KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/537
- Karar No
- 2025/391
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Esas no
- 2021/
- Karar no
- 2025/
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
2.028 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
: 2- VEKİLİ : Av.
DAVALI
VEKİLİ : Av.
DAVA
Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/09/2015
KARAR TARİHİ : 16/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... çalıştıkları sırada davalının resmi vekili olan eşi ...'a 58.480 USD'si banka havalesiyle, bakiyesi elden olmak üzere 150.000 USD'nin üzerinde para gönderildğini ve ...
Makine Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'nin kuruluşundan itibaren eşit olarak oldukları zannıyla hisselerine karşılık nakdi ödemelerde bulunduklarını, bilahare müvekkilerin yıllarca resmi devir talebini oyalayan davalı ...'ın hem eşi hem de davacıların ağabeyi olan ...'ın noter aracılığıyla temsile yetkili davalı ...'ün resmi vekili sıfatıyla 22/11/2011 tarihli belge tanzim ederek müvekkillerin hak ve alacaklarına karşılık olmak şirketteki mevcut hissesinin ancak yüzde ellisinin yani yüzde yirmi beşer payla müvekkilerin hakkı olduğuna dair müvekkilere yazılı ve imzalı belge verildiğini,
müvekkillerine verilen belgeye istinaden noter aracılığıyla ihtarda bulunulduğunu, davalı ...'ın müvekkilerin şirketteki payını resmi olarak devretmeyeceğini cevabi ihtar ile ifade ettiğinden ve konuyla böylelikle mutalli olunduğundan şirketteki payının yarısını oluşturan bedeli talep etmek gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla tutanak tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 10.000,00 TL sinin davalıdan alınması ile müvekkillere ödenmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davacılar vekil 24/02/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle; davanın değerini 267.862,42 TL artırarak 277.862,42 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davacılar arasında dava dışı ... sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti ne ilişkin bir ortaklık anlaşması yapılmadığını, böyle bir anlaşma yapılmışsa bile müvekkilinin bilgisi ve izni dışında olduğunu, dava dilekçesindeki noter ihtarıyla ilgili iddiaları kabul etmediklerini, inançlı işlem ile gizli ortaklık iddiasının işlemin taraflarınca iddia edilmesi halinde yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, davalı tarafça inançlı işlem iddiasına dayanak tutulan tutanağın içeriği,
dava öncesi 12/08/2015 tarihli ihtarname ve buradan hareketle düzenelen 07/09/2015 tarihli dava dilekçesi beraber incelendiğinde müvekkilin şirket ortaklığının kuruluşu aşamasından itibaren bu inançlı işlemin yapıldığı ve müvekkilin şirket hissesinin %50'si yönünden davalılar adına ortaklığı bulunduğu iddia edildiğini, dayanak tutulan belgenin 22/09/2011 tarihli olup dava dışı vekil ...'ın 05/05/2009 tarihinden itibaren müvekkiline vekalet etmeye başladığını, müvekkilin şirket ortaklığının başlangıcının ise tarihli olduğunu,
dolayısıyla davacı tarafın yaklaşık 16 sene önceki bir anlaşmanın yazılı delilini o dönemde vekil olmayan ve sonradan vekil olan dava dışı şahsın vekaleten imzaladığı bir belgeye dayandırmadığını, açıklanan nedenlerden dava dışı şahsın vekil olmadığı dönemde gerçekleşen böyle bir işlemin varlığını taraf olarak müvekkil adına kabul etmesi hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava, davacılar ve davalı arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasıdır.Mahkememizce ispatlanamayan davanın reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine ...
Bam 5.HD'nin 17/06/2021 tarih, 2019/ E. 2021/ K.sayılı ilamı ile "...Yerel mahkemece öncelikle yapılması gereken iş, davacılar ve davalının tacir olup olmadığını tespit ederek davada görevli olup olmadığını belirlemek, tarafların tacir olmaması halinde adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi, aksi halde ise yargılamaya devam ederek adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin TBK'nun hükümleri gereğince karar vermektir. ( ...
3. Hukuk Dairesinin 12/11/2018 tarih, 2018/ Esas, 2018/ karar, ve 23/10/2017 tarih, 2016/ Esas, 2017/ Karar sayılı Kararları) " gerekçesiyle kararımız kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmekle yukarıda esası belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce ... Makine Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'nin ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, duruşma esnasında tanık beyanları alınmış, dosya Mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu temin edilmiştir. 04/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...
Dava konusu davada şirkete gelen bir bedel söz konusu olmadığını, davacının da paraları davalıya gönderdiklerini ifade ettiğini, üstelik hangi tarihte ne kadar ödendiğine dair bir belge de dosyada mevcut olmadığını, 150.000 doların üstünde bir ödemeden bahsedildiğini ancak verilen makbuz örneğinin toplamının 3290 dolar olduğunu, dava dışı şirkete gönderilen ve gönderildiği iddia edilen herhangi bir ödeme borç verme söz konusu olmadığına göre şirket defterlerinde bakılacak bir nakit girişi incelemesinin de söz konusu olmadığını,
üstelik ödemelerin yapıldığı söylenen yılın 1990 yılı olduğunu ve bu yıla ait defterlerin ibrazınen ne ticaret kanununa ne de vergi usul kanununa göre mecburi olmadığını, türk ticaret kanununa göre defterleri saklama süresinin 10 vergi usul kanununa göre defterleri saklama süresinin 5 yıl olduğunu, aradan geçen sürenin ise 27 yıl olduğunu, TTK maddelerine göre tarafların yaptığı sözleşmenin geçersiz bir devir sözleşmesi olduğunu, dolayısıyla davacının sadece geçersiz sözleşme uyarınca vermiş olduğu ve dava tarihi itibariyle henüz davacıya iade edilmemiş şeylerin idaesinin sebepsiz zenginleşme hükümlerince talep edebileceğini bildirmiştir.
"Mahkememizce dosyanın re’sen seçilen SMMM bilirkişi ... tevdi edilerek tarafların 2011 yılında tacir olup olmadıkları hususunda ve dava tarihi olan 07/09/2015 tarihi itibariyle ilgili şirket olan ... Makine San. Ve Tic. Ltd.
Şti’de davalı ... adına kayıtlı hisselerin nominal kaydi değerlerinin ve bilançoların, (mali kayıtlar da değerlendirilmek suretiyle)ayrıca gerçek değerinin tespit edilmesinin istenilmesine karar verilmiş, aldırılan 07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; ...’ın tacir olduğu, ...’ın tacir olduğu kanaatine varıldığı, ... tacir olarak herhangi bir faaliyetine ve kaydına rastlanmadığı ancak vekilinin dosyaya sunduğu ... tacir olduğuna dair belgelerin takdir ve değerlendirmesi sonucunda tacir olup olmadığına dair kararın sayın mahkemece belirlenmesinin gerektiği, sayın mahkeme tarafından;
“dava tarihi olan 07/09/2015 tarihi itibariyle ilgili şirket olan ... Makine San. Ve Tic. Ltd.Şti.’de davalı ... adına kayıtlı hisselerin nominal kaydi değerlerinin tespit edilmesine” diye karar verildiği, yapılan tespit neticesinde davalı ... ...’ın ... Makine San. Ve Tic.
Ltd.Şti.’de nominal kayıtlı hissesinin 1000 paya karşılık 25.000,00 TL olduğu, dava tarihinden sonra yapılan olağanüstü genel kurul ile hissesini diğer ortaklara devrederek ortaklığının sona erdiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın SMMM bilirkişi ... yeniden tevdi edilerek; dava tarihi olan 07/09/2015 tarihi itibariyle, 22/09/2011 tutanak tarihi itibariyle , tanzim edilecek ek rapor tarihi itibariyle ilgili şirket olan ... Makine San. Ve Tic.
Ltd. Şti’nin ticari defter ve bağlı kayıtları incelenerek şirketin malvarlıklarının nelerden ibaret olduğu, bilançosunda ilgili şirket adına kayıtlı taşınır-taşınmaz-araç-makine kayıtlarının bulunup bulunmadığı, kayıtlar varsa işbu kayıtlar dikkate alınarak davalı ... adına kayıtlı hisselerin gerçek değerinin yukarıda belirtilen tarihler dikkate alınarak ayrı ayrı tespit edilmesinin istenilmesine karar verilmiş, aldırılan 22/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda.
Sayın Mahkemenin tevdi ettiği görev kapsamında dava dışı ... Makine San. Ve Tic. Ltd.
Şti’nin ticari defter ve bağlı kayıtları incelenmek üzere şirket yetkilisi ... avukatından istenmek üzere tarafından arandığı, vekillerinin şirket ile ilgili ...’ın eşi ... ile bağlantı kurulabileceği ve bilgi istenebileceğinin belirtildiği, ...’ın iletişim bilgileri alındıktan sonra hem telefon hem de mail ortamında iletişim kurulmuş, kendilerinden mail ortamında ekte görüleceği üzere bilgi istenmiş olup, “Ne yazık ki yardımcı olamadığım için üzgünüm, istediğiniz belgelerin hiçbirine vakıf değilim.” Beyanı sonucunda dava dışı ...
Makine San. Ve Tic. Ltd. Şti belgelerine ulaşılamadığından rapor hazırlanamadığı bildirilmiştir.Mahkememizce refakate önceki SMMM bilirkişi yanında 1 makine 1 inşaat bilirkişi alınarak mahalinde keşif icrasına karar verilmiş aldırılan 21/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda. Sayın Mahkemenin tevdi ettiği görev kapsamında dava dışı ... Makine San. Ve Tic. Ltd.
Şti’nin ticari defter ve bağlı kayıtları incelenmek üzere şirket Mali Müşaviri ... ile önce telefon ile bağlantı kurulmuş olup akabinde 18.01.2023 tarihinde mail ile evraklar incelenmek üzere adres talep edildiği, taraflarına herhangi bir bilgi ve belge geri dönüşü olmadığından 16.02.2023 tarihinde de hem mail hem de ... aracılığı ile evraklar talep edilmiş, geri dönüş sağlanamadığından dava dışı ... Makine San. Ve Tic. Ltd.
Şti belgelerine ulaşılamamış ve rapor hazırlanamamış olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce dava dışı şirkete müzekkere yazılarak 22/09/2011 tarihli ve 07/09/2015 tarihi itibariyle şirketin detay mizanlarının gönderilmesi, yazı cevabı geldiğinde dosyanın bilirkişiye tevdii ile bilirkişiden rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, aldırılan 06/06/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda.
22/09/2011 Tutanak Tarihi itibariyle dava dışı ... firmasının mali verilerine ulaşılamadığından şirketin değerlemesinin yapılamadığı, şirketin 07/09/2015 dava tarihi itibariyle rayiç değeri **2.222.899,24 TL olarak hesaplandığı, davacıların, taraflar arasındaki tutanağa(sözleşme) göre hisse payları %50 ..., %25 ..., %25 ... dikkate alındığında.
Davacıların her birinin 07/09/2015 dava tarihi itibariyle; **2.222.899,24 x %25= 555.724,81 TL hisselerinin değerinin tespit edildiği, davalı vekilinin, bilirkişi raporunda fabrikanın 2. katının müvekkilin devrinden sonra yapıldığı hususunda beyanımız vardı bunun araştırılarak fabrikanın değerinin tespitini talep etmişse de.
Yapılan incelemelerde yönetim kurulu binasının olmadığı ve yapılan imalatlar konusunda bir bilgi alınamamış, binanın 2.katının devirden sonra yapıldığı beyan edilse de dosyaya herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmamış olduğu, dava dışı ... firmasının 2016 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ekinde 31.12.2016 tarihli Bilanço sunulduğu, bilançoda ...’ın hissesini devrettiği tarihten sonra elde edilen kazanç ve varlıklar da yer aldığından, 31.12.2016 tarihli bilanço üzerinden yapılacak bir değer tespiti, ...’ın hisse değerini olduğundan fazla çıkaracak, hatalı bir hesaplamaya yol açacağının belirtildiği,
hissesini devrettiği tarih itibariyle de detay mizan sunulmadığından şirketin davalının hissesini devir tarihi itibariyle de değer tespiti yapılamadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdii ile gelen belgeler doğrultusunda bilirkişi heyetinden özellikle davalı vekilinin binanın 2. katının sonradan yapıldığı iddiası gerekirse bina üzerinde inceleme gerekse belediye kayıtları da araştırılmak suretiyle devir tarihi itibariyle mevcut olup olmadığı da belirlenerek hesaplama yapılmasının istenilmesine karar verilmiş olup, aldırılan 26/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda.
Dava dilekçesi ekinde sunulan 22/09/2011 tarihli tutanak(sözleşme) içeriği; “ .../... adresinde olan ...
Limited Şirketi dört hissedar üzerinde olduğu, bu dört hissedardan biri olan ...’ın hissedarlık durumunun; %50 ..., %25 ..., %25 ... olarak ... vekili ..., ... ve ... tarafından 22/09/2011 tarihinde imza altına alınmış olduğunun görüldüğü, 22/09/2011 tutanak(sözleşme) tarihi itibariyle; şirketin değerlemesinin yapılamadığı, 08/04/2016 devir tarihi itibariyle şirketin değer tespiti yapılamadığı belirtilmiş olduğu, şirketin 07/09/2015 dava tarihi itibariyle rayiç değerinin **2.222.899,24 TL olarak hesaplanmış olduğu, davacıların, taraflar arasındaki tutanağa(sözleşme) göre hisse payları %50 ..., %25 ..., %25 ... dikkate alındığında;
davacıların her birinin 07/09/2015 dava tarihi itibariyle; **2.222.899,24 x %25= 555.724,81 TL hisselerinin değerinin tespit edilmiş olduğu, Dava Tarihi İtibariyle Ortakların Hisse Paylarının; %50 ...'ın Payının 1.111.449,62 TL, %25 ...'ın Payının 555.724,81 TL, %25 ...'ın 555.724,81 TL olmak üzere toplam rayiç değerinin 2.222.899,24 TL olduğu, hesaplanmış olduğu bildirilmiştir.Celp edilen kayıtlardan dava taraflarının tacir olduğu anlaşıldığından, tacirler arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasına görevli olan mahkememizce bakılmıştır.
Davacılar tarafından ibraz edilen 22/09/2021 tarihli tutanakta ...'in ... Limited Şirketindeki hissesinin %50 sinin ...'e, %25 erinin davacılara ait olduğunun yazılı olduğu ve tutanağın davacılar ile davalı vekili olan eşi ... tarafından vekaleten imzalandığı görülmüştür.Davalı bu tutanak içeriğine itiraz etmiş ise de, eşi ...'e vermiş olduğu ...
16.Noterliğinin 06/05/2009 tarih ve yevmiye numaralı vekaletname içeriğinde eşine kendi adına hertürlü ortaklık kurma yetkisi verdiği görüldüğünden davalının bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. Bu belge içeriği itibarıyla davalının, dava dışı ...
Makine şirketindeki hissesi üzerinde tarafların adi ortak ortaklık kurduklarını göstermekte olup, davacıların, davalı ...'ün bu şirketteki hissesine %25 er oranında adi ortak olduklarını göstermektedir.Bu belge nedeniyle artık davacıların davalıya ne kadar para havale ettiklerinin bir önemi yoktur.Davacıların talebi adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine yöneliktir.Celp edilen ticaret sicili kayıtlarından davalı ...'ün ...
Makine şirketindeki 1/4 hissesini 08/04/2016 tarihinde 3.kişilere toplam 25.000,00 TL bedelle satarak şirket ortaklığını sona erdirmiştir.Dava konusu adi ortaklık herhangi bir faaliyette bulunmadığından ve davalının adi ortaklık konusunu oluşturan şirket hissesini 2016 yılında satarak şirket ortaklığından ayrıldığı gözönüne alındığında adi ortaklığında bu tarihte faaliyetinin sonlandırıldığı kabul edilmiştir.
Zaten davacılar da bu hisse ortaklığı haricinde adi ortaklığın herhangi bir faaliyeti olduğunu ileri sürmemişlerdir.Adi ortaklığın konusu sona erdiğinden ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.Ortaklığın herhangi bir faaliyeti, geliri veya gideri olmadığından üzerinde başkaca araştırma yapmaya gerek görülmemiş,
ortaklık kurulan şirket hissesinin dava tarihindeki değerinin payları oranında ortaklara dağıtılmasına karar verilmiştir.Davalının şirket ortaklığını devir bedeli olarak resmiyette gösterdiği toplam 25.000,00 TL bedelin satış tarihindeki gerçek değeri yansıtmayabileceği gözönüne alınarak dava dışı şirketin dava tarihindeki değeri belirlenerek (2.222.899,24 TL) bu miktar üzerinden davalının hissesinin değeri belirlenmiş (555.724,81 TL) ve bu bedelin %50 sinin (277.862,40 TL/2 ) davacılara ait olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişinin davacıların payını hesaplarken davalının şirket hissesi üzerinden değil şirketin toplam değeri üzerinden hesaplaması nedeniyle hatalı olduğundan tarafların tasfiye payı mahkememizce hesaplanmıştır.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır. · Üye ... · ¸e-imzalıdır. · Üye ... · ¸e-imzalıdır. · Katip ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/537, K. 2025/391, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama