun “tanımlar” başlıklı 3/ı) bendinde sağlayıcı;" Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi," 3/k bendinde tüketici.
"Ticari ya da mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi," 3/l bendinde ise tüketici işlemi.
“Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
Ayrıca, 6502 sayılı kanunun 73. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz.
Somut olayda, davalı her ne kadar bankacılık işlemleri sözleşmesinin bireysel mahiyette olduğunu ileri sürerek görev itirazında bulunmuş ise de dosyada mevcut sözleşmede davalı tarafın Özlüce Park Eczanesi olduğu, sözleşmede uygulanan faiz oranları, ödeme planında ticari finans teminatı olduğunun belirtilmesi ile sözleşmenin bireysel (Tüketici) kredisi mahiyetinde olmayıp, ticari nitelikte olduğu, ayrıca dosya içinde mevcut kredili mevduat hesabı ekstrelerine göre de, hesabın davalının mesleki ve ticari faaliyeti ile ilgili bulunduğu,
dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkinin gerek sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı kanun, gerekse dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden davanın bankacılık işleminden kaynaklanan alacak kapsamında ticari dava olduğundan görev itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyadaki kanıt ve belgelere, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı banka ile davalı arasında 19/12/2013 tarihinde imzalanan 150.000 TL limitli genel kredi sözleşmesine istinaden davacı banka tarafından davalıya 52.000 TL ticari finans teminatı kredisi kullandırdığı, bu kredinin 19/01/2015 tarihinde 13. Taksidinin 1.789,64 TL ödendiği, bu tarihten sonra taksit ödemesi yapılmadığı ve kalan alacağın 35.753,25 TL olduğu,
davalıya kat ihtarının 16/09/2015 tarihinde tebliğ edildiği ve verilen 1 günlük süre içinde ödenmediğinden 18/09/2015 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü anlaşılmakla icra takip tarihi itibariyle kullandırılan kredi sözleşmesinden dolayı, davalı yönünden 35.753,25 TL asıl alacak, 2999,22 TL işlemiş akdi faiz, 158 TL masraf ve vergiler, 1083,41 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 39.994,09 TL üzerinden ve asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren işletilecek 27,6 temerrüt faizi,
temerrüt faizi ve faizin BSMV si ile davalının davacı bankaya borçlu bulunduğu ve takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 39.994,09 TL yönünden talep kabul edilmiş, ayrıca davacı bankaca uygulanan faiz oranlarının sözleşme ve mevzuata uygun olduğu anlaşılmıştır.
Takip tarihi itibarıyla alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmolunmuştur. Açıklanan gerekçe ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Katip .... · ¸e-imzalıdır. Hakim ..... · ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. · Aslının aynı olduğu tasdik olunur. · Katip .. · ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/235, K. 2018/197, 13 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama