KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/397
- Karar No
- 2019/686
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2019
Karar Metni
1.367 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
Esas No : 2017 Karar No : 2019
Hakim : ... ... Katip : ... ...
Davacı : ... - ... Vekili : Av. ... Davalı : ... - ... Vekili : Av. ... Dava : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) Dava Tarihi : 21/03/2017 Karar Tarihi : 26/04/2019 Kararın Yazım Tarihi : 26/05/2019
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin alt bayisi olan 15/07/2013 tarihinde yapılan sözleşme gereğince, bu tarihden itibaren İstanbul İli Kakıköy ilçesined "suadiye Mahallesi kuzu Sk. Apt.
6/AB adresinde ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, söz konusu sözleşmede hüküm bulunmamasına rağmen davalı firmanın sözleşmenin kurulduğu günden itibaren haksız ve mesnetsiz olarak, ticari ilişkinin de hakim pozisyonunu kullanmak kaydıyla, ömrü dolan şişelerin bedellerini haksız yere taraflarına ve diğer tüm bayilere fatura edip bunların bedelini tahsil ettiğini, bu hususta itirazda bulunan bayilerin ise, bayiliğini iptal etmekle tehdit etmekte ve bu suretle şirketlerine dahil olmak üzere tüm bayilerden sözleşme dışı şişe bedellerini tahsil ettiğini,
bu konuyla ilgili daha fazla haksız ödeme yapmamak maksadıyla davalı firmaya ihtarda bulunduklarını, söz konusu ihtarı davalı şirketin bir ticari teamül oluştuğundan bahisle taleplerinin haksız ve yersiz olarak gördüklerinden kabul etmediklerini, davalı firmaya faturalar da iade edildiğini, bunun üzerine davalı firmanın cari hesaptan kesintiler yapmaya başladığını ve bunun iadesi için 16/01/2017 tarihli ve 922 yevmiye numaralı ihtarname ile haksız olarak kesilen bedellerin iadesi ihtarname ile talep edildiğini, davalı firma tarafından teslim alınan dolu damacana şişelerine karşılık, davalıya boş damacana şişeleri verildiğini,
fakat davalı şirket tarafından bu şişelere fatura veya irsaliye kesilmediğini, davalı firmanın yere aldığı bedelleri ödememek için işi yokuşa sürdüğünü, davalı firmanın kullandığı şişelerin belli bir ömrünün olduğunu, belirli bir sürenin sonunda bu şişelerin ömürlerini doldurmadığını, davalı firma da haksız yere ömrü dolmuş şişelerin bedelini haksız ve hakim pozisyonu kullanmak suretiyle taraflarından tahsil edildiğini, bu nedenle davalı firmanın haksız yere tarflarından tahsil ettiği şişe bedellerinin, fazlaya dair hakları mahfuz kalmak kaydıyla, miktarının tespit edilerek,
100.000,00 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek taraflarına ödenmesine, tüm yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı yan ile müvekkil arasında bayilik ilişkisi mevcut olmadığını, davacı ile davalı arasında ki geçerli sözleşmenin davacı tarafından belirtilen sözleşme olmadığnıı, ekte sunulmuş olduğunu, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi gereği, davacının müvekkice satılan damacana suların bayilik işini yaptığını, davacı tarafından sunulan faturalar incelendiğinde damacanaların ve içerisindeki suyun bayiye KDV'leri ile birlikte faturalandırıldığını, davacı bayinin boş damacanaları,
dolumlarının yapılması üzerine müvekile göndermekte ve dolumu yapılan damacanaların da tekrar bayiye gönderildiğini, damacana bedellerinin daha önce bayiden alındığı için dolumunun yapılarak tekrar bayiye gönderilen damacanaların müvekkil tarafından ayrıca faturalandırılmamakta olup yalnızca içerisindeki suyun faturalandırıldığını, damacanaların geri dönüşümlü kaplar kullanılmayacakti nitelikte olan ömürleri dolan, kırılan, çatlayan, kötü kokan damacanaların ilgili mevzuata uygun olarak dolumu tekrar yapılmamadığını, müvekkilden kusurundan kaynaklı zararlardan ise,
damacanaların müvekkile üretim tesisinden davacı yanın işyerine/deposuna hasarlı bir şekilde geldiğinde, hem damacana hem su davacı tarafından müvekkile iade edilmekte ve davacı tarafından bunların faturalandırıldığını, yıpranmış süresi ve kullanım adedi dolmuş kapların tekrar piyasaya sürülmesinin beklenemeyeceğini, sözleşme maddelerinin açık olduğunu, kullanılmayacak hale gelen damacana ile müvekkilce dolumu yapılarak kullanıma elverişli damacana fiyatlarının da ayne olmayacağını, davacı yanın su dolumu yapılamayacak halde olan damacanlar için faturaları kendisinin kestiğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine,
yargılama giderleri ve vekaet ücretini davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklı kırık şişe bedellerinin sözleşmeye aykırı ve haksiz bir şekilde tahsil edildiğinden bahisle alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce yargılama yapılarak, tahkikat aşamasına geçilmiş, mahkememizce re'sen mali müşavir bilirkişi seçilmek üzere dosya tevdi edilmiş, bilirkişi raporu temin edilmiş, duruşma esnasında tanık beyanları alınmıştır. Davalı tarafın defterlerinin incelenmesi için İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimata, davalı tarafın defterlerinin Bursa'da olduğundan bahisle inceleme gününde ibraz etmediği, incelemenin bu hali ile yapılamadığının bildirildiği görüldü.
14/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasında iş başlangıcından 15/07/2013 tarihli, sonrasında 09/12/2013 ve sonrasında 29/03/2017 tarih yazılı sözleşmelerinin mevcut olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 01/08/2013 tarihinde başladığı ve 27/07/2017 tarihinde son bulduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin sürekli ve yoğun bir şekilde sürdüğü, d avalı şirket tarafnıdan davacı şirkete gönderilen ihtarname ile sözleşmein feshedildiği, davacı şirket ile davalı şirketin cari hesap çalıştığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete ödemelerin düzenli ve kısa vadelerde yapıldığı,
davacı şirkete gönderilen ürünlerin ve davacı şirketten alınan boş ürünlerin nakliyesinin davalı şirket tarafından yerine getirildiğini, davalı şirket tarafından, davacı şirkete düzenlenen (polikarbor) kırık, kullanılamaz şişe faturaların ticari ilişkinin başlangıcından 01/08/2013-31/12/2016 sonuna kadar davacı şirket tarafından alındığı hiçbir itiraza uğramadığı, fatura bedelleri cari hesaba girilerek, davacı şirket tarafından ödemeye devam edildiği, taraflar arasında 2016 yılında cari hesap mutabakatı imzalandığı ve mutabık kalındığı,
davacı şirket tarafından, davalı şirkete gönderilen ihtarname ile kırık şişe faturaları itaraz edildiğini, davalı şirket tarafından davacı şirkete ticari ilişkinin başlangıcı olan 01/08/2013 tarihniden, dava tarihine kadar düzenlenen kırık kullanılamaz şişe faturalarının bu bedellerinin davacı şirket tarafından ödendiğini, toplamın 61.451,09 TL olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete dava tarihined kadar düzenlenen kırık kullanılamaz şişelere ait hurda fatura bedelleri, fatuala cari hesaplardan düşüldüğünü, toplamın 3.177,47 olduğunu,
davacı şirketin kullanamaz şişe faturaları sebebiyle davalı şirkete ödediği bedelin 58.333,62 TL olduğunu, dava konusu olan şişelerin kullanım sürelerinin9, ne kadar olabileceği konusnuda net bir tespit yapılamayacağını, şişelerin davalı şirkette bulunması, tüketicide bulunması, davacı şirkette bulunması, nakliyeler, fiziksel koşullar, vs bunun gibi durumlar dikkate alındığında sürelerin her şişe başında değişebileceğini, davalı şirket tarafından, davacı şirkete gönderilen şişelerin ne kadar kullanıldığı ve davacıdan boş alınan şişelerin tekrar davacı şirkete gönderildiğine dair belgelerin olmadığı,
davalı şirket tarafından, davacı şirketten alınan boş şişelerin ne kadarının kullanılamaz, olduğu yönünde taraflarca düzenlenmiş belgelerin olmadığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen sürekli kullanılamaz şişe faturaları ile ilgili net tespitlerin olmadığı, davacı şirketin kullanılamaz şişe faturaları sebebiyle davalı şirkete ticari ilişkinin başlangıcı olan 01/08/2013 tarihinden dava tarihine kadar 58.333,62 TL bedel ödemiş loduğu, sözleşmelerde kullanılamaz şişe bedellerinin nasıl ve hangi taraf üzerinde kalacağına dair açıklamaların olmadığını bildirmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;taraflar arasında 15.07.2013 tarihli ... 19 Lt.
Damacana Franchısıng sözleşmesi akdedildiği, ticari ilişkinin 01.08.2013 tarihinde başladığı(09.12.2013 tarihli ve 29.03.2017 tarihli sözleşmeler de mevcut olduğu) ve 27.07.2017 tarihinde son bulduğu, davalı firmanın 04.07.2017 tarihli noter ihtarnamesi ile 29.03.2017 tarihli sözleşmenin feshedildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden,
kırık şişe bedellerinin sözleşme gereği hangi taraf üzerinde kalacağı dosya içreisnde bulunan faturalar sebebiyle hangi tarafın borçlu olduğu hususlarında taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMM bilirkişisi tarafından inceleme kararı alınmış, mahkememizce de yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre; taraf defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu,
tarafların cari hesap ile çalıştığı davacı şirket tarafından ödemelerin düzenli ve kısa vadeler ile gerçekleştiği, ürünlerin ve davacı şirketten alınan boş şişelerin nakliyesinin davalı firma tarafından gerçekleştiği, davalı firmanın sözleşmesel ilişkinin başlangıcından 31.12.2016 tarihine kadar kırık kullanılamaz şişe faturalarının davacı şirkete kesildiği ve itiraza uğramadığı hatta 2016 yılında mutabakat metni de imzalandığı, fatura bedellerinin ödendiği, davacı şirket tarafından 02.01.2017 tarihinde ise kırık şişe faturalarına itiraz edildiği, kullanılamaz şişe faturaları ile ilgili net tespitlerin olmadığı bildirilmiştir.
Taraflar arasında sözleşmenin feshinin haklı yada haksız olması konusunda uyuşmazlık bulunmadığından bu konu irdelenmemiştir.Sözleşmelerde kırık şişe bedelleri hakkında bir bilgi yoktur.Bu şişe bedellerine dair davalı firmaca kesilen faturalar uzun süre davacı tarafından itiraza uğramadan ödenmiş,
taraflar arasında şişe bedellerinin davacı sorumluluğunda olduğuna dair ticari teamül oluştuğu kanaatine varılmıştır.Davacı her ne kadar davalının doğru söylediğine inanarak faturaları ödediğini ödemek istemediğinde bayilik sözleşmesinin iptal edileceğinden bahisle tehdit ettiğini beyan etmiş ise de basiretli bir tacir gibi davranarak gerek hukuki gerekse fiili muamelelerde göstermesi gereken dikkat, ihtimam ve tedbiri somut olayda göstermediği anlaşıldığından beyanları dikkate alınmamış,
bu iddialarını ispata yarar bir delil de ileri sürememiştir.Tüm bu açıklamalar doğrultusunda haksız işbu davanın reddine dair karar verilerek tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. ... · Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/397, K. 2019/686, 26 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama