KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1646
- Karar No
- 2020/624
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2020
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2020
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/12/2018
- Karar tarihi
- 22/10/2020
- Karar yazım tarihi
- 16/11/2020
Karar Metni
1.299 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı borçlunun Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin davacı şirkete 110.907,68 Tl borcunun olduğunun sabit olduğunu, davalı şirketin icra takibine yönelik yapmış olduğu itirazın tek amacının icra takibini durdurmak olduğunu, itirazın iptali neticesinde cari hesap alacağının tahsilinin imkansız hale geldiğini,
bu nedenlerle müvekkilinin alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelme ihtimalinin dikkate alınarak davalı borçlu şirketle ilgili olarak teminatsız olarak aksi kanaatte teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının kötüniyetli olarak icra takibine haksız gerekçeler ile itiraz ettiğini, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi için işbu davayı açtıklarını, açılan işbu davanın kabulü ile Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasının devamına,
alacak likit ve davalı kötüniyetli olduğundan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirket tarafından aleyhe açılmış olan işbu dava ile ilgili ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, bunun üzerine davacı tarafça Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilgili davalı müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine karşı da davalı müvekkili tarafından itiraz üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında davaya konu alacakla sınırlı olarak yapılan herhangi bir sözleşme ya da mutabakat bulunmadığını,
davacının yapmış olduğu işin niteliği gereği boyama işlemini yapabilmesi için müşterisi olan firmalardan bu konuyla ilgili düzenlenen ve firma yetkilisi tarafından imzalı sevk irsaliye ve talep formlarının ve ardında da boyaması yapılacak kumaşların öncelikle kendisine ulaşması gerektiğini, davaya konu ticari işle ilgili olarak tek taraflı düzenlenen bu belgeler, yukarıda belirtilen 2016 tarihli olduğu halde davacı tarafça kesilen davaya konu iki adet fatura ve fatura içeriğindeki kumaşların herhangi bir teslim alan imzası dahi taşımayan fiili sevk irsaliyesi tarihleri 2018 yılı olarak gösterildiğini,
bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, cari hesap ekstresi, sevk irsaliyeleri, çeki listeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 23/10/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 01/11/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı ve davalı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 31/12/2019 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davalı firma ile davacı şirket arasında mal hizmet alım satımına ait yazılı bir sözleşme olmadığı, tarafların açık hesap çalıştığı, taraflar arasında 07/10/2015 tarihinde başlayan ticari bir ilişkinin olduğu, davacı şirket tarafından davalı firmaya 2015-2016 yıllarında fason boya apre işlemi hizmeti verildiği, davalı firma tarafından davacı şirkete 2017 yılında kumaş satışı yapıldığı,
davacı şirket tarafından davalı firmaya düzenlenen ve icra takibinin esas tutarını oluşturan 02/10/2018 tarih, 65.334,43 Tl bedelli ve 02/10/2018 tarih, 26923 nolu 45.573,25 Tl bedelli toplam 110.907,68 Tl faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı firma ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı şirketin davalı firmaya düzenlediği 02/10/2018 tarihli faturaların dikkate alınması durumunda davacı şirketin davalı firmadan 111.344,93 Tl alacaklı olduğu,
davacı şirketin davalı firmaya düzenlediği 02/10/2018 tarihli faturaların dikkate alınmaması durumunda davacı şirketin davalı firmadan 437,25 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir.
Davacı tarafından 02/10/2018 tarihli 65.334,43 TL bedelli fatura ile 02/10/2018 tarihli 45.573,25 TL bedelli faturaya ait çek listelere ve mal teslim belgelerinde adı geçen kişilerin davalının çalışanı olup olmadığı yönünden yapılan kolluk ve SGK araştırmasında Harun Sağlam dışındaki kişilerin davalının çalışanı olduğunun tespit edilemediği, davacı tarafından her ne kadar celse de tanık dinletmesini talep etmiş ise de davacının dava dilekçesinde açıkça tanık deliline dayanmadığı gibi davalının muvafakatı olmadığından tanık beyanları alınmamıştır.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı, faturaların düzenlendiği ancak bedelin ödenmediği ileri sürülmekle, taraflar arasında TTK m. 89. anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu anlaşılmakla davacının düzenlediği 02/10/2018 tarihli 65.334,43 TL bedelli fatura ile 02/10/2018 tarihli 45.573,25 TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığından davacının fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin ispatla yükümlüdür.
Davacı tarafından 02/10/2018 tarihli 65.334,43 TL bedelli fatura ile 02/10/2018 tarihli 45.573,25 TL bedelli faturaya ait çek listelere ve mal teslim belgelerinin sunulduğu bu belgelerden 07/11/2016 tarihli 314 ve 322 parti, 3.321, 74 TL, 3.406,35 TL bedelli malların davalı ... imzası ile bizzat teslim aldığı,
18/11/2016 tarihli 312 parti 3,300,56 TL bedelli malın ise davalının sigortalı çalışanı Harun Sağlam tarafından teslim alındığı anlaşılmakla 10.028,65 TL ile davalı defterlerinde kayıtlı cari hesap ekstresinde bakiye 437,25 TL alacak olmak üzere toplam 10.465,9 TL alacağın ispat edildiği anlaşılmakla alacağın 10.465,9 TL kısmı yönünden davanın kabulu ile itirazın iptali ile takibin devamına, davacının bakiye alacağının dava konusu faturalara ait çek listeleri ve mal teslim belgelerinde adı geçen kişilerin davalının yetkilisi ve çalışanı olduğunun sunulan deliller ile ispat edilemediğinden bu kısım yönünden davanın reddine,
davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulune, ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1646, K. 2020/624, 23 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama