KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2020
- T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/870 Esas - 2020/878
- Esas no
- 2018/870 Esas
- Karar no
- 2020/878
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ... GIDA TURİZM TEKSTİL OTOMOTİV EMLAK İNŞAAT VE İNŞAAT MALZEMELERİ TELEKOMİNİKASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ..
- Vekili
- Av...... - Ulu Cad. Güler Sk. Banuşoğlu İş Hanı Kat:1 No:21 Osmangazi/ BURSA
- Davalı
- ...ANONİM ŞİRKETİ - ...
- Vekili
- Av. .... - Gülbahçe Mah. Dr.Sadık Ahmet Cad. Ulubatlı Hasan Bulvarı No:17-19 Evke Trade Tower K:14 D:57-58-59 Osmangazi/ BURSA
- Dava
- Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/07/2018
- Karar yazım tarihi
- 11/01/2021
Karar Metni
1.509 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile.
Müvekkilin işyerinde 04.12.2017 tarihine kadar davalı Bankaya ait 10279117 numaralı POS cihazı kullandığını, POS cihazının "Bloke Hesaba bağlı olarak” kullanıldığını, işlem bedellerinin Blokeli hesap gereği müvekkili hesabına bir ay sonra geçirildiğini, karşılık olarak hiçbir komisyon alınmadığını, 14.05.2014 tarihinden önce kullanmış olduğu blokeli hesabın pos üye işyeri numarasının 229231 olduğunu, 14.05.2014 tarihinden itibaren ise işlem tutarlarının müvekkilin bilgi ve talebi olmadan "ertesi gün” hesaba aktarıldığı ve hizmet karşılığı komisyon alınmaya başlandığını,
müvekkilinin bilgisi ve talebi olmadan bu şekilde komisyon kesintileri yapılarak müvekkilinin maddi zarara uğratıldığını, müvekkilin, tespitini yaptığı bu husus hakkında, 20.11.2017 tarihinde davalı şirkete müracaatta bulunduğunu, konu hakkında tarafına bilgi verilmesini istediğini, ancak bilgi verilmediğini, 12.02.2018 tarihinde bankaya yeniden müracaat edilerek haksız yere kesilen komisyon bedellerinin iadesinin talep edildiğini, iade edilmediği takdirde dava açılacağı konusunda uyarıda bulunulduğunu, davalı bankanın 27.02.2018 tarihli cevabi yazısında hukuki dayanaktan yoksun cevaplar verildiğini,
*faaliyet bitişi sebebiyle* komisyonlu hesabın müşteriye sunulduğunun belirtildiğini, müvekkilini maddi olarak zarara uğratacak hesap türü değişim işleminin bankanın kendi inisiyatifinde karar verebileceği bir husus olmadığını, müvekkilin bu hesabın değiştirilmesine onay verdiğine dair yazılı veya sözlü hiçbir beyanının bulunmadığını, kaldı ki davalı şirketçe taraflarına verilmiş olan cevaba karşılık 03.04.2018 tarihli dilekçe ile komisyonlu hesabın açılmasına ilişkin müvekkilinin beyanını içerir bir ses kaydının veya imzalı sözleşme örneğinin gönderilmesinin istendiğinde banka tarafından kendilerine hiçbir cevap verilmediğini,
bu durum da göstermektedir ki *davalı şirketin hukuka aykırı, keyfi bir yolla müvekkili maddi zarara uğrattığı ve haksız kazanç sağladığı*” açıklanarak, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi zararlarının kesinti tarihi olan 14.05.2014 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile.
Öncelikle *Yetki* itirazında bulunulduğunu, davaya bakmakta İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle davanın usulen yetkisizlik nedeniyle reddinin gerektiğini, Davacı ile Banka arasında 16.08.2012 tarihli GKS imzalandığını, GKS kapsamında Bankaya ait POS cihazının davacının kullanımına sunulduğunu, davacının beyanına göre POS cihazı kullanım sisteminde 14.05.2014 tarihinde değişiklik yapıldığını, davacının basiretli bir Tacir olarak hesaplarını incelemediği ve değişikliği bilmediğinden bahsedilemeyeceğini, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunulduğunu,
bunca süredir yapılan sistemsel değişikliğe itiraz etmeyerek zımnen kabul etmiş sayıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, reddinin gerektiğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını, davalı banka müşterisi davacının 229231 üye işyeri numarası ile blokeli olarak kullanmış olduğu pos hesabının 14.05.2014 tarihinde faaliyet bitişi sebebiyle iptal edildiğini, 1027917 üye işyeri numaralı pos cihazının ise 06.05.2014 tarihinde komisyonlu olarak davacının kullanımına sunulduğunu,
davacının iddia ettiği gibi blokeli kullanımdan komisyonlu kullanıma geçiş ve hesap türünün değişmesi nedeni ile alınan bir komisyonun söz konusu olmadığını, tahsil edilen komisyonun taraflar arası imzalanan sözleşmeye uygun olduğunu, davalı bankadan tüm sözleşme ve delillerin celbi ile de bu durum açıkça ortaya çıkacağını, davacı uzunca yıllardır sözleşmeye uygun edimini ita etmesine rağmen yıllar sonra komisyonun iadesini istemesinin kötü niyetli olduğunu, davacının iş bu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı her ne kadar bir zararının oluştuğu iddiasında ise de,
davacının alacağına blokeli ulaşması ve bankaca komisyon alınması arasında fark olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle yetki ve: zamanaşımı sebebiyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
KANITLAR
İcra dosyası, GKS, banka kayıtları, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve yapılan işlemler neticesinde davacı tarafın maddi zararının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne kadar olduğunun tespitine ilişkindir.
Mahkememizce, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması ve komisyon bedellerinin tespiti yönünden, bankacı bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Alınan 01/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Davacıya ait POS hesabının Komisyonlu Uygulamaya geçildiği tariften itibaren hesap hareketlerinin basılı olarak dosyaya sunulması, 1027917 No.lu yeni İşyeri Numarası ile davalı ile yeni bir İşyeri Sözleşmesi imzalanmış ise, bu sözleşmenin tam metni, *Blokeli Sistem* den *Komisyonlu Sistem* e geçiş ile ilgili davalıdan alınan bir talimat var ise dosyaya sunulması halinde konu, bir ek raporla yeniden ele alınacağı bildirilmiştir.
Mahkememizce; gelen müzekkere cevapları doğrultusunda yeniden bir değerlendirme yapmak üzere dosyanın bankacı bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Alınan 27/02/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; Haziran 2014 ve Dava Tarihi arasındaki *Aylık Pos Hesabı Ekstrelerinin* temini gerektiği, diğer taraftan; sözkonusu hesap ekstrelerinin davacı müşteriye hangi kanalla iletildiği konusunda da açıklama yapılması gerektiği, Örneğin hesap ekstrelerinin her ay düzenli olarak davacı müşteriye gönderilip gönderilmediği, gönderiyor ise teslim evrakları, Mail Yoluyla göndertiliyor ise buna ilişkin belgelerin dosyaya sunulması gerekmektedir. Ayrıca; davacının İnternet Şifresi alıp almadığı, aldı ise hangi tarihte aldığı konusunun belgelendirilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyanın önceki bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Alınan 23/10/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda. Komisyonlu uygulamaya 12.06.2014 tarihinde geçilmiş ve son komisyon kesintisi 22.12.2017 tarihinde yapıldığı, Arada 3,5 yıl gibi uzunca bir süre Üye İşyeri olarak çalışmaya devam etmesine karşın 02.07.2018 tarihinde huzurdaki alacak davasının açılması.
Üye İşyeri zararına ilişkin olarak ileri sürülen gerekçelerin geçerliliği hakkında ciddi şüphe uyandırmadığı, davalı bankanın olumsuz olarak değerlendirdikleri hatalı uygulamasına karşın, 3,5 yıl fiilen yürütülen uygulamaya itiraz etmeyen davacının huzurdaki davayı ikame etmesi, fiili durumdan kazanım elde etmeye çalıştığı izlenimi uyandırmadığı, söz konusu uzun süreçte uygulamadan haberdar olunmamasının mümkün olmayacağı cihetle, davacı tarafından yazılı olmasa da kabul görmüş bir uygulama nedeniyle zarara uğradığı gerekçesiyle yasal yollara başvurulması, iyiniyet kuralları ile de bağdaşmadığı kanaatinde olduğu,
davacının *Zarar* olarak nitelendirdiği komisyon; bankadan aldığı hizmetin karşılığı ödediği bir bedel olduğu, zarar olarak mütalaası doğru olmadığı, komisyonlu uygulamaya geçilmesinden itibaren 3,5 yıl gibi uzun bir süre geçmesi dikkate alındığında, davacının *Kabulü* de sözkonusu olduğu, aksi halde Üye İşyerinin POS cihazını iade ederek, çalışmayı sonlandırması gerekirdi ki, somut olayda davacının bu yola başvurmadığı açık olduğu, tacir olan davacının basiretli bir tacir gibi davranma zorunluluğu olduğu, davacının bu zorunluluğun yerine getirilmesinde hatalı davrandığı, bankaların;
tacir olan veya olmayan kişilere verdiği hizmet karşılığında ücret isteme hakları bulunduğu, somut olayda davalı banka; verdiği hizmetin karşılığında *komisyon* geliri sağlamış bulunduğu, diğer bir deyişle; davalı banka tarafından hizmet karşılığı olarak alınan yasal bir komisyon, davacı tarafından aldığı hizmet karşılığı ödediği bir bedel, sözkonusu olup, kart işlemlerinden kaynaklanan komisyon ödemelerinin zarar olarak mütalaasının doğru olmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 12/11/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi sunduğu, davalıya tebliğ edildiği görüldü. Davacı taraf, davalı banka tarafından tahsis edilen POS hesabının blokeli (komisyonsuz) olarak çalışmaktayken kendisinin bilgisi ve talebi olmadan komisyonlu sisteme geçirilerek kesinti yapılmak suretiyle zarara uğradığını iddia edip alacak davası açmıştır.
Taraflar arasında imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesine göre " Üye işyeri komisyonu ödemeksizin harcama tutarlarının hesabına alacak kaydedilmesi talep edildiği takdirde; toplam alışveriş tutarı üzerinden XIII. Bölümde belirtilen ödül oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak ödül tutarı alışveriş tarihini takip eden ilk iş günü firma hesabından tahsil edilecek, kalan tutar ise XIII. bölümde belirtilen bloke gün sayısı sonunda Firmaya ödeneceği" kararlaştırılmıştır.
Üye İşyeri Sözleşmesi, blokeli (komisyonsuz) veya komisyonlu çalışma tercihini üye iş yerine bırakmaktadır. Davacı şirket başından beri blokeli olarak çalışmaktadır. Davacının talebi olmadan hesap süresinin dolduğunu gerekçe göstererek komisyonsuz sisteme geçilmesi taraflar arasındaki imzalanan sözleşmeye uymamaktadır. Taraflar arasında yeni bir sözleşmede imzalanmamıştır.
Bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, blokeli veya komisyonlu çalışma tercihini bankalar üye iş yerine bırakmaktadır. İş yerinin talimatı olmadan değişiklik yapmak mümkün değildir. Davalı banka, dosyaya üye iş yeri talimatı olduğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunmamıştır. Blokeli sistemden komisyonlu sisteme geçiş ile ilgili olarak herhangi bir talimatı olmadığı da bildirilmiştir.
Standart komisyonlu peşin çalışma koşullu profili blokeli sisteme geçildiği tarihten itibaren 22/12/2017 tarihine kadar 847.501,10 TL tutarında işlem yapıldığı, bu işlemlerle ilgili olarak 15.096,88 TL komisyon tahsil edildiği tespit edilmiştir.
Davalı banka tarafından üye iş yerinin talimatı olmadan blokeli sistemden, komisyonlu sisteme geçirmek suretiyle sözleşmeye aykırı davrandığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ........ · ¸E-imzalıdır. Hakim ...... · ¸E-imzalıdır. Davacı gideri ; · 500,00 TL bilirkişi gideri, · 96,20 TL tebligat posta gideri · 596,20 TL toplam gider Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. · Aslının aynı olduğu tasdik olunur. · Katip ..... · ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/870, K. 2020/878, 17 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama