KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/880
- Karar No
- 2018/1050
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2018
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2018
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ...
- Kayyım
- ... (...)/
- Dava
- Kayyım tayini
- Dava tarihi
- 03/07/2018
- Karar yazım tarihi
- 18/09/2018
Karar Metni
1.119 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan kayyım tayini davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin %99,97 hissesine sahip bağlı ortaklığı bulunduğundan, tüm idari, yönetim ve finansal yapısı, finansal işlemleri ile yönetim ve temsilin teşekkülünün müvekkili şirketi etkilediğini, müvekkili şirket hisselerinin önceki ve hali hazırda yönetim kurulu üyesi bulunmayan ... nedeniyle SPK tarafından Yakın İzleme Pazarına alındığını, bu nedenle piyasaya ve yatırımcılara karşı zor durumda kaldığını, müvekkili şirketin eski imza yetkilileri ve özellikle eski yönetim kurulu üyesi ... hakkında birçok cezai ve hukuki süreç başlatıldığını,
müvekkili şirketin itibarının ve yatırımcılarının güveninin yeniden kazanılması ve şirket hisselerinin Yakın izleme Pazarından çıkarılarak tekrar ana pazarda işlem görmesinin sağlanması amacıyla şirketin 15/09/2017 tarihinde yapılan 2015-2016 yılı olağan genel kurul toplantısında ...............................ın şirket yönetim kurulu üyeliklerine 2019 hesaplarının görüşüleceği olağan genel kurul toplantısına kadar görev yapmak üzere seçildiklerini, önceki dönem yönetim kurulu üyelerinden ...'ın da yeni dönemde yönetim kurulu üyesi olarak seçilmediğini,
ayrıca şirketin her konuda ve en geniş şekilde hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın yönetim kurulu başkanı ...'in şirket ünvanı altında atacağı münferit imzası ile temsil ve ilzam edilmesine karar verildiğini, bu kapsamda imza yetkileri ve yetkililerinin de değiştiğini, müvekkili şirket eski yönetim kurulu üyesi ...'ın hali hazırda davalı şirket yönetim kurulu üyesi olup bu durumun müvekkili şirketi gerekse davalı ... zor durumda bıraktığını, SPK tarafından verilen talimatların ve yapılması gereken işlemlerin gereği gibi yerine getirmesine engel teşkil ettiğini, bu nedenle SPK tarafından hakkında birçok yaptırım uygulanan ,
hukuki ve cezai süreç başlatılan yönetim kurulu üyesinin davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görevine devam etmesi, gerek müvekkilini gerekse davalı şirketin menfaatleri gerekse SPK talimatlarının yerine getirilmesi bakımından önem taşıdığını, genel kurulun yapılması talep edilmesine karşılık halen 2017 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılmadığını, şirketin 2017 olağan genel kurulu yapılarak,
yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile şirketin temsil ve ilzam yetkilerinin belirlenmesine ve belirtilen gündem ile genel kurulun derhal toplantıya çağırılmasına yönelik olarak davalı şirket yönetim kuruluna ve yönetim kurulu başkanı sıfatıyla ...'a ihtarname gönderilmesine karşılık olumlu cevap verilmediği gibi genel kurulun toplantıya çağrılmadığını,
müvekkili şirketin statüsü gereği davalı şirketin yapmış olduğu işlemlerde SPK 'nın gözetim ve denetimi altında olduğundan müvekkili şirketin SPK ve yatırımcılar karşısında itibarını yeninden tesis edilebilmesi için davalı şirket nezdinde gerekli ve iyileştirici tedbirlerin alınması için davalı şirketin 2017 yılı olağan genel kurul toplatısının belirlenen gündem ile yapılması,genel kurulun toplantıya çağrılması, gündemi düzenlemek üzere şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili şirketin davacı şirkete bağlı şirket olup, kurulduğu günden bu yana hem davacı şirket için değer artışı sağlayıp hemde genel risk dağıtımı sağlaması nedediyle bağlı şirket olarak faaliyetini sürdürdüğünü, davacı şirket nezdinde ekonomik darboğaz yaşanması,
sermayesinin halka açık olması sebebiyle davacı aleyhine SPK nezdinde bir takım yasal süreçlerin başlamasına neden olduğunu, devam eden takiplerde davacının kendi lehine sonuç alamadığını, en son çare olarak yaşanan ekonomik sıkıntıları gerekçe göstererek aleyhlerine dava açtıklarını, söz konusu darboğazın ve SPK nezdinde açılan davaların müvekkili şirket faaliyetleri ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacı iddialarının yerinde olmadığını, davacı şirket yetkilisinin haksız ve hukuka aykırı olarak şirket makamını işgal ettiğini,
sözleşmesel edimlere aykırı olarak elinde tuttuğu hisselerini şimdi de müvekkili şirketi ele geçirmek üzere kullandığını, davacı tarafından genel kurul talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini belirterek, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava, TTK 67 maddesi atfıyla 411,412 maddelerine dayalı davalı şirketin 2017 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılması için kayyım atanması istemine yöneliktir.
TTK 409/1maddesinde;olağan genel kurulun her faaliyet döneminin sonundan itibaren 3 ay içerisinde yapılması gerektiği düzenlenmiştir.
TTK 412 maddesinde;"pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından red edildiği veya isteme yedi işgünü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde,aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi karar verebilir.Mahkeme toplantıya gerek görürse gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyum atar.Kararında kayyumun görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir.Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir.Bu karar kesindir."şeklinde düzenlenmiştir.
Davalı şirketin ticari sicil kayıtları celp edilmiş, incelenmesinde; şirketin 7.500.000 hissesinden 7.497.974 hissesinin davacı ...Ş'ye, 93 hissesinin ...'a, 60 hissesinin ...'a, 991 hissesinin ...'e,814 hissesinin ... Holding A.Ş'ye ait olduğu,şirketin en son 2014-2015-2016 yıllarına ait genel kurul toplantısının 11/09/2017 tarihinde yaptığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından Beşiktaş 19.Noterliğinin 08/06/2018 tarih ve 14161 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketin genel kurul toplantısının yapılmasının talep edildiği anlaşılmıştır.
Davacının olağan genel kurul toplantısının yapılmasını istemesi yasadan kaynaklanan bir hakkı olup,gündem konuları da dikkate alındığında bu toplantının yapılması davalı şirketin lehinedir ve hakkın kötüye kullanılmasından söz edilemez.
Yine davalı vekili tarafından İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ... Yatırım holding A.Ş'ye ve ...'e karşı pay defterinin düzeltilmesi davası açıldığı bu nedenle davanın sonucunun beklenilmesi talep edilmiş ise de,bu davanın konusunun farklı olduğu,hisse iptali ile ilgili dava olsa bile yasanın belirlediği süre içerisinde genel kurul toplantısının yapılmasına engel olamayacağı gibi kaldı ki bu dava görülmekte iken 2014-2015-2016 yıllarına ait genel kurul toplantısının 11/09/2017 tarihinde yapıldığı gözönüne alındığında davalının bekletici mesele yapılması talebi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere TTK 409/1 ve TTK 412 maddeleri uyarınca koşulları oluştuğundan davacının,davalı şirketin 2017 yılı genel kurul toplantısı çağrısının yapılması için kayyum atanması talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/880, K. 2018/1050, 10 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama