KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/895
- Karar No
- 2018/1605
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2018
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/07/2018
- Karar yazım tarihi
- 17/12/2018
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin davalı borçludan olan alacağının tahsili amacıyla Bursa 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun Bursa 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış oludğu borca ve borcun ferilerine ilişkin itirazları neticesinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlunun 04/06/2018 tarihli borca ve borcun ferilerine ilişkin itirazının yersiz olduğunu,
idavalı borçlu adına ... ve ... tarafından davacı müvekkili şirket adına Yunus Emre Koşar'ın icra takibine konu faturada teslim eden imzası bulunan şirket yetkilisi hesabına mantolama açıklaması ile bir kısım ödemelerin gönderildiğinin görüldüğünü, yapılan bu ödemelerin de taraflar arasındaki hukuki ve ticari ilişkiye delil teşkil ettiğini, davalı borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle asıl alacağın %40ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, taraf beyanları, Bursa 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, Yıldırım Vergi Dairesi BS formu, taraflar arasındaki sms görüşmeleri, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;,
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir.
Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı tarafından davalının evine yapılan inşaat işleri sebebiyle icra takibine konu faturada belirtilen ödenmeyen hak ediş alacağının olduğunun ileri sürüldüğü, uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayandığından yukarıda açıklandığı üzere alacak davasının mutlak ticari davalardan olmadığı açıktır.
Diğer yandan davanın nispi ticari dava olması için her iki tarafın tacir olup yapılan işin tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin bulunması zorunludur. Bu durumda davacının sermaye şirketi olup tacir olduğu, davalının ise gerçek kişi olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların beyanları ile davalının tacir olmadığı, yapılan işin davalıya ait eve yapıldığı ticari işletmeyi ilgilendirmediği, düzenlenen fatura içeriği gereği davalının tacir olmadığı sabit olduğundan açılan davanın nispi ticari davada sayılamayacağından mahkememizin görevsizliğine Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/895, K. 2018/1605, 11 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama