KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/448
- Karar No
- 2019/281
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2019
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR Esas No : 2018 Karar No : 2019
Hakim : ... ... Katip : ... ...
Davacı : ... Vekili : Av. .. Davalı : ... - ... Vekili : Av. ... Dava : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) Dava Tarihi : 02/04/2018 Karar Tarihi : 18/02/2019 Kararın Yazım Tarihi : 18/03/2019
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle.
Davacı ...'ın çeşitli bankalardan çektiği kredileri zamanında ödeyememesi üzerine, aleyhine girişilen icra takipleri nedneyile bankalardan yeni bir kredi çekme imkanı bulunmamadığını, yoğun bir ekenomik sıkıntı içinde olan davacının Facebook üzerinden kredi çekmek isteyenlere yardım edileceğine dair bir reklam görmüş ve başlangıçta kendisini Bülent (gerçekte ...) olarak tanıtan kişi ile iletişime geçerek İstanbul/Bahçelievlerde bir simit evinde bulunduğunu,
kredi çekme olanağını kontrol edeceğinden bahisle davacının nüfus cüzdanını alıp buluşma yreniden ayrılan davalının yarım saat geri dönerek davacının kredi çekebilmesi için öncelikle mevcut kredi borçlarının kapatılması gerektiğini, bunun için ise kendisinin bildiği bir bankadan kredi çekerek söz konusu borçları ödeyebileceğini, ancak buna karşılık davacınnı kendisine 20.000,00 TL tutarında teminat niteliğinde bir bono vermesini talep ettiğini, davacının da söylenenlere inanarak dava konusu seneti düzenlenerek davalıya verdiğini, bu şekilde hileli yoldan eline geçirdiği bonoyla derhal icra takibi yapan davalı ...'in, 04/12/2017 günü,
davacıyı kendi arabasıyla Bakırköy Adliyesine götürdüğünü, davacının emekli maaşından her ay 1.300,00 TL'nin kesilmesine, davalının taahhüt ettiği davacıya ait kredi borçlarının hiç birinin ödenmemesi sonrasında, davalı ile whatsapp isimli program üzerinden konuşmaya çalışan davacı yazışmalar sonunda anlaşıldığını, bunun üzerine davacı ...'ın 07/12/2017 tarihinde Bursadaki icr atakibine konu borca itiraz ettiğini, ancak itirazının reddedildiğini, dolandıcılık konusunda şikayette bulunulduğunu, bu nedenlerle davacı ...'ın davalı ...'e hiçbir borcunun bulunmadığının tespitine, hile ile imzalatılan 15/10/2017 tarihli bononun iptaline,
davacı ...'ın emekli maaşından kesilen ve ... hesabına yatırılan 3.012,12 TL'nin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olduğu ancak yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. Dava, Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasına konu 28/11/2017 vade tarihli 20.000 TL bedelli bono sebebi ile borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; icra dosyası incelendiğinde alacaklı ... tarafından davalı ... aleyhine 28.11.2017 vade tarihli 20.000 T.L bedelli bono sebebi ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 04.12.2017 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği,
aynı tarihte borçlu tarafından icra müdürlüğüne sunduğu dilekçede maaşından kesinti yapılmasına muvafakat yazısı sunduğu borca bir itirazının bulunmadığını beyan etmiş, bu kez 07.12.2017 tarihli dilekçesi ile maaşından kesinti yapılmamasını talep etmiş, dosyanın derdest olduğu görülmüştür.Davaya konu senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi bedelin nakden ahzolunduğu yazılıdır.Davacı yanın iddiası ekonomik sıkıntı içerisinde olduğundan internet üzerinden tanıştığı davalının kredi borçlarını kapatacağından bahisle bononun teminat teşkil etmek üzere düzenlenerek davalıya verildiği,
ancak davalının kredi borçlarını kapatmadığı ve bonoyu takibe koyduğu noktasındadır.
Bu iddia davalı tarafından davacıda bono düzenlenmesi hususunda kasten yanlış bir kanaat uyandırması veya esasen mevcut olan yanlış kanaatin korunması ya da sürdürülmesi niteliğinde değildir ve aldatma tanımına uymamaktadır.(Yargıtay HGK 14.03.2018 tarihli 2017/19-897 esas,2018/464 karar sayılı ilamı) Davacının iddialarının aldatma kapsamında kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığından bunları ispat bağlamında tanık deliline de başvurulamayacağı anlaşılmaktadır.
Sözleşme teorisi ve güven ilkesi de dikkate alındığında davalının, şu veya bu nedenle kendisine tevdi edilmiş bulunan bononun teminat bonosu olduğu iddia ancak yazılı delille ispatlanabilir.Davacı usulüne uygun yazılı bir delil sunmadığı gibi, İİK 170/a-son fıkrası gözetildiğinde, borç davacı tarafından 04.12.2017 tarihli dilekçe ile kabul edildiğine göre senedin artık kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı iddiası değerlendirilemez.Tüm bu açıklamalar doğrultusunda davanın reddine dair karar vermek gerekmiş,
davacı adli yardımdan faydalanmakla ve dava sonunda haksız çıkmakla birlikte HMK 339/2 fıkrasında düzenlenen ''adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir.'' hükmü gereği yargılama giderlerinin tahsilinin davacının mağduriyetine neden olacağı kanaatine varıldığından davacının yargılama gideri ödemeden muaf tutulmasına dair karar vermek gerekmiş, tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/448, K. 2019/281, 18 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama