KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/558
- Karar No
- 2018/1408
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2018
Karar Metni
1.325 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
Esas No : 2017 Karar No : 2018
Hakim : ... ... Katip : ... ...
Davacı : ... Vekili : Av. ... Davalı : ... - ... Vekili : Av. ... Dava : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Dava Tarihi : 21/04/2017 Karar Tarihi : 02/11/2018 Kararın Yazım Tarihi : 02/12/2018
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilin tekstil işi ile uğraşan sektöründe saygın bir firma olduğunu, davalı ile aralarındaki ticari ilişki gereğince davalıya tekstil ürünleri sattığını, bu ticaret neticesinde davalıdan 6.577,93 USD cari hesap alacağının kaldığını, davalı tarafın müvekkilin her türlü talebine rağmen borcunu ödemediğini, ödememekte direndiğini, bunun üzerine alacağın tahsil amacıyla Bursa 3. İcra Müdürlüğünün...
E. Sayılı dosyaı ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirkete ödeme emrinin 14/02/2017 tarihide tebliğ edildiğini davalı borçlu şirketin 17/02/2017 tarihide ödeme emrine, masraf, faiz ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takip alacağının tümü için durduğunu, davalı borçlunun itirazında haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davalı borçlunun müvekkil firmaya borçlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla Bursa 3. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına,
haksız ve kötüniyetli itiraz nedeni ile davalı tarafın %20'den aşağı olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafın %20'den aşağı olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava öncesi yapılan icra takibi, akabinde mahsus doysa numarası ile davada talep edilen ve USD dolar açılan davada, talep edilen bedelin dolarla alakası olmadığını, alınan mal ve faturaların Türk lirası karşılığı olduğunu, cari hesaplar, ticari defterler incelendiğinde davacı tarafın alacağı olmadığı halde TL olarak borçlu olduğunun sübut bulacağını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Dava, Bursa 3. İcra müd. ... E. Sayılı dosyasında borçlu davalının borca itirazı neticesinde takibin durması sonucunda itirazın iptali ve icra inkar tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce yargılama yapılarak tahkikat aşamasına geçilmiş, Bursa 3. İcra Müd. ... E.sayılı dosyası celp edilmiş, dosyada gerek talimat yazılmak üzere gerek bilirkişiye re'sen tevdii edilmek suretiyle uzman bilirkişi raporu temin edilmiştir.
Talimat yolayla aldırılan 14/12/2017 tarihli bilirkiriş raporunda özetle: davacı şirketin ticari defterlerine göre 6.577,93 dolar tutarında davalının alacaklı gözüktüğü ve bu tutarı davacının davalıya göndermiş olduğu bir ihtarname mevcut olmadığından icra takip tarihinden itibaren tarafların tacir olması hasebiyle ticari faiz ile birlikte davacının alacağını davalıdan talep edebileceğini bildirmiştir.
08/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ibraz ettiği 2015 yılına ait tüm defterlerin açılış tasdikinin yasal süreleri içinde yaptırıldığı, 2015 yılı yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin de yasal süreleri içinde yapıldığını, defterlerin birbirleri ile uyumlu olduğunu, davalı defter kayıtlarında yapılan incelemede davalının 31/12/2016 tarihi itibari ile 17.774,60 TL borçlu olduğunun görüldüğü,
talimatla alınan 14/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının 2015 yılına ait defterlerinin incelendiği ve bu yıla ait defterlerin e-defter olduğu belirtildiğini 2016 yılı ile ilgili bilgi verilmediğini, raporda ayrıca sadece faturaların listelendiğini, 2015 yılında kesilen faturaların toplamının davacı defterlerinde 87.661,57 TL olduğunu, davalı defterlerindeki fatura tutarının da aynı olduğunu, raporda ödemelerle ilgili hiçbir bilgi verilmediğini, dolayısıyla davalı defterleri ile karşılaştırma yapmanın mümkün olmadığını, faturaların her iki taraf defterlerinde aynı olduğunu,
davacı defterlerinde ödemelerle ilgili bir bilgi bulunmamakla beraber dönem sonu TL bakiyesinin her iki tarafta aynı olduğunu, ödemelerin bir kısmının çek ile yapılmakla birlikte vadelerle ilgili bir bilgi mevcut olmadığını, ayrıca davacının bu çekleri ciro ederek kullanmışsa bulunla ilgili herhangi bir belge sunmadığını,taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme bulunmadığını, ancak aralarında ticari ilişki olduğunun açık olduğunu,
faturaların dolar bazında ya da TL olarak kesilip kesilmemesi konusunda taraflar arasında bir anlaşma olmamakla beraber faturalardan 3 tanesinde dolar olarak karşılığını gösterdiğini ve davalı tarafından bu faturalara herhangi bir itiraz gelmediğini, rapor içeriğindeki tablodan görüldüğü gibi davacının dolar bazındaki faturaları ödenmiş durumda olduğunu, son kesilen faturaların TL bazında olup kalan hesap bakiyesi defterlerde 12.774,60 TL olmamakla beraber oradan kaynaklanan kur farkları göz önünde alındığında davacının davalıdan 14.014,73 TL alacaklı durumda olduğunu, dolar olarak kesilen faturaların ödendiğini,
davacının davalıyı temerrütle düşürmediğini, bu nedenle işlemiş faiz talebinde bulunamayacağını, takip sonrası tarafların tacir olduğu için değişen oranlarda reeskont avans faizinin hesanlanmadığını bildirmiştir.
04/06/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; kök raporda dolar bazında kesilen faturaların ödendiği ve kalan alacağın TL olarak 14.014,73 TL olması gerektiği konusunda kanaat belirtildiğini, davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesinde müvekkilin borçlar yasasına göre yaptığı tahsilatı dilediği alacağından düşme hakkı olduğunu dolayısıyla TL alacakların önce kapatıldığını ve kalan bakiyenin dolar olarak 6.577,93 $ alacaklı olduğunu belirterek itirazda bulunduğunu, davacının hangi tahsilatını hangi alacağından düştüğünü gösteren bir belgenin dosyada olmadığını,
bu nedenle hesaplama kök rapordaki gibi yapılmış tahsilatların sırasi ile düşüldüğünü, mahkeme davacıyı bu konuda haklı görürse raporun üst kısmındaki tabloda bu şekilde hesaplama yapılmış olup davacının davalıdan olan alacağı 4.801,38 $ olduğunu, aksi kanaatte olması halinde kök raporda tespit edilen 14.013,73 TL davacının davalıdan olan alacağı olduğunu, davacının davalıya temerrüte düşürmediğini, bu nedenle işlemiş faiz talebinde bulunamayacağını, takip sonrası taraflar tacir olduğu için değişen oranlarda reeskont avans faizi hesapladığını bildirmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması, cari hesap ilişkisinin dolar ya da T.L üzerinden olup olmadığı dosya içerisinde bulunan faturalar sebebi ile borçlu olunup olunmadığı herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı yönünden taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde SMM bilirkişisi tarafından inceleme karar alınmış, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan ve mahkememizce de yeterli bulunan rapora göre, defterlerin usul ve yasaya uygun tutulduğu,
cari hesap alacağına temel olarak kesilen faturaların dövizli fatura düzenleme kurallarına uyulduğu, dava konusu fatura ve tahsilatların kayıtlarının usulüne uygun kaydedildiği, davacı defterlerine göre davalıdan 6.577,93 dolar alacaklı olduğu, davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan ve mahkememizce de yeterli bulunan rapora göre, davalının 2016 yılına ait defterlerini ibraz etmediği, muavin defterini sunduğu, faturaların her iki taraf defterlerinde aynı olduğu, davacı defterlerinde ödemeler ile ilgili bilgi bulunmamakla beraber dönem sonu TL bakiyesinin her iki tarafta aynı olduğu,
faturaların TL ya da dolar bazında düzenlenmesin ilişkin bir anlaşma olmadığı ancak dolar karşılığı düzenlenen 3 adet faturanın davalı tarafından itiraz görmediği, dolar bazında faturaların ödendiği, son kesilen T.L bazında olup kalan hesap bakiyesinin defterlerde 12.774,60 T.L olmakla beraber dolardan kaynaklanan kur farkı gözönüne alındığında davacının davalıdan 14.014,73 T.L alacaklı olduğu anlaşılmış,
davalı vekili her ne kadar kendi defterlerinde görünmeyen 22.000 T.L lik bir ödeme yapıldığını beyan etmiş ise de dekontlardan hangi faturaya ilişkin bir ödeme olduğu belli olmadığı gibi 2015 yıl sonu itibari ile taraf defterlerindeki borç bakiyesi aynı olduğundan davalının ödeme savunması dikkate alınmamış, her iki tarafın kabulünde olan ödemeler önce TL borcundan düşüldükten sonra davacının davalıdan 4.801,38 USD miktarında alacaklı olduğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne dair karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. ... · Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/558, K. 2018/1408, 2 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama