KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/342
- Karar No
- 2019/210
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/03/2018
- Kararın yazıldığı tarih
- 20/02/2019
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin Peyzaj mimarı olup yapı ve inşaat projelerine Yapısal ve Bitkisel Peyzaj Uygulama Projesi, Peyzaj Aydınlatma Projesi, Sulama Sistemi Projesi hizmeti sağladığını, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki sebebiyle fatura kesildiğini, davalı aldığı hizmete karşılık tarafına kesilen faturalara itiraz etmediğini, davalının geçen süre zarfında borcunu ödemediğini, bu sebeple müvekkilinin alacağının tahsili için Bursa 10. İcra Müdürlüğü ...
E sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, davalının yapılan icra takibine 'asıl alacak miktarına, işlemiş ve işleyecek faiz oranına ve miktarına' şeklinde itiraz ettiğini, takibe konu faturaya itiraz etmediğini, davalının işbu itirazıyla, ticari ilşkiyi ve takibe konu faturayı kabul ettiğini, fakat borcun ödendiğine itfa veya ihmal edildiğine dair bir bilgi ve belge sunmadığından, takibe yapılan itirazın iptali ile, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; takip konusu faturanın muhasebe kayıtlarına intikal etmediğnii, davacı tarafça davalıya hiç bir mal ve hizmet verilmediğini, taraflar arasında ön görüşme yapıldığını ancak anlaşma sağlanmadığını, takip konusu mal ve hizmet satın alınmadığını, ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, mal ve hizmet almadıklarına ilişkin yemin ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
İcra dosyası, fatura, peyzaj projesi, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 15.000,00-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer Kanun'larda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır.
Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia, fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
Toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; her ne kadar mahkememize dava açılmış ise de; davacı ...'in mesleki ve ticari amaçla hareket etmesine rağmen tacir olmadığı, söz konusu uyuşmazlığın, her iki tarafın birden ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olmadığı, eldeki davanın Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan da olmadığı, dolayısıyla iş bu davaya bakmakta mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu (Yargıtay 20. HD. 2016/12902 E.-2016/12093 K.) vicdani kanaatine varılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/342, K. 2019/210, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama