KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1363
- Karar No
- 2018/753
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2018
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/11/2017
- Kararın yazıldığı tarih
- 01/06/2018
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket yetkilisinin galeride satmak üzere araç satın aldığını ve müvekkiline teslim ettiğini, müvekkili teslim sırasında herhangi bir ayıp tespit edemediğini, fakat satış gerkçekleştikten 2 saat sonra aracın motorunda arızalanma olduğunu, müvekkilinin davalıya durumun ihbar edildiğini, davalı tarafından herhangi bir adım atılmadığını, müvekkili şirketin iyi niyetli davranarak tacir sıfatına sahip davalının borcunu ödeyeceğine inanarak davalıyla görüştüğünü, ihtar çektiğini, herhangi bir sonuç alınmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu araçtaki hasarın davalının kullanımından kaynaklandığını, davalıya araç satılırken tüm muayenelerinin yapıldığını araçta herhangi bir ayıp olmadığının tespit edildiğini, davacının açtığı davanın haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
İcra dosyası, fatura, banka dekontları, ihtarname, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 43.650,01-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer Kanun'larda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır.
Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia, fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
Davalı tarafından davacıya satılan aracın dava dilekçesi ekinde sunulan satış sözleşmesindende anlaşılacağı üzere hususi olduğu, yani ticari olmadığı, BTSO'dan gelen yazı cevabına göre davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Her nekadar vergi dairesinden gelen yazıda davalının kumaş ticareti işi ile uğraştığı yazıyor isede uyuşmazlığın bu işi ile ilgili olmadığı, ayrıca davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmakla davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1363, K. 2018/753, 31 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama