KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2019
- T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/82 Esas - 2019/885
- Esas no
- 2016/82
- Karar no
- 2019/885
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... (TC No:..)-Haceloğlu Mah. Atatürk Bulvarı No:46 İç Kapı No:3 Osmaneli/ BİLECİK
- Vekili
- Av. .... - Demirtaşpaşa Mah. Gazcılar Cd. 2. Kocayunus Sk. No:19/15 Osmangazi/ BURSA
- Davalı
- T.VAKIFLAR BANKASI T.A.O. - Vakıflar Bankası İşhanı K:2 Heykel Osmangazi Bursa Merkez/ BURSA
- Vekili
- Av.... - Atatürk Caddesi Vakıflar Bankası İşhanı K:2 Osmangazi/ BURSA
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 21/01/2016
- Karar yazım tarihi
- 21/06/2019
Karar Metni
1.822 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkili ...'in borçlu ... ile T.Vakıflar Bankası T.A.O.Bilecik Şubesi arasında akdolunan Kredi Genel Sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını ve müvekkilinin maliki bulunduğu Bilecik İli, Osmaneli İlçesi, Haceloğlu Mah. 371 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki mesken niteliğinde 1 ve 4 nolu bağımsız bölümler üzerine borçlu ...'ın borçlarına teminat olarak T.Vakıflar Bankası T.A.O.lehine ipotek tesis edildiğini ve alacaklı banka tarafından müvekkili davacı hakkında Bursa 6.İcra Müd.'nün 2015/... esas sayııl dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini,
müvekkilinin ipotek ve kefalet sözleşmelerinin düzenlenmesi sırasında asıl borçlunun kendisini çok aceleye getirmesi nedeniyle yapılan işlemlerin tam olarak ne olduğunu anlayamadığını, daha sonra yapmış olduğu araştırmalar sonucunda yasal şartları taşımayan kefalet sözleşmesinin ve ipotek sözleşmesinin geçerli olmadığını tespit ettiğini, öte yandan eşin rızası alınmış olsaydı dahi takibe konu edilen alacağın müvekkilinin kefil olduğu tarihten önceye mi sonraya mı ait olduğu belli olmadığından,
müvekkili davacının takip konusu alacaktan dolayı davalı bankaya borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, çünkü kefalet tarihi olan 05/09/2013 tarihinden önceki borçların miktarının sözleşmede açık ve net olarak yazılmadığından ve hangi sözleşmeye atıfta bulunulduğu belirgin olmadığından müvekkili ...'in sözleşme tarihi olan 05/09/2013 tarihi öncesindeki borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,
bu itibarla hesap kat ihtarında gösterilen önceki borçlara istinaden başlatılan icra takibinde kefalet akdine dayanılamayacağını ve kefalet akdinden dayanağını alan ipotek sözleşmesi uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesinin istenemeyeceğini, geçerli bir kefalet akdi olmaması sebebiyle borçlu bulunmayan müvekkili hakkındaki takibin iptalinin gerektiğini,
ipotek sözleşmesinin ise müvekkili davacının eşi ...'in ipotek işlemin konu 371 ada 11 parselde zemin kat 1 nolu ve bodrum kat 4 nolu bağımsız bölüm olan mesken niteliğindeki taşınmazların banka lehine ipotek edilmesine muvafakat ettiğine dair belgedeki imzanın eşe ait olmaması sebebiyle ayrıca rızanın hangi tarihte verildiği de belli olmadığından,
yani en geç sözleşme tarihinde verilmiş olup olmadığı tespit edilemediğinden geçerli olmadığını, işbu belgeyşe dayalı olarak kefalet akdinin batıl olduğundan ipotek tesisinin de hukuka aykırı olduğunu, bu itibarla müvekkili davacının davalı bankaya borcu bulunmadığını beyanla, davacının imzalamış olduğu kefalet sözleşmesi ve ipotek akdi geçerli bulunmadığından, bu ipoteğe istinaden yürütülen Bursa 6.İcra Müd'nün 2015/... esas sayılı ipotek takibinden dolayı müvekkili davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini;
bu icra takibinde başlatılmış olan satış işlemlerinin ve satışın durdurulması hususunda teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dayanaktan yoksun olan takibin iptaline karar verilmesini; yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin alacaklı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacı tarafından Bursa 3.İcra Hukuk Mah.'nin 2015/982 esas sayılı dosyasıyla açılan ve halen görülmekte olan dava olduğunu, işbu davanın derdest olup öncelikle dava şarlarının bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının kredi sözleşmesindeki yazı ve imzaları eli ürünü olduğu gibi eşinin muvafakat belgesindeki yazı ve imzalarının da kendi eli ürünü olduğunu, davacının iddialarının haksızlığı, icra dosyasına da sunulan belgelerdeki yazı ve imzalardan da açıkça görüleceğini,
yine icra dosyasında mevcut olup davacıya gönderilen Bursa 2.Noterliğinin 15/12/2014 tarih ve 09786 nolu ihtarnamesi, tebellüğ şerhinde de görüleceği üzere davacı ...'e 16/12/2014 tarihine bizzat kendisine tebliğ edilmiş olup, davacının ihtarnameye e ihtarnamede yer alan hesap özetine itirazda bulunduğunu, borcu kabul etmiş bulunduğunu beyanla, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri, Bursa 6. İcra Müdürlüğünün 2015/... sayılı icra takip dosyası, kredi sözleşmeleri., ipotek akitleri, kriminoşojik imza inceleme raporları, kat ihtarı, kredi hesap ekstreleri, somut olaya ilişkin yasal mevzuat hükümleri, ticari defterler, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, davalı banka tarafından Bursa 6.İcra Müd.'nün 2015/... esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılan icra takibinde davacı ipotek veren ...'in borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Belge asılları ve imza örnekleri toplanmış olmakla davaya konu 05/09/2013 tarihli kredi sözleşmesine ilişkin ipoteğe konu eş rıza muvafakatnamesi üzerindeki imzanın ...'e ait olup olmadığı hususunda imza incelemesinin yapılabilmesi için dosyanın ATK Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesine gönderilerek düzenlenen adli tıp raporunda sonuç olarak: "İnceleme konusu belgede ...'e atfen atılı basit tersimli imza ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olmadığı" kanaat ve görüşü açıklanmıştır.
Mahkememizin 05/02/2019 tarihli celsesinde "Dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi edilerek, davacı banka kayıtları üzerinde gerektiğinde bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle dava konusu olan Bursa 6.İcra Müd.7nün 2015/... esas sayılı dosyasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte davalı bulunan bankanın alacağın miktarı konusunda ipotek de değerlendirilerek rapor düzenlenmesinin istenilmesine" karar verildiğinden,
verilen karar doğrultusunda bankacı bilirkişiden bu doğrultuda aldırılan raporda sonuç olarak:Davacı ...'in dava dışı asıl borçlu (müteveffa) ... ile davalı Vakıfbank arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğunu, ancak kredi sözleşmesinde kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartarınan olan "Eş Rızası" beyanını yer almadığını ve sözleşme dışı bir "Eş Rızası" belgesi de alacaklı banka tarafından dava dosyasına sunulamadığını, bu durumda kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını, taraflar arasında tartışma konusu olmaması gerektiğini,
somut olayda tartışma konusu olan hususun ipotek akdinin geçerli olup olmadığı hususu olduğunu, davacının maliki olduğu 2 adet mesken toplam 220.000,00 TL.bedelle "asıl borçlu ...'a açılmış ve açılacak kredilere teminat olarak" Davalı T.Vakıflar Bankası'na ipotek edildiğini, dava dosyasında davacının eşi ... adına düzenlenmiş bir "Eş İzni"belgesi bulunduğunu, davacının söz konusu belgedeki imzanın eşine ait olmadığını ve bu nedenle ipotek akdinin geçerli olamayacağını, dolayısıyla davalı banka tarafından başlatılan ipotekli takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitinin gerektiğini,
imza ile ilgili olarak yaptırılan imza inceleme raporlarında konuya tam olarak açıklık getirmiş olmadığını, ilk raporda "imzanın ... eli ürünü olmadığı" kanaatine varıldığını, adli tıp kurumu tarafında verilen ikinci raporda ise "kuvvetle muhtemel ..."in eli ürünü olmadığı" tespitinin yapılmış bulunduğunu, Mahkememizce davacı ...'in asıl borçlunun borcundan "ipotek veren" olarak sorumluluğunun kabulü halinde geçerli olduğunu, taraflar arasında tartışma konusu olan "Eş İzni" belgesindeki imzanın davacının eşine ait olmadığının kesin olarak tespiti halinde,
davacı borçtan ipotek veren sıfatıyla sorumlu olmayacağının izahtan vareste olduğu,takip tarihi itibari ile saptanan borç tutarının 30.012,27 TL.asıl alacak, 21.593,06 TLfaiz, 1.083,46 TL.%5 BSMV, 348,42 TL.ihtar masrafı olmak üzere toplam 53.037,72 TL.'nın davacı borçlu ...'in sorumluluğuna karar verilirse takibin, yukarıdaki borç tutarı üzerinden devamı gerektiği, toplam borç tutarının dava ve takip masrafları, vekalet ücreti ve asıl alacak tutarına takip tarihinden ödeninceye kadar işletilecek %39 oranından faizi,
faizin %5 BSMV'si ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek ve kısmi geri ödemelerin TBK'nun 100.maddesi uyarınca önce faiz ve masraflardan düşümü sağlanmak suretiyle tahsilinin gerekeceği kanaat ve görüşü açıklanmıştır.
Davacı tarafından Bursa 6. İcra Müdürlüğünün 2015/... sayılı icra takip dosyasına konu Bilecik İli, Osmaneli İlçesi, Haceloğlu Mah. 371 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki mesken niteliğinde 1 ve 4 nolu bağımsız bölümler üzerine borçlu ...'ın borçlarına teminat olarak T.Vakıflar Bankası T.A.O.lehine ipotek tesis edildiğini, bu sırada eşi tarafından rıza verilmediğini belgedeki imzanın eşin ait olup olmadığını ileri sürülmekle uyuşmazlık noktası, dava konusu ipotek sözleşmesinde eş rızasının aranıp aranmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davacı tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 603. Maddesi uyarınca 584. Maddesi uyarınca kefalet sözleşmelerinde öngörülen eş rızasının aranması gerektiğini dava dilekçesinde belirtmiştir.
TBK 'nun 603. Maddesinde kefalet benzeri kişisel güvence verilmesine ilişkin başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere kefalet hükümleri uygulanacağı belirtilmiş olup, dava konusu ipotek tesisi ise ayni bir güvence olduğundan TBK'nun 603. Maddesinin mevcut uyuşmazlıkta uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/312 E., 2018/6077 Karar sayılı Kararı, 2019/158 Esas ve 2019/1451 Karar sayılı Kararları, İstanbul Bam 19. Hukuk Dairesinin 2017/2324 Esas ve 2018/1905 Karar sayılı Kararı ve yerleşik içtihatlarda bu yöndedir.
Bu durumda ipotek sözleşmelerinde kefalet sözleşmelerine uygulanan eş rızasının kıyasen uygulanmayacağı gibi ancak 4721 SAYILI Türk Medeni Kanunun 194.
Maddesindeki düzenleme uyarınca ipotek edilen taşınmazın aile konutu olması halinde eşin rızasının alınması öngörüldüğü dosya kapsamında davacının taşınmazların aile konutu olduğuna yönelik bir iddiası bulunmadığı gibi davacı asil ...' in 05/02/2019 tarihli duruşmadaki beyanında ifade edildiği üzere ipoteğe konu dairelerin bulunduğu apartmanda üç adet dairenin olduğunu daha önce ipoteğe konu dairelerde oturduğunu ancak sonra 3. Katta eşi ile birlikte yaşadığını beyan ettiğinden dairelerin aile konutu olmadığından eş rızasının aranması ve muvafakat belgesinin de geçerli olup olmasının etkisi olmadığından davacının ipoteğin geçersizliğine
yönelik iddiasına itibar edilmemiştir.
Diğer yandan davacı tarafından ipoteğe konu alacak miktarlarına itiraz ettiğinden davalı bankanın alacak miktarının tespiti yönünden bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 22/04/2019 tarihli raporun gerekçeli denetime açık ve olaya uygun olduğundan itibar edilerek , davacı bankanın 30.012,27 TL.asıl alacak, 21.593,06 TLfaiz, 1.083,46 TL.%5 BSMV, 348,42 TL.ihtar masrafı olmak üzere toplam 53.037,72 TL.'nın alacağının olduğundan takipte talep edilen 33.570 TL asıl alacak , 31.035,03 TL işlemiş faiz, 535,62 TL ihtar masrafı, 1551,75 TL alacaklardan mahsup edilerek 3.558,62 TL.asıl alacak, 8.524,21 TL.işlemiş faiz,
422,04 TL.BSMV borçlu olmadığının tespitine, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin ihtiyati tedbir kararı uygulanarak davalı alacaklının alacağına kavuşmasının engellenmediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. · Aslının aynı olduğu tasdik olunur. · Katip ... · ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/82, K. 2019/885, 23 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama