KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2019
- Esas no
- 2017/1402 Esas
- Karar no
- 2019/900
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... (T.C.NO:...) ...
- Vekili
- Av. ... - Kıbrıs Şehitleri Cad. Evkur Akif İşhanı No:26 K:3 D:13 Osmangazi / Bursa Osmangazi/ BURSA
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. .. - Turkuaz Mah. 4318 Cad. Ak 17/15 Etimesgut ... Etimesgut/ ANKARA
- Dava
- İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/11/2017
- Kararın yazıldığı tarih
- 28/06/2019
Karar Metni
1.068 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı aleyhine müvekkiline olan borcundan dolayı icra takibi başlatıldığını, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazında alacaklı müvekkile borcu bulunmadığından bahisle de asıl alacağa ve faize itirazda bulunduğunu, ancak davalının itirazının haksız olduğunu, davalıya icra dosyasındaki alacağın dayanağı olarak gösterilen fatura tebliğ edildiğini, fatura bedelinin de uhdesinde bulunmadığını, bu nedenle borca itirazının yersiz olduğunu, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
KANITLAR
İcra dosyası, fatura, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 16. İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasında, 11.636,08-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır.
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için dosya bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için bağlı bulunduğu Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosya bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce alınan 18/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2016 yılı defterlerinin kapanış tasdiklerinin kanunun belirlemiş olduu yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğu, 2017 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdik sürelerinin gelmemiş olması nedeniyle yaptırılmamış olduğu, davacı ile davalıarasında mal alım satımına dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı ticari defter ve kayıtlarında davacının davalıdan 11.350,60-TL alacaklı olarak gözüktüğü, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş bulunan faturaların toplam tutarının 24.624,00-TL kadar olduğu,
davalı kayıtlarında gözüken davalı ödemelerinin toplam tutarının ise 92.744,80-TL kadar olduğu, gelir idaresi tarafından dava dosyasına gönderilen davalı şirkete ait BA-BS formları incelendiğinde davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların toplam KDV dahil toplamtutarının 24.624,00-TL kadar olduğu bu tutarından davacı kayıtlarında gözüken tutar ile uyumlu olduğu, davalı şirkete ait BS formları incelendiğinde ise davalı düzenlenmiş bulunan 1 adet fatura ile 25.599,44-TL kadar fatura bildiriminin yapılmış olduğu bu tutarın davacı kayıtları ile uyumsuz olduğu,
davalının takibe itiraz dilekçesinde belirtilmiş bulunan ve davalının kabul etmediği iddia edilen 18/05/2017 tarihli 11.350,59-TL bedelli faturanın davalı BS formlarında yer almadığı, davalı vekili tarafından takibe itiraz dilekçesi ekinde sunulmuş bulunan faturanın BS bildirimi yapılması gereken tutarlar içerisinde yer almasına rağmen davalı şirket tarafından ilgili vergi diaerisene bildiriminin yapılmamış olduğu,
davacı tarafından kayıtlarda yer alan ödemelerin davalıya yapıldığını sanıtlamak için sunulan banka suretlerini içeren belgelerdeki ödemelere ilişkin dekont asıllarının davacı tarafından dava dosyasına sunulması gerektiği,
davacı kayıtlarında yer alan davalıya yapıldığı iddia edilen vesuretleri davadosyasına sunulan belgelerin asıl örneklerinin dava dosyasına sunulması davalı tarafından da başkaca bir ödeme belgesinin sunulamaması yada davaacı adına düzenlemiş olduğu fakat davalı kayıtlarında yer almayan fatura ile faturaların içeriğini oluşturan malların davacıya tesliminin kanıtlanamaması durumunda davacının davalıdan olan alacağının davacı kayıtlarında yer alan 11.350,60-TL kadar olacağı,
davalı tarafından takibe itiraz dilekçesinde belirtilen faturanın ve faturanın içeriğini oluşturan malların tesliminin kanıtlanması durumunda ise davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmayacağı bildirilmiştir.
Talimat mahkemesince alınan 31/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalının işyerinde yaptığı belge ve defter incelemesi sonucunda davalı kayıtlarında herhangi bir borç ya da alacak bakiyesi olmadığı, dava konusu alacağın 11.350,59-TL tutarında ve 229595 numaralı faturadan kaynaklandığı kanaatine varıldığı, faturanın davalı kayıtlarına göre davacı cari hesabına borç olarak kaydedildiği, ancak davacıya ait ticari kayıt ve belgelerin dosyada bulunmaması nedeniyle davacının ticari kayıtlarına alınıp alınmadığının tespiti bildirilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucunda, taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda alınan raporlara gere davacı ve davalı defterleri arasındaki tek fark, davalı tarafından davacıya kesilen 18.05.2017 tarih 11.350,59 TL'lik faturadır. Davalı bu faturaya konu malları teslim ettiğini kanıtlamak zorundadır. İrsaliyeli faturada teslim edildiğine ilişkin bir delil bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle mahkememizce aldırılan kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulü ile icra takibinin bu miktar üzerinden devamına, davalı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden faiz yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır Davacı gideri ; · 800,00 TL bilirkişi gideri, · 210,50 TL tebligat posta gideri · 1.010,50 TL toplam gider Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. · Aslının aynı olduğu tasdik olunur. · Katip ... · ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1402, K. 2019/900, 28 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama