KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1416
- Karar No
- 2019/503
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2019
Karar Metni
1.374 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/956 Esas
KARAR NO : 2019/504
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan (ticari kredi alacağı))
DAVA TARİHİ: 23/08/2016
KARAR TARİHİ: 08/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
"Müvekkil bankanın müşterisi olan borçlu firma lehine diğer davalı ------------ kefaleti ile krediler kullandırıldığını, ihtarla verilen sürede de borcun ödenmemiş olması sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazları üzerine takibin durduğunu, takip tarihinden sonra 62.309,51 TL tahsilat sağlandığı, söz konusu tahsilatın TBK 100 Md. uyarınca işlemiş faiz ve masraflardan mahsubu kaydıyla, davalıların icra dosyasına vaki itirazlarının.
(1 nolu) davalı firma yönünden 954.978,07 TL nakit alacak tutarından, takipten sonra yapılan 25.676,10 TL tahsilatın takip çıkış rakamından mahsubu ile bakiye 929.301,97 TL nakit alacak üzerinden İptali ile 924.594,63 TL asıl alacağa takipten itibaren yıllık % 36,36 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, (2 nolu) davalı kefil-------- yönünden 955.313,92 TL nakit alacak tutarından, takipten sonra yapılan 25.676,10 TL tahsilatın takip çıkış rakamından mahsubu ile bakiye 924.594,63 TL nakit alacak üzerinden İptali ile 924.594,63 TL asıl alacağa takipten itibaren yıllık % 36,36 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini,
davalı firma yönünden 39.311,44 TL nakit alacağın, takipten sonra yapılan 36.633,41 TL tahsilatın takip çıkış rakamından mahsubu ile bakiye 2.678,03 TL nakit alacak üzerinden iptali ile 37.666,50 TL asıl alacağa takipten yıllık % 30,24 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, takip talebinin c bendinde yer alan 50 adet çek yaprağının garanti bedelinden kaynaklanan alacak için davalı firma ve ----------yönünden 64.500,-TL gayri nakit alacak tutarı üzerinden iptaline ve takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla devamına, davalılar aleyhine % 20 İcra inkâr tazminatına hükmedllmesine,
alacağın dava tarihi itibarıyla tespit edilerek takipten sonra yapılan tahsilatların mahsubuna, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemede açılmadığını, borca karşılık ipotek tesis edildiğinden ilamsız takibe geçilmesinin davanın reddinin gerektirdiğini, müvekkilden süresi belli olmayan genel işlem şartlanna aykırı genel kredi sözleşmesine istinaden istenildiği, ------- şeklen eksik olduğunu, matbu şekilde hazırlatılarak müvekkile imzalatıldığını, sözleşmenin kefalet bölümünü iptali ve ilgili maddeler açısından sonuç doğurmamasını talep ettiklerini, talep edilen faiz oranı ve başlangıç tarihinin yerinde olmadığından davanın reddi, davacının alacağının % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm dilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, davacı banka tarafından ödenmemiş kredi borcu nedeniyle asıl borçlu olan şirket ve kefil hakkında 3 kalem talep üzerinden başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraf teşkili sağlandıktan ve deliller toplandıktan sonra işin esasına girilip gerekli inceleme yapılmıştır.
Davaya konu olan İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürülüğü’nün ------- esas sayılı icra takibi dosyası celp edilerek dosyamız arasına konmuştur.
Davaya konu Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün -------- sayılı takip dosyası incelendiğinde, bankanın iskonto kredisi nedeniyle, ------------ kart nedeniyle ve gayrinakdi çek kredisi nedeniyle 3 ana kalem üzerinden 06/06/2016 tarihinde icra takibine başladığı,09/06/2016 tarihinde ödeme emrinin her iki borçluya da tebliğ edildiği, her iki borçlunun da süresi içinde 13/06/2016 tarihinde borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davacının da süresi içinde 23/08/2016 tarihinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Takibe ve davaya dayanak yapılan kredi sözleşme örneği, kredi kartı kayıtları ve hesabın katına dair ihtarname örnekleri dosyamıza sunulmuştur. Kredi sözleşmesinin 13.2.maddesi münhasır delil anlaşması niteliğinde olup taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda bankanın defter ve kayıtlarının esas alınacağı belirtilmiştir.
Takibe ve davaya dayanak yapılan kredi sözleşme örneği, kredi kartı kayıtları ve hesabın katına dair ihtarname örnekleri dosyamıza sunulmuştur.
Banka ile asıl borçlu ---------- arasında 16/12/2014 tarihli 2.500.000 TL bedelli genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı(borçlu) ------- bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı anlaşılmıştır. Kefil yönünden, icra takibinin de kefalet limitinin altında olduğu anlaşılmıştır. İskonto kredisi kapsamında şirket nakit para kullanmış, -------- kart ile harcama yaparak borçlanmış, bankaca bu borçlar, işlemiş faizleriyle birlikte talep edilmiş, ayrıca çek yapraklarının garanti tutarının depo edilmesi istenmiştir.
Davacı bankanın icra takip tarihi itibari ile kullandırılan kredilerden dolayı davalı borçludan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bankacı bilirkişi 13/03/2018 tarihli kök ve 31/10/2018 tarihli ek raporunda özetle; davacının davalı ----------- firmasından 06.06.2016 takip tarihi itibarıyla Iskonto kredilerinden 898.644,12 TL asıl alacak, 4.538,09 TL işlemiş faiz ve 226,90 TL BSMV olmak üzere toplam 903.409,18 TL, --------- Kart'tan ise 37.666,50 TL asıl alacak, 1.702,66 TL işlemiş faiz alacağı ve 85,13 TL BSMV olmak üzere toplam 39.454,29 TL takip alacağı bulunduğunu, Davacı bankanın davalı kefil --------------------- takip tarihi itibarıyla ıskonto kredilerinden 889.482,47 TL asıl/takip alacağı olduğunu,
davacı bankanın davalı firmadan -------- dava tarihi itibarıyla iskonto kredisinden -------- TL, --------- karttan ise ----------- TL, davalı kefilden ise iskonto kredisinden ---------- TL dava alacağı olduğunu, davacının 06.06.2016 takip tarihi itibarıyla tespit edilen (davalı firma için) Iskonto kredisinden 898.644,12 TL ve (davalı kefil için) iskonto kredisinden 889.482,47 TL olan asıl alacağına tahsile kadar yıllık % 36,36 oranında, davalı firmadan ---------- kart kredisinden olan 37.666,50 TL asıl alacağına ise yıllık % 30,24 oranında temerrüt faizi işletilmesinin mümkün olduğunu,
davacı bankanın davalı firmaya teslim ettiği 50 adet çek yaprağı riski 70.500,-TL'ne karşılık takip talebinde kayıtlı 64.500,-TL'nın davalı firma ve kefilinden depo talebinin mümkün olduğu mütalaa edilmiştir.
Temerrüt faizi, TCMB nin duyurusu kapsamında belirlendiğinden davalıların buna yönelik itiraz nedeni yerinde değildir. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt faizine ilişkin Kanun'un 1. maddesinde: "Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde" denilmek suretiyle bu iki kanuna göre ödenmesi gereken faizler birbirinden ayrılmıştır.
Faize ilişkin olarak mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu 8, 10. maddelerine Borçlar Kanunu'nda bulunmayan, ticari işlere özgü hükümler konulmuş, Türk Ticaret Kanunu 8. maddesinde ticari işlerde faiz miktarında serbesti ilkesi benimsenmiştir.
Dava konusu ticari işte de temerrüt faizine hükmedilirken 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun gerek akdi faize ilişkin 88. maddesi gerekse temerrüt faizine ilişkin 120. maddesi kısıtlamaları prensip olarak uygulanması mümkün değildir. Bu bağlamda mahkemece taraflar arasındaki sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde belirlenen akdi faiz oranı ve temerrüt faizi oranının geçerli olacağı kabul edilerek uygulama yapılması yerindedir. -------------
Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılarak itibar edilmiştir. Takipten sonra ancak davadan önce yapılan ödemeler olup, bilirkişi bunları dikkate almıştır. Kefil yönünden asıl borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kalmasından sonra yapılmış bir ihtar olmadığından, kefile çıkarılan kat ihtarının muhtara yapılmış olmasıyla temerrüdün takiple oluştuğu anlaşılmış, kefil yönünden işlemiş faiz hesabı yapılmamış olması yerinde görülmüştür. Davacı tarafın rapora itirazları yerinde görülmemiş, teknik inceleme içeren kök ve ek bilirkişi raporuna itibar edilerek açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacak likit ve belirli olduğundan takdiren %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1416, K. 2019/503, 8 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama