KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1404
- Karar No
- 2018/890
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2018
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/11/2017
- Karar yazım tarihi
- 27/07/2018
Karar Metni
1.099 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen 14.852,35 TL miktarındaki icra takibinin tamamına itiraz ettiğini, davalı borçlunun müvekkiline olan borcunu ödemediğinden hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun ödeme emrinin tamamına itirazının iptaline karar verilmesini talep ettiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında şirket ilanlarının müvekkili şirkete ait gazetede yayınlanması için anlaşma sağlandığını ve ilanların yayınlandığını, bu ilanlar karşılığında davalının müvekkili şirkete ödemesi gereken miktarın 14.852,35 TL olduğunu,
ancak davalı borçlu tarafından müvekkili şirkete yayın ile ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmadığından davalı borçlu hakkında icra takibine geçildiğini, ilan içeriklerinin de davalı borçlu ile birlikte düzenlemiş olmasına rağmen davalı borçlunun borca haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunarak müvekkili şirket alacağını sürüncemede bıraktığını, borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek,
borçlunun borca, faize, takibe ve takibin tüm ferilerine itirazın iptaline, Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, gazete asılları ve mailler, ticari defterler, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 06/10/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 17/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 28/10/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir.
Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 09/05/2018 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı alacaklı şirket tarafından davalı borçlu şirkete 28/02/2017, 31/03/2017, 07/04/2017 tarihleri olmak üzere 3 adet fatura düzenlendiği, faturaların toplam tutarının 14.852,35 TL olduğu, davacı alacaklı şirket tarafından davalı borçlu şirketten tahsilat yapılmadığı, davacı alacaklı şirketin ticari defter kayıtlarına göre icra takip 06/10/2017 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 14.852,35 TL asıl alacağın gözüktüğü mütalaa edilmiştir.
Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 15/03/2018 tarihli celse de yasal sürenin verildiği ve davalıya usulune uygun tebliğ edildiği ancak davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere. 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır.
Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5.
(6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220.
(HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır.
Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222.
(6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya gazete ilanların yayınlanmasına dair hizmet verdiğini ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220.
Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 09/05/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi davalıya ait ilanların gazetede yayınlandığı ve hizmetin davalıya verildiği anlaşılmakla bedelin ödendiğinin ispat yükünün davalıda olduğu gibi ayrıca davalının ticari defterlerini sunmadığı ve mazerette bildirmediğinden HMK' nın 220.
Maddesine göre davacının beyanları kabul edilerek davanın kabulu ile itirazın iptali ile takibinde devamına davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1404, K. 2018/890, 3 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama