KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2018
- Esas no
- 2017/76 Esas
- Karar no
- 2018/377
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - Ankara Yolu 11 Km Yıldırım/ BURSA
- Vekili
- Av. ... - Ulubatlı Hasan Bulvarı Alp İş Merkezi No:101 Kat:7 Osmangazi/ BURSA
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/01/2017
- Karar yazım tarihi
- 21/03/2018
Karar Metni
1.064 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket ilanlarının müvekkili şirkete ait gazetede yayınlanması için anlaşma sağlandığını ve müvekkili şirketçe ilanların yayınlandığını, bu ilan karşılığında davalının müvekkişli şirkete ödemesi gereken miktarın cari hesap ekstresi ile sabit olduğunu, ancak davalı tarafından müvekkili şirkete bu yayın ile ilgili olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmadığı için müvekkili şirket hakkında icra takibi başlatıldığını,
davalının icra takip dosyasına sunmuş olduğu dilekçesinde her ne kadar müvekkiline borçlu olmadığını ileri sürmüş ise de herhangi bir belge de sunmadığını, davalının borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini bu nedenle müvekkilinin alacağının sürüncemede bırakıldığını, davalının borca ve tüm ferilerine itirazlarının iptali ile takibin devamına, itirazlarında haksız olan davalının % 20 den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 8. İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları.
Mahkememizce 22.06.2017 tarihli celsede Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan, ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde, bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla; mali müşavir bilirkişi İsmet Erdem tarafından Mahkememize ibraz edilen 25.07.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda " Davacı şirketin 2016 yılı e-defter uygulamasına geçtiği, davacıya ait 2016 yılı e-defter kayıtları ile ilgili olan beratların tebliğlere uygun olarak zamanında yapıldığı,
sahibi adına delil olma özelliğine sahip olmakla beraber takdirin mahkemenize ait olduğu, davalı tarafından herhangi bir ticari defter ve belgenin dosyaya sunulmadığı, davacı kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 6.726,00 TL alacaklı bulunduğu görüş ve kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, taraflar arasındaki mal alım satım sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen faturalara bağlı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak için dosya bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Davalı tarafa ticari defterlerinin sunulması için 05/12/2018 tarihli celsede 20 günlük kesin süre verilmesine rağmen sunulmamıştır. Davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi müdürlüğüne müzekkere yazılarak tarafların BA ve Bs formları dosya arasına alınmıştır.
Bu durumda davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere. 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır.
Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5.
(6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220.
(HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır.
Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222.
(6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı şirketin davalı şirkete ilanların yayınlanmasına dair hizmet verdiği ve icra takibine konu olan faturanın düzenlendiği ve alacaklı olduğunun ileri sürüldüğü, davacının ticari defterlerini usulune uygun tutulduğu anlaşıldığından, ticari defterin kesin delil olduğu,
dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 25/07/2017 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşıldığı gibi davalının takip tarihi itibariyle 6.726 TL alacaklı olduğu ve davacının düzenlediği 21/03/2016 tarihli A 73117 numaralı faturanın davalı tarafından Nilüfer Vergi Müdürlüğüne bildirdiği anlaşılmakla davalı tarafından HMK' nın 220.
Maddesi gereğince defterlerin sunulmadığından davacının ticari defterlerine itibar edilerek davacının hizmet verdiği ancak davalının alacağı ödemediği anlaşılmakla sübut bulan davanın kabulu ile davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının fatura alacağı olduğu, bu alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. · Aslının aynı olduğu tasdik olunur. · Katip ... · ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/76, K. 2018/377, 20 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama