KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Esas no
- 2023/1157 Esas
- Karar no
- 2023/1193
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - [16803-08775-...] UETS
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/11/2023
- Karar yazım tarihi
- 27/11/2023
Karar Metni
765 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: alacaklı tarafça, Bursa 13. İcra Müdürlüğü'nün 2022/...- (Eski Esası 2009/... ) E. sayılı dosyasında borçlu ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile örnek 10 icra takibi başlatılmış ve takip kesinleştiğini,
akabinde Bursa 13. İcra Müdürlüğü'nün 2022/...- (Eski Esası 2009/... ) E. Sayılı icra dosyasında haciz aşamasına geçilmiş ve İzmir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2009/7460 Talimat sayılı dosyasında yapılan haciz sırasında müvekkili ... icra dosyasına kefil olduğu ve 03.08.2009 tarihinde müvekkili açısından takip kesinleştiridiği,Bursa 13. İcra Müdürlüğü'nün 2022/... - (eski esası 2009/... ) E. sayılı icra dosyasındaki kefalet sözleşmesini TBK m.583'te yer alan şekil şartlarına haiz olmayıp, kefaletin geçerli olmadığını, TBK m.583/1 maddesindeki yazılı şekil şartının yanında,
birtakım hususların da ayrıca kefilin el yazısı ile yazılması zorunlu tutulduğunu, bu hususların; kefalet tarihi, kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile müteselsil kefil olunması halinde bu veya bunun yerine geçen herhangi bir ibare olduğunu,18.06.2009 tarihli haciz tutanağına bakıldığında, müvekkili ...'nin kendi el yazısıyla isminin ve TC numarası bilgisini yazmadığı,
icra dosyasında kefil olduğu miktarın ve azami miktarın belirtilmediği vekefalet tarihinin de yazılmadığı açıkça görüldüğü,adı soyadı bilgilerinin dahi tutanağı düzenleyen icra memuru tarafından yazıldığı açıkça görülmekte olan ve müvekkilinden "icra kefilliğini kabul ediyorum" şeklinde alınan kefalet geçerli olmadığını, icra kefalet harcı da alınmadığını, emsal Yargıtay kararında,
her ne kadar icra dairesindeki kefaletlerin ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi olduğu belirtilmiş ise de kefaletin şekli hakkında TBK'da yer alan genel hükümlerin geçerli olduğunu bu nedenle de TBK'da kefalet için aranan şekil şartlarına haiz olması gerektiğine karar verilerek,
karara konu olayda 3. kişinin kefil olduğunu içeren haciz tutanağının icra müdürünün el yazısı ile yazılması nedeniyle kefalet sözleşmesinin, kanunun aradığı şartlara uygun olmaması nedeniyle geçersiz olduğuna hükmettiğini, icra dosyasında müvekkilinin, kefalet süresinin sona ermiş olması nedeniyle kefil olarak sorumluluğu bulunmadığını, somut olayda müvekkilinin her ne kadar anılı icra dosyasına kefil olduğu belirtmiş ise de,ilgili kanun hükmü gereğince icra dairesindeki kefaletlerin, ilam mahiyetini haiz belgelerden olup, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi olduğunu, müvekkili açısından 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olup,
müvekkilinin anılı icra dosyasında kefil olarak sorumluluğu sona erdiğini,müvekkilinin anılı icra dosyasındaki kefalet süresinin dolmuş olması nedeniyle, Bursa 13. icra Müdürlüğü'nün 2022/...-(eski esası 2009/... ) e. sayılı icra dosyasında borçlu olarak sorumluluğunun sona erdiğinin ve borçlu olmadığının tespitini ve Bursa 13. icra Müdürlüğü'nün 2022/...-(eski esası 2009/... ) e.sayılı icra dosyasında yapılan icra takibinin karar verilinceye kadar takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 20/11/2023 tarihli feragat dilekçesinde özetle ;işbu menfi tespit davası açılmadan önce zorunlu dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmamış olup, esasa ilişkin olarak yeniden dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulacağından işbu menfi tespit davasından usulden feragat ettiklerini ,feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 307, 309, 310, 311. Maddelerine göre "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." davacı vekilinin dilekçesinin yasaya uygun olarak feragat beyanı olduğu ve tek taraflı davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğinde bulunduğundan mahkemeye ulaştığında hukuki sonuç doğurmaktadır. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸¸ Hakim ... · ¸¸
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1157, K. 2023/1193, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama