KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/483
- Karar No
- 2018/1457
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2018
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
985 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Av. ...
DAVALI
2- ... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/04/2017
KARAR TARİHİ : 13/11/2018
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı müvekkile ile davalılar arasında ürün alımı konusunda anlaşma yapıldığını, bir süre ticari faaliyetin sürdürülmüş ise de talep edilen ürünlerin eksik teslim edilmiş ya da hiç teslim edilmediğini, müvekkilinin yeni ürün taleplerinin de karşılanmadığını, anlaşma sırasında bir kısım senetlerin verildiğini, senetlere karşılık mal teslimi yapılmadığını, müvekkilinin bedelsiz kalan bır kısım senetlerle ilgili kendilerine iadesi için ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameden sonra da belirtilen senetlerin iade edilmediğini,
tam tersine ihtarnameye de konu olan 30/01/2017 vade tarihli 5.000,00-TL bedelli bono, ... tarafından Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiğini, iş bu icra takibinde ... her ne kadar borçlu gösterilmişse de bu durumun formalite olduğunu, müvekkilinden bedelsiz senetlerin tahsilini sağlamak olduğunu, müvekkilinin bedelsiz senetlerden evvel davalılardan yaklaşık 29.500,00-TL tutarında ürün satın aldığını, herhangi bir makbuz almadan bedellerini ödediğini, müvekkilin bu alışveriş sırasında memnun kalmadığını, ürünlerin belirtilenden yüksek fiyata sayılması ve teslim problemleri yüzünden alışverişini devam ettirmediğini,
davalılardan ...'un müvekkilini ikna etmesiyle 79.500,00-TL'lik ihtarnameye konu senetlerin bedelsiz olarak teslim edildiğini, ihtarnameye rağmen de iade edilmediğini, sadece kendisine imzasız bir cari hesap ekstresi verildiğini, tüm bu nedenlerle takibin iptali bedelsiz senetlerin iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere uğranılan zararın tazmini için borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı mahkememize 12/03/2018 tarihinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde "Senet Bilgileri" başlığı altında sıraladığı senetlerden 13. İla 19. Sıra arasında sayılanlarda (13.
Ve 19. Sırada belirtilen senetler dahil olmak üzere) müvekkilinin cirosu bulunmadığından davanın bu senetlere dair kısmı hakkkında müvekkili yönünden davaya konu senetlerde müvekkilinin cirosu bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, davacının dava dilekçesinde "Senet Bilgileri" başlığı altında sıraladığı senetlerden 1. İla 12. Sıra arasında sayılanlarda (1.
Ve 12. Sırada belirtilen senetler dahil olmak üzere) müvekkilleri yönünden kanıtlanamayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı mahkememiz sözlü oturumlarına da katılmadıkları anlaşıldı.
KANITLAR
İhtarname, cari hesap özeti, icra dosyası, tanık beyanları, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; dava dilekçesinde belirtilen senetlerden dolayı davacının davalılara borçlu olup olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce tanık dinlenilmesine karar verilmiştir.
Dinlenen davacı tanığı ...;" ben perde üzerine çalışmaktayım. ... da aynı alanda çalışır., beni ... dolandırdı ve aynı şekilde aydını da dolandırdı. Bu şekilde tanıştık söz konusu şirket ile ilgili bilgi sahibi değilim. Ben ............la ... arasındaki işlemleri bilmiyorum sadace kendi başıma gelini biliyorum ... bizden senet almıştı mal vereceğini sözlemişti fakat bize mal vermedi. Senetleri ciro ederek karşılığında mal almış fakat bize vermemiştir. Aldığı senetleri başka firmalara sattığını biliyorum fakat birebir ... ile ... arasındaki olayı bilmiyorum sadace ...................ın yanında çalışan ... adındaki kişinin anlatımı nedeniyle davacının benimki gibi bir olayı yaşadığını anladım."
Tanık ...; " ...u tanımıyorum, ...' ..............u tanıyorum, toptancım olması nedeniyle tanıyorum, perde alışverişi yapmam sebebiyle tanıyorum , benim de iş yerim vardır, ...'ı tanımıyorum, taraflar arasındaki alışverişi bilmiyorum, senetlere ait bilgim yoktur, benim de ... ile davam vardır, ama bu şahısları tanımam, bu olaya ait bilgi sahibi değilim, ben .....................tan perde almıştım karşılığında senet verdim senetlerimi de ödemekteyim. Ben .............a 95.000 TL lik senet vermiştim, 42 bin TL lik mal aldım, geriye kalan senedi bana vermemişti bununla ilgili benim davam vardır." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde;, davacı bonolarda yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Senet sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gereklidir. Davacının bonoların avans ödemesi için verildiğini iddia ettiği anlaşılmaktadır, Bonoların avans niteliğinde olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça bu yönde ispata yarar herhangi bir yazılı delil sunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/483, K. 2018/1457, 13 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama