KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2020
- Esas no
- 2019/804
- Karar no
- 2020/808
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - T.C.N.... - Beşevler Mah. Bilginler Cad. Babakent Sit. B Blok N:48 Nilüfer/BURSA
- Vekili
- Av. ... - [16002-00666-....] UETS
- Davalı
- ... - ... Odunluk Mah.Akademi Cad.D Blok Apt.N:6 D/38 Nilüfer/BURSA
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/08/2019
- Karar yazım tarihi
- 30/12/2020
Karar Metni
1.249 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin Medyatik Reklam Yönetimi isimli reklam ajansı işletmekte olup dava dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz cari hesap ekstresinde de görülen muhtelif işler nedeniyle davalı şirketten alacaklı bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı şirketle yapılan görüşmelerde alacağın tutarında da mutabık olunmasına rağmen uzun süre ödeme yapılmadığını, davalı şirket yetkilisi ... ile müvekkilimiz arasında alacağın miktarı konusunda geçen bir diyaloğu sunduklarını,
davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine müvekkilimiz tarafından Bursa 24. Noterliği'nin 19/04/2019 tarih ve 11110 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, davalı şirket mezkur ihtarnameye Bursa 24. Noterliği'nin 03/05/2019 tarih ve 12509 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle;
herhangi bir borçlarının bulunmadığı yönünde cevap verdiğini, önceki dönemlere ait olup herhangi bir şerh düşülmeksizin muhasebeleştirilmiş olan birkaç fatura, yeni tarihli iade faturası kesilerek müvekkilimize gönderildiğini, müvekkilimize gönderilen iade faturaları da müvekkilimiz tarafından Bursa 24. Noterliği'nin 16/05/2019 tarih ve 13804 yevmiye numaralı işlemiyle iade edildiğini, müvekkilinin alacağı sabit olmasına rağmen hukuki süreç başladıktan sonra davalı taraf, hukuka aykırı şekilde cari hesabı düşürme gayreti içerisine girerek borcunu reddettiğini,
kaldı ki taraflar 01 Şubat 2019 tarihli mail yazışmalarıyla ekli cari hesap ekstresi üzerinde mutabakat sağladıklarını, davalı tarafa gönderilen ihtarnamelerden sonuç alınamaması üzerine, Bursa 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/...
E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmışsa da davalı tarafın kötü niyetli itirazı üzerine icra takibi durdurulduğunu, davalı tarafın itirazının iptali amacıyla tarafımızca dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup davalı şirket yetkilisinin Bursa Arabuluculuk Bürosu'nun 2019/1811 numaralı dosyası kapsamında yapılan toplantıya katılmaması sonucunda anlaşmama belgesi düzenlendiğini, davalı şirketin itirazı haksız olup alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetle yapılmıştır.
Borçlunun yapmış olduğu itiraz üzerine takip durduğundan, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, Bursa 4. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı icra takip dosyası, arabuluculuk tutanağı, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 23/05/2019 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 11/06/2019 tarihinde borca itiraz etmiştir.
Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 28/09/2020 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacının takibe dayanak gösterdiği cari hesap ekstresinin bakiyesinin takip tutarı kadar yani 14.707,60 TL olduğunu, ancak defter kayıtlarına göre davacının davalıdan görünen alacağı 13.232,60 TL olduğunu, esas alınması gereken tutarın defter kayıtlarında görünen tutar olan 13.232,60 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere yasal sürenin verildiği, davetiye gönderildiği ancak, davalının ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere. 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır.
Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5.
(6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220.
(HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır.
Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222.
(6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalı şirkete mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220.
Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 28/09/2020 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmediğinden davalının takip tarihi itibariyle 13.232,60TL davacıya borçlu olduğunun ispat edildiği anlaşılmakla talebin sübut bulan bu kısmı yönünden davanın kabulu ile bakiye kısmın reddine, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu,
icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile davalı tarafın 7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-11. Maddesi uyarınca arabuluculuk toplantısına katılmadığından yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. · Aslının aynı olduğu tasdik olunur. · Katip ... · ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/804, K. 2020/808, 2 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama