KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/485
- Karar No
- 2018/291
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2018
- Esas no
- 2016/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ..
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/04/2016
- Karar yazım tarihi
- 05/03/2018
Karar Metni
1.067 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket tarafından, müvekkili aleyhine 4.572,00.-TL asıl alacak bedelli İcra takibi başlatıldığını, süresi içerisinde itiraz edilememesi neticesinde (böyle bir borç olmamasına rağmen) takibin kesinleştiğini; borcun dayanağı ticari defterleri faturalar gereği alacak talebi olarak belirtilmiş ise de taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan böyle bir borcun bulunmadığını, alacak talebinin müvekkili şirketçe kabul edilmeyerek iade edilen bir adet kur farkı faturasından kaynaklanmış olmasının muhtemel olduğunu; belirterek,
müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinde, icra veznesine yatırılan borcun işbu dava neticelenene kadar alacaklıya ödenmemesi hususunda İİK 72.madde hükümleri gereği ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkili şirketin davalı şirkete borcu olmadığının tespitine, anılan takibin iptaline, takip miktarının % 20 sinden az olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya kestiği faturaların döviz faturaları olduğunu; bu nedenle kur farkı alacağının doğduğunu; neticesinde takip başlatıldığını; alacağın likit olduğunu belirterek; davanın reddine; asıl alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı alacaklı tarafından kur farkı faturasına dayalı olarak 15/03/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 17/03/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde itirazda bulunulmadığından takip kesinleşmiştir. Dava konusu kur farkı faturasına ilişkin tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve tarafların ticari defterleri talep edilerek dosya bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişinin 27/11/2017 havale tarihli raporunda " Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; her iki taraf defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırılmış olduğu: defter kayıtlarının birbirleri ile istikrarlı olduğu ve kayıt nizamına uygun tutulduğu, delil niteliğinin mahkememiz takdiri olduğu, taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı ve mal teslimleri konusunda anlaşmazlık olmadığı; davalı tarafından davacı taraf adına kesilen 30.09.2015 tarihli ............... nolu, 4.773,00 TL lik kur farkı faturası dışında diğer tüm faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu,
takibe konu edilen kur farkı faturasının, davalı tarafça davacı adına düzenlenmiş olduğu, ancak davacı taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı.
Kur farkı faturasının düzenlenebilmesi için, kur farkının doğması gerekeceği; kur farkının doğabilmesi için ise evvelce döviz cinsinden fatura düzenlenmiş olması gerekeceği; huzurdaki davada dosyaya örnekleri sunulu faturaların tamamının türk lirası ile düzenlenmiş olduğu, hiçbir faturanın döviz faturası olmadığı, faturanın üzerine döviz miktarının ve kurun yazılmış olmasının o faturayı döviz faturası yapmayacağı, döviz faturası olabilmesi için faturanın döviz cinsinden düzenlenmiş olması yani bedelinin döviz cinsinden yazılmış olması gerekeceği;
daha anlaşılır şekli ile birim fiyatın ve toplam tutarın döviz cinsinden yazılmış olması gerekeceği, ancak sözkonusu faturada birim fiyat ve toplam tutarın TL cinsinden yazılmış olduğu; düzenlenmiş olması yani bedelinin döviz cinsinden yazılmış olması gerekeceği, daha anlaşılır şekli ile birim fiyatın ve toplam tutarın döviz cinsinden yazılmış olması gerekeceği, ancak söz konusu faturada birim fiyat ve toplam tutarın TL cinsinden yazılmış olduğu, evvelce düzenlenen döviz faturası sözkonusu olmadığından, kur farkının doğamayacağı ve kur farkı faturası düzenlenemeyeceği;
taraflar arasında kur farkı uygulanacağına ilişkin sözleşme yapıldığına dair bir belgenin dosya içeriğinde mevcut olmadığı sonuç ve kaanatine varıldığı" mütalaa etmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı ile davalı arasında mal alım satıma ilişkin faturaların düzenlendiği davacı ve davalının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterlerin kesin delil olduğu, taraflar arasında mal alım satımına dair sözleşme olmadığı gibi dava konusu kur farkının ödenmesine dair de bir sözleşme yapılmadığı sabittir.
Uyuşmazlık, davalı tarafından düzenlenen faturaların döviz faturası olup olmadığı ve kur farkının ödenmesi konusunda taraflar arasında teamülün oluşup oluşmadığı noktasındadır.
Dolayısıyla davalı tarafından satım konusu mallara ilişkin düzenlenen faturaların TL cinsinden olduğu, yabancı paranın TL karşılığı olduğuna dair bir kayıt olmadığı gibi ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde kur farkı uygulamasına dair teamülün oluşmadığının ve düzenlenen kur farkı faturasına dayanak döviz faturasının olmadığının tespit edildiği ve bu bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli gerekçeli ve denetime açık olduğundan itibar edilerek davalı tarafından döviz faturası düzenlendiği ve kur farkı alacağının yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediğinden davanın kabulune ,
davacının kötü niyet tazminatının davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat edilemediğinden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/485, K. 2018/291, 27 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama