KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1427
- Karar No
- 2019/184
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2019
Karar Metni
1.171 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
Esas No : 2017 Karar No : 2019
Hakim : ... ... Katip : ... ...
Davacı : ... - Vekili : Av. .. Davalı : ... Vekili : Av. . Dava : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Dava Tarihi : 14/11/2017 Karar Tarihi : 04/02/2019 Kararın Yazım Tarihi : 04/03/2019
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkil ilie davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı borçlu ve davacı müvekkilin şifahi olarak bir kısım mal alım satımı konusunda anlaşamadıklarını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bir süre devam ettiğii, davalı-borçlunun aldığı malların bir kısmının bedelinin ödendiğini, ancak 109.186,94 TL tutarındaki bakiye borcunu ödemediğini, yapılan şifahi görüşmelerde, davalı-borçlu tarafından borcun ödeneceğinin ifade edildiğini ancak ödenmediğini, davacı müvekkilin davalı borçludan olan muhtelif tarih ve numaralı faturalardan kaynaklı cari hesap alacağından dolayı,
Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini bu itiraz nedeni ile söz konusu takibin durduğunu, itirazın haksız ve yerinde olmadığını, bu nedenle davalı borçlunun icra takibine yapmış oludğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, yapılan icra takibine haszı ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalı-borçlunun, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacı taraf ve müvekkilin her ne kadar bir takım malların alım-satımı konusunda anlaşmış olsalar da davacı tarafın müvekkile sattığı malların ayıplı çıkması sebebi ile müvkekilden sözleşmede dönme iradesi oluştuğunu, müvekkilin davacı tarafa aldığı malları yurt dışında sattığını, ticari hayatının bu şekilde olduğunu, müvekkilin davacı tarafla malların satımı konusunda anlaştığını, malların satışı için yurt dışına götürdüğünü,
müvekkilin davacı şirketten aldığı malları yurt dışına ulaştığında malların ayıplı olduğunu fak ettiğini ve TTK m23'e uygun olarak 12/05/2017 tarihinde yasal süresi içinde davacı tarafa elektronik posta yoluyla bunu bildirdiğini, davacı tarafın malların ayıpldığı olduğunu bilmesine rağmen 27/05/2017 tarihinde müvekkil şirkete kötü niyetli olarak fatura kestiğini ve müvekkil şirketin üç defa iade faturası gördermesine rağmen malları ayıplı olan davacı bu faturayı kabul etmeyip, müvekkil şirketin borçlar kanununda belirtilen seçimlik haklarını kullanmasını engellediğini,
müvekkil şirketin mallarının ayıplı olmasından dolayı satılamadığı için malların yurt dışına nakliyesi, yurt dışındaki depoda gereğinden fazla beklemesi sebepleriyle müvekkil şirkete mali açıdan çok büyük zarara yol açtığını, bu nedenle müvekkil şirket adına açılmış davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alackalı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık Bursa 18. İcra müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyasına konu cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan davacının alacağının varlığı ve miktarı ile itirazın iptali ile icra inkar tazminat talebinin koşullarının oluşup oluşmadığı istemine ilişkindir. Mahkememizce yargılama yapılmış, Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası celp edilmiş, dosya mahkememizce mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmek bilirkişi raporu temin edilmiştir.
06/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirket ve davacı şirket arasında mal alım satımına ait yazılı bir sözleşme olmadığıın, taraflar arasında ticari bir ilişki olduğu, tarafların cari hesap çalıştığı, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığı, davacı şirket tarafından, davalı şirkete düzenlenen faturadaki ürünlerin, davalı şirket tarafından Almanya'ya ihraç edildiğini, Almanya'ya giden ürünlerin ayıplı olduğu gerekçesiyle davalı şirket tarafından, davacı şirkete 10/08/2017 tarih 355723 nolu 103.213,99 TL bedelli iade faturası düzenlendiği, bu faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,
bu faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı vekili tarafından, ayıp ihbarlarına ait almanca e -posta dökümlerinin sunulduğu, e-postaların alınıp alınmadığının ve e -posta dökümlerinde yer alan gönderici ve alıcıların şirketlerle ilişkisinin ne olduğunun belli olmadığı,
davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihinde, davacı şirketin davalı şirketten 99.186,94 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihnide davalı şirketin, davacı şirkete 99.186,92 TL borçlu gözüktüğü, davacı ve davalı şirketin 2017 yılı ticari defter kayıtlarının birbirini teyit ettiğini bildirmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; icra dosyası incelendiğinde, davalı aleyhine 109.186,94 T.L miktarında cari hesap alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması, icra takibine konu fatura sebebiyle borçlu olunup olunmadığı, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, iade faturası düzenlenip düzenlenmediği,
düzenlenmiş ise sebebi yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMM bilirkişisi tarafından inceleme kararı alınmış, mahkememizce de yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre, taraf defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığı, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen faturaya konu ürünlerin davalı tarafından Almanya'ya ihraç edildiği,
ayıp iddiası ile davalı şirketin 10.08.2017 tarihli 103.213 TL bedelli iade faturası düzenlediği ancak bu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği ve defterlere göre davacının davalıdan 99.186,92 T.L cari hesap alacağının gözüktüğü bildirilmiştir.Davalı taraf malların ayıplı olması nedeni ile sözleşmede dönme iradesinin ortaya çıktığından bahsetmiş ise de, TTK 18/3.fıkrası gereği tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla,
telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerekir.Davalı tarafından usulüne uygun sözleşmenin feshine dair karşı tarafa bir bildirim yapılmadığı gibi TTK 23/1-c fıkrası gereği muayene ve ihbar yükümlülüğünü gerekli şekil şartına uygun anlaşılır vaziyette yerine getirdiğinden de söz edilemez.Zira davalı ayıp ihbarının Almanca dilinde e-mail yolu ile ilettiklerini daha sonra telefon ile iletişime geçtiklerini kendileri beyan etmiştir.Dolayısıyla ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile davalı artık haklarını kullanamaz.Birbirini teyit eden ticari defterlere göre ticari ilişki sebebi ile
davacının davalıdan 99.186,92 TL miktarında cari hesap alacağı bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. ... · Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1427, K. 2019/184, 4 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama