KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/226
- Karar No
- 2019/1440
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2019
- Esas no
- 2019
- Karar no
- 2019
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Ticari Şirket Genel Kurul Kararının İptali
- Dava tarihi
- 21/03/2019
- Yazım tarihi
- 11/11/2019
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 21/12/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 5.maddesinde şirketin kar ettiği iddiasıyla vergiler ve yasal kesintiler ayrıldıktan sonra geri kalan karın olağanüstü yedeklere aktarılmasına karar verilmiş ise de, davalı şirketin kar etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablolarının gerçeği yansıtmadığını, öncelikle müvekkili şirketin çıkma bedelinin ödenmesi hususunun görüşülmesine karşılık karın olağanüstü yedeklere aktarılması yönünde karar alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacı şirketin yabancı şirket olması nedeniyle teminat alınmasına karar verilmesi ile davanının reddini talep etmiştir.
KANITLAR
Davalı şirket sicil dosyası, bilirkişi raporu, ticari defterler,
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Davacı, davalı şirketin hissadarı olup, şirketin 21/12/2018 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların iptali amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin Alman Şirketi olması ve Almanya devleti ile aramızda karşılıklılık anlaşması bulunduğundan davalının davacıdan teminat alınması talebi yerinde görülmemiştir.
Taraflarca gösterilen kanıt ve belgeler toplanmış, davalı şirketin sicil dosyası getirtilerek incelenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor aldırılmıştır.
Alınan 20/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirkete ait 2017 yılı gelir tablosu hesaplarının defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda net karın 296.752,07 TL olduğu, davalı şirketin 2016-2017 yılı faaliyetlerinde brüt karlık ve net karlılık oranlarının yaklaşık oranlarda olduğu , 2017 yılı karlılığında normal faliyeti dışında 193.049,42 TL 'lik kur farklarından kaynaklı karın olduğu yani kararın hepsinin faaliyet karı olmadığı, 2016 yılında 4.424.115,88 TL brüt satışlarının 2017 yılında 7.580,722,46 TL 'sine yükselmiş olduğu, bu durumda şirketin karlılık rakamının artmış olmasında olağanüstü bir durum olmadığı,
şirketin 2010-2011-2012 -2013 ve 2014 yıllarında zarar ettiği , 2015 yılı sonrasında şirketin karlılık durumuna geçtiği ancak bu karlığın öz varlığa toplamda 2017 yılına kadar olan dönemde katkısının 149.345,01 TL olduğu, davalı şirketin 2018 şubat ayından sonra gayri faal duruma düştüğü ve dava konusu şirketin gayri faal olduğu bir dönem olan 21/12/2018 tarihinde yapılmış olduğu,
davalı şirkette 2017 yılı toplamında aylık 26 kişi çalıştığı, rapor tanzim tarihinde davalı şirketin faaliyetine ofis olarak kullanılan bir alanda gayri faal olarak devam ettiği, rapor tarihi itibarıyla şirketin gayri faal olması ve gayri faal durumunun devamı halinde ileriki yıllarda beklenen bir karlılık durumunun olmayacağı,
şirketin gayri faal kalması veye tasfiye sürecine girmesi halinde şirketin yeni bir kaynak yaratılana kadar işletme sermayesine ihtiyaç duyacak olması gibi nedenlerle 2017 yılı karının dağıtılmayıp olağanüstü yeder akçe olarak bırakılmasında şirket mevcut durumuna aykırılık olmayacağı görüş ve kaanatinin bildirildiği görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporu kapsam ve nitelik itibarıyla hüküm vermeye yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kanıt ve belgeler, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin gayri faal olması ve gayri faal durumunun devamı halinde ileriki yıllarda beklenen bir karlılık durumunun olmayacağı, şirketin gayri faal kalması veye tasfiye sürecine girmesi halinde şirketin yeni bir kaynak yaratılana kadar işletme sermayesine ihtiyaç duyacak olması gibi nedenlerle 2017 yılı karının dağıtılmayıp olağanüstü yedek akçe olarak bırakılmasında şirket mevcut durumuna aykırılık olmayacağından, şirketin 21/12/2018 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 5 nolu karar ile , karın olağanüstü yedeklere aktarılması yönünde karar yerinde görüldüğünden talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/226, K. 2019/1440, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama