KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/192
- Karar No
- 2020/467
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2020
- Esas no
- 2019
- Karar no
- 2020
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ..
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ..
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/03/2019
- Karar yazım tarihi
- 12/10/2020
Karar Metni
1.054 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı tarafın organizasyon işlerini yaptığını ve organizasyon malzemelerini üstlendiğini, borçlunun borca süreci uzatmak için itiraz ettiğini, itirazdan sonra ise tarafımızı bertaraf etmek gayesiyle müvekkille anlaşarak borcu haricen ödediğini, alacağın tahsili için zorunlu arabuluculuk yoluna gidildiğini ve anlaşamadıklarını, fazlaya ilişkin ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalı asıl alacağı ödemesine karşın avukatlık ücreti, yargılama giderleri, faiz ve ferilerini vb. icra dosyasından kaynaklanan alacakları ödemekten kaçındığını ve davayı açma zaruretlerinin doğduğunu,
tüm bu nedenlerle, davanın kabulünü, davalının Bursa 1. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı icra dosyasına haksız ve kötü niyetli, hukuki dayanaktan yoksun, borca, yargılama giderlerine, faize, ferilerine ilişkin itirazın iptali ile takibin devamını, takibin konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirket tarafından müvekkili aleyhine Bursa 1. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip yolu ile icra takibi başlatıldığını, iş bu takibe yasal süresi içinde itiraz edildiğini ve yasal takibin durduğunu, iş bu davanın reddini talep ettiklerini, şirket kayıtlarında böyle bir borcun bulunmadığını, davacının müvekkil şirket ile çalışmalarının olduğunu, ödemelerinin yapıldığını, davacı tarafça bahsedilen ödemelerin cari hesaba mahsuben yapılan ödemeler olduğunu, tüm bu nedenlerle, davanın reddini, icra takibinin iptalini, takibin konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
KANITLAR
İcra dosyası, faturalar, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 113.634,00-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Alınan 16/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerine göre 14.09.2018 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 424.178,31 TL alacaklı göründüğü, ancak davacının takip tutarının yukarıda dökümü bulunan 13 adet fatura tutarı 113.634,00 TL olduğu, davacı vekilinin dosyasına sunduğu ödeme dekontları incelendiğinde ödemelerin tamamının takip tarihinden sonra yapıldığı, davalıya ait 2018 yılı ticari defterlerinin, açılış beratlarının T.T.K’nun 64. ile 213. sayılı V.U.K.’nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu,
2018 yılı defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu 2018 yılı ticari defterinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, davalının ticari defterlerine göre 14.09.2018 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 110.685,00 TL alacaklı göründüğü, davalının takip tarihinden sonra muhtelif tarihlerde toplamda 110.685,00 TL ödeme yaptığı, taraflar arasındaki mutabakatsızlığın incelenmesinin 4. maddede açıklandığı, takip tarihinden sonra yapılan ödemeler incelendiğinde;
davalı ticari defterlerine göre davalının takip tarihinde davacıya 110.685 TL borçlu olduğu, takip dosyasına sunmuş olduğu 25.09.2018 tarihli itiraz yazısı sunulduğunda da bu borcun var olduğu, bu durumda davacının talebi olan % 20 icra inkar tazminatı hususunda takdirin sayın mahkemeye ait olacağı, davacının takip evrakında;”TBK 100 mad. gereğince kısmi ödemeler öncelikle varsa işlemiş faiz, masraf ve fer’ilere mahsup edilecektir” bildirimi gereği davalının yapmış olduğu ilk ödemeden dosya masraf, faiz ve fer’ileri düşüldükten sonra kalan bakiyenin asıl borçtan düşülmesi gerekeceği,
davacı ile davalı arasında yapılmış yazılı bir sözleşme mevcut olmamakla birlikte, tarafların ticari defterlerine göre ticari ilişkininin mevcut olduğuna dair kanaatimin oluştuğu, Bursa 1. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyası incelendiğinde davacı tarafından takip tarihine kadar faiz talebi olmaması nedeniyle tarafımdan faiz hesaplamasının yapılmadığı bildirilmiştir.
Dava açılmadan önce ancak davalının takibe itirazından sonra asıl alacak miktarı ödenerek uyuşmazlık konusu olmaktan çıkmıştır. Eldeki davada çözülmesi gereken husus takipte davacının talep edilen borcun ferileri yönünden hukuki yararının bulunup bulunmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği meselesidir.
Davalı taraf takibe itiraz ederek kendi lehine takibi durdurmuş olmasına rağmen daha sonra borcun asıl alacak miktarını ödemiştir.Borç miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmadığından alacağın likit olduğu da kabul edilmelidir. Ödeme yapan davalı borcu kabul etmiştir. O halde takibe itirazı baştan beri haksızdır. Maksadı icra takibini geciktirmektir. Nitekim takibe itirazında borcu tamamen inkar etmiştir. Dolayısıyla icra inkar tazminatının şartları oluşmuştur.
İcra inkar tazminatına hükmetmek için takibe itiraz edilmiş olması ve itirazın haksız olmasının yanında alacağın muayyen bulunması yeterlidir. Somut olayda bu şartlar gerçekleştiği için icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İtirazın iptali davasının konusunun asıl alacak, ferileri, icra harç ve masrafları ve icra vekalet ücretini kapsadığı, bu anlamda davacının borcun tüm bu ferileri yönünden takibe devam etmesinde hukuki yararının bulunduğu da tartışmasızdır.
Bu nedenlerle davanın kabulü ile; davalının Bursa 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, alacak aslı takipten sonra ödendiğinden ödemenin icra dairesince nazara alınarak takibin yalnızca ferileri yönünden devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸E-imzalıdır. Hakim ... · ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/192, K. 2020/467, 1 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama