KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1225
- Karar No
- 2020/626
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2020
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2020
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. .
- Davalı
- ..
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/09/2018
- Karar tarihi
- 22/10/2020
- Karar yazım tarihi
- 23/11/2020
Karar Metni
1.198 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... Dokuma İth. İhr. San ve Tic. Ltd.
Şti.'nin davalı şirkete kumaş satımı yaptığını, taraflar arasında süregelen bu ticari ilişki neticesinde davalı firmaya fatura gönderildiğini ve cari hesap oluştuğunu, davaya konu ilamsız icra takibinin gerekçesinin bu fatura ve cari hesaba dayandığını, oluşan cari hesaptan kaynaklı olarak davalı tarafın 16.405,33 TL cari hesabı bulunduğunu, müvekkili şirketin mal teslimi yaptığını, dava konusu faturaları kestiğini ve fatura muhteviyatındaki ürünleri de fatura tarihlerinde teslim ettiğini, davalı şirketin söz konusu faturalara veya muhteviyatına itirazda bulunmadığını, davalı şirketin müvekkili şirkete 12/07/2017 tarihinde 10.000 TL,
03/08/2017 tarihinde 8.000,00 TL, 24/08/2017 tarihinde ise 4.550,00 TL olmak üzere toplam 22.550,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından gönderilen toplam kumaş bedelinin 38.955,33 Tl olup, davalı şirketin 16.405,33 TL müvekkili şirkete borcu bulunduğunu, müvekkili şirket alacağını istediğinde borçlu tarafın, büyük kısmını kullanmış olduğu top kumaşlardan kalan küçük parçaları ayıplı olduğu iddiasıyla müvekkili şirkete iade etmek istediğini ve bunun için bir iade faturası düzenlendiğini, söz konusu iade faturasının Bursa 17. Noterliğinin 64500 yevmiye nolu ihtarnamesiyle gönderildiğini,
davalı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin taraflarına gönderildiğinde kumaşların büyük çoğunluğunun kullanıldığı ve iade edilen kumaşların büyük çoğunluğunun kullanıldığı ve iade edilen kumaşların kalan küçük küçük parçalar olduğu anlaşıldığından, davalı taraftan bakiye borç istendiğini, davalı şirketin haksız ve mesnetsiz bir şekilde icra takibine itiraz etmesi ile alacağın likit olması nedeniyle alacağın %'20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, ihtarnameler, cari hesap kayıtları, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 29/11/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 13/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 14/12/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir.
Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 11/08/2020 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davaca şirketin ticari defterlerine göre takip tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 16.405,33 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen hatalı üretilen mal ile ilgili 22/09/2017 tarih, 954921 nolu, 15.698,18 TL bedelli faturanın hesaptan düşülmesinin kabul edilmesi halinde davacı şirketin davalı şirketten 707,15 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir.
Davalı tarafa ticari defterlerin ibrazı için davetiyelerin usulune uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı tarafından sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere. 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır.
Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5.
(6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220.
(HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır.
Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222.
(6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220.
Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 11/08/2020 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği ve davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi mazerette bildirmediğinden HMK' nın 220.
Maddesine göre davacının beyanları kabul edilerek bilirkişi tarafından düzenlenen 11/08/2020 tarihli rapora itibar edilerek 16.405,33 TL asıl alacak kısmı yönünden davanın kabulu ile itirazın iptali ile takibinde devamına, bakiye işlemiş faiz alacak kısm yönünden davalının takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1225, K. 2020/626, 23 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama