İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/64 K.2022/722

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2020/64Karar2022/722Tarih8 Haziran 2022Okuma13 dk · 2.558 kelime

KÜNYE

T.C. Bursa

Mercii
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
8 Haziran 2022
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2020/64 Esas - 2022/722
Esas no
2020/64
Karar no
2022/722
Başkan
....
Üye
....
Üye
....
Katip
....
Davacı
...GIDA TARIM HAYVANCILIK VE ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -...
Vekili
Av. .... UETS
Davalı
... TÜRK ANONİM ŞİRKETİ - .... UETS
Vekili
Av. ....UETS
Dava
Alacak
Dava tarihi
09/01/2020
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
22/06/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.558 kelime·13 dk okuma·7 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilin, 24.05.2017 tarihinde kendi hesabından Ukrayna’daki ...

Oil Extraction Plant Ltd şirketine 308.114.12 USD transfer edilmesini istediğini, ertesi gün davalı banka tarafından müvekkiline ABD’deki muhabir ... ...

Bank’a ait İngilizce e-mail ekli bir mesaj gönderildiği, mesajda “ transferin

ödeme uyum kontrollerine takıldığından gerçekleştirilmediğini, bazı bilgiler

istendiğini bu bilgilerin verilmemesi durumunda ödemenin bloke veya red

edildiği” bildirildiğini, aynı gün Ukrayna’da olan davacı şirket yöneticilerinin

alışverişi yapmaktan vazgeçtiklerini, bankadan paranın bloke edildiği ve transferin yapılmadığı mesajı gelince davalı banka şubesine transferden vazgeçtiklerini talimatın iptal edilmesini istedikleri, banka yetkilisinin ısrarla bilgi istediklerini, bu ısrar üzerine istenen bilgilerle para transferi talimatı iptal ve transfer iadesinin

istendiğini, 01.06.2017 tarihinde davalı bankadan müvekkile gelen e-postada

mesaj gönderilmesine rağmen muhabirin ödemeyi yapmadığı mesajı geldiğini, davalı bankadan gelen 06.06.2017 tarihli e-postada “muhabirden alınan yanıtta

ödemenin lehdar hesabına alacak geçildiği ve iadesi için talepte bulunulduğu

bildirilmiş ve a…” görüşmenin iadeyi sağlayabileceği bildirilmiştir.” Mesajı

geldiğini, davalı bankanın, 15.06.2017 tarihli cevabi yazısında “ Transfer bedeli

lehdar ve aracı bankalar tarafından iade edilmedikçe bankamızca bu bedelin

taraflarına ödenmesi söz konusu olmadığını cevaben ve itirazen bildiririz”

denildiğini, bu kadar da zararın tazmini gerçekleşmediğini, kusurun muhabir bankadan kaynaklandığını, dolayısıyla

muhabir bankanın sorumlu olacağı iddiasının ise kendi aralarında iç ilişki olup

müvekkilin muhatabının davalı taraf olduğu, muhabir bankanın kusuru dahi

kendi aralarındaki vekalet ilişkisi nedeniyle teselsül ilkesi gereği davalıyı

bağladığını, açıklanan hususlar ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla

şimdilik; bu kısmi davanın kabulüne karar verilerek transfer bedelinden 51.000

USD kısmın davacıya ödenmesine, temerrüt tarihi olan 15.06.2017’den itibaren

işleyecek en yüksek faize hükmedilerek alacağın ödenmesine, tüm yargılama

giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya

ödettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yükümlülükleri

talimatlar uyarınca eksiksiz yerine getiren müvekkil bankaya kusur izafe

edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından 24.05.2017 tarihli yazılı

talimatı doğrultusunda müvekkil bankaca talimat bilgilerine uygun olarak

24.05.2017 valörlü transfer işlemi gerçekleştirildiğini, mezkur işlemde müvekkil

banka muhabir bankanın ... ... oduğu, lehdar bankanın ise Marfin Bank

olduğunu, Marfin Bank’ın USD muhabirinin ise Investment Bank Of Greece

olduğunu, transfer işlemi esnasında ... (Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi)

tarafından transfer işleminin incelemeye düşmesi nedeniyle muhabir banka olan ... ... Bank mezkur işlemi durdurarak lehtarın tam adı ve adresine

lehtarın hisse detaylarına

ödemenin mahiyetine, malların/servisi menşei ve

ödemenin Kırım’la bir ilgisi olup olmadığına ilişkin bilgiler talep edildiğini, bilgilerin verilmemesi veya eksik

bildirilmesi halinde transfer işleminin bloke edileceği veya reddedileceğini, talep

edilen bilgiler iletilene kadar ödemenin iptal yada iadesinin yapılamayacağı

bildirildiğini, bu hususların davacı şirkete iletildiğini, davacının 25.05.2017 tarihli

yazılı talimatı ile muhabir bankanın talep ettiği bilgiler yer almakta olup transfer

işleminin iade edilmesi istendiğini, şirketin iade talimatı uyarınca müvekkil banka

tarafından 25.05.2017 tarihinde transfere ilişkin bilgiler ve transfer işleminin

iptal edilerek paranın iadesi talep edildiği, transfer işleminin incelemeye

takılması ile ... gereği zorunlu olan bilgiler ve transfer işleminin iptali talebi

muhabir bankaya iletilerek paranın iadesi istendiğini, 29.05.2017 tarihinde

muhabir bankadan gelen swift mesajında lehdarın tam adresi istendiği, gelen

mesajda “istenen detaylar sunulmadığında, ödemenin iptal edilemeyeceği ve

fonların geri verilmeyeceği “ uyarısı tekrarlandığı, mesajın şirkete iletildiği ve

şirket yetkilileri tarafından lehtarın tam adresinin yer aldığı kontratın iptal

edilmesi nedeniyle iade talebine ilişkin mail gönderildiğini, müvekkil banka

tarafından muhabir bankaya lehtar tam adresi ile transfer işleminin iptal edilerek

paranın iade talebi tekrarlandığını, 31.05.2017 tarihinde muhabir banka ... ... Bank

tarafından ödemenin gerçekleştirildiği bilgisi geldiğini ve bu bilginin davacı şirkete

iletildiğini, mesajlara muhabir banka tarafından 14.06.2017 tarihinde dönüş

yapılarak lehtarın iadeyi kabul etmediğini bildirdiğini, ve amir ile lehtarın

doğrudan görüşmeleri tavsiyesinde bulunulduğunu, konuyla ilgili dosyayı

kapatmak için müşteriden yanıt beklendiğinin iletildiğini, muhabir bankanın paranın

iadesi için tüm imkanlarını kullandığını ve dosyanın artık kapatıp

kapatmayacağını soran mesaj gönderdiğini, ... ... Bank’a gönderilen

mesajda 29.06.2017 tarihli mesajında “amirin iade talebine rağmen bedelin

ödenmesi nedeniyle müvekkil bankaya dava açmaya hazırlandığı” iletildiğini, “ ödeme emrinin bankanın iade talebine rağmen ... ... Bank tarafından gerçekleşmesi nedeniyle bu dava sonucunda müvekkilin uğrayacağı tüm zararları ... ... Bank’a rücu etme hakkının saklı

olduğu” bildirildiğini, muhabir bankanın 19.07.2017 tarihli swift mesajında “

İstanbul ofisleri vasıtasıyla temasa geçildiğini, fakat konun çözümü için yanıt

alamadıklarını, konuyla ilgili yardımcı olabilecekleri bir husus olmadığı”

iletildiğini, müvekkil bankaya gelen mesajların davacı şirkete iletildiğini, davacı

tarafından herhangi bir yanıt verilmemesi nedeniyle muhabir bankaya dönüş

sağlanamadığını, müvekkil bankaya iletilen talimatların eksiksiz bir şekilde

yerine getirildiğini, transfer işleminin ... incelemesine takılması

neticesinde kurallar gereği zorunlu olan bilgilerin iletilmesi zorunlu olup

gerçekleştirilmediğini, muhabir bankaca transfere ilişkin bilgilerin

verilmemesi veya eksik bildirilmesi halinde transfer işleminin bloke

edileceği veya reddedileceği talep edilen bilgiler iletilene kadar ödemenin

iptal yada iadesinin yapılamayacağı hususunda bulunulan uyarının mahkememizce öncelikle göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini, havale

talimatının iptal edilmemesi nedeniyle zarar gördüğü iddiası ile huzurdaki

davayı ikame eden davacının iade sürecinin ilerlemesini sağlayacak işbu

hususlarda sessiz kalarak, ileri sürülen iddiaları kabul etmemekle birlikte

herhangi bir zarar meydana geldiği varsayımında buna kendisinin sebebiyet

verdiğini, somut olayın yaklaşık 3 yıl önce gerçekleştiği, davacı şirketin bu kadar

uzun süre herhangi bir süreç başlatmamasının iade sürecin ilişkin sorulara sessiz

kalması ve zararın varlığına lehtar firma tarafından giderilmediğine ilişkin

herhangi bir delil veya emare sunulmamış olmasının karşı tarafın kötü niyet

saiki ile hareket ettiğinin en büyük göstergesi olduğunu, havale işlemi alıcının hesabına alacak kaydedildiği anda

kanunlar gereği gerçekleşmiş olduğu, havalenin hesaba alacak kaydından ve

talimattan sonra artık cayma hakkı kullanamayacağını, Borçlar Kanunu’nun 559.

Maddesine göre havale alıcının bir alacağının ödenmesi amacıyla gönderilmiş

ise havaleden dönülemeyeceğini, müvekkil bankanın, lehtar firma ile davacı

şirket arasında doğan ihtilafın muhatabı olmadığını, transferden sonraki

sürecin müvekkil bankanın sorumluluğu yada tasarrufunda bulunmamakta olup

iade talebinin muhatabı ve sorumlusunun banka olmadığı, izah olunan

nedenlerle, öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, mahkeme aksi

kanaatte ise müvekkil bankanın davaya konu edilen hukuki ilişkiye

taraf/muhatap olmaması nedeniyle aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet

ücretine hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa

yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE

Dava, davacı şirketin davalı banka aracılığı ile yurt dışına yapmış olduğu para gönderiminde uluslararası banka havale işleminin iptali konusunda davalı bankanın kusuru bulunup bulunmadığı, davacı şirketin bu tutarı gönderilmemesi gerektiğinden bahisle davalı bankadan talep etme hakkının bulunup bulunmadığına ilişkin alacak davasıdır.

Mahkememizce davalı banka vekiline sunmak istediği yazılı delilleri tümü ile ve bilirkişi incelemesine esas olacak şekilde tüm banka kayıtları ve yurt dışı banka ile yapılan yazışma içeriklerini, havale gönderim işlemlerini yapılan tüm işlem aşamalarını gösterir şekilde eksiksiz olarak sunması konusunda belge asılları halinde sunmak üzere 1 aylık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davalı banka vekili tarafından istenilen belgeler sunulduğunda; dosyanın bütün halinde İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek,

uluslararası bankacılık standart uygulamaları ve kuralları konusunda uzman 2 bilirkişi ve bir ticaret hukuku konusunda uzman nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiden oluşacak heyete tevdii ile; para gönderimi işleminde ve işlemin iptalini talep ettiği süre sonrasında davalı bankanın yapmış olduğu işlemlerde kusurunun bulunup bulunmadığı, uluslararası para havalelerine dair bankacılık kurallarını mevzuatının ve teamüllerinin tam olarak uygulanıp uygulanmadığı,

işlem detaylarına ilişkin olarak sunulan delil ve belgeler kapsamında davacının bu tutarı davalı bankadan talep edip edemeyeceği konularında rapor tanzim edilmesi istenmiş, bu itibarla alınan bilirkişi kurulu raporunda; davalı akreditif bankasının kural olarak malın sözleşmeye uygun olmaması, malın evsaf ve miktar yönünden eksik olması gibi temel ilişkiye dair bir husustan sorumlu olmayacağı gibi, ilgili düzenlemelerde akreditif işleminde vermiş olduğu bir talimatın yardımcı bankalar tarafından yerine getirilmemesinden de sorumlu tutulmadığı,

olayda yurtdışında mukim akreditif lehtarına ödenmemesi iddia olunan paranın talimatlara aykırı olarak Amerikan ... ... Bankası tarafından ödenmesinde, ... ... Bank çalışanlarının önemli büyük bir hatası ile paranın geri iadesi istenmiş olmasına karşılık transfer yapılmış olduğu, asıl kusurun ... ...

Bank'ta talebin ilgili bankaya da yapılması gerekeceği, bununla birlikte, akreditif amiri davacının transfer talimatını takiben davalı akreditif bankasına yaptığı ilk iptal talebinde bankanın, “MT 192 Reguest for Centellation” kodunu kullanarak işlem yapması gerekirken, MT 192 kodunu kullanmamış olduğu, bu kod kullanılmış olsa idi transfer işlemini otomatik olarak durduracağı ve hatayı önleyeceği, oysa davalı bankaca bunun yapılmadığı, bu bakımdan zararın meydana gelmesinde davalı bankanın da zincirleme kusuru söz konusu olduğu;

dava konusu hata ödeme işleminin iptalinin gerçekleşmemesine yol açtığından, basiretli tacir ve konunun uzmanı olan davalı bankanın da bu konuda zincirleme (müteselsil) sorumlu olduğu, bu yönde ciddi anlamda zararın meydana gelmesine yol açan davalı bankanın % 70 kusurlu olduğu, olayda davalı bankanın meydana gelen zarardan bu oranda sorumlu olduğu, bununla birlikte, ithal edilecek malın transfer talimatından önce kontrolünü yapmaması ve sorulan sorulara cevap konusunda geciken davacı firmanın da % 30 oranında müterafik kusurlu olduğu bildirilmiştir.

Daha sonra mahkememizce dosyanın yeniden talimat mahkemesine gönderilerek taraf vekillerinin itirazları yönünden itirazların tamamını madde madde irdeleyerek tamamen giderecek şekilde bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi kurulunun 18/10/2021 tarihli ek raporunda; davalı akreditif bankasının kural olarak malın sözleşmeye uygun olmaması, malın evsaf ve miktar yönünden eksik olması gibi temel ilişkiye dair bir husustan sorumlu olmayacağı gibi, ilgili düzenlemelerde akreditif işleminde vermiş olduğu bir talimatın yardımcı bankalar tarafından yerine getirilmemesinden de sorumlu tutulmadığı,

olayda yurtdışında mukim akreditif lehtarına ödenmemesi iddia olunan paranın talimatlara aykırı olarak Amerikan ... ... Bankası tarafından ödenmesinde, ... ... Bank çalışanlarının önemli büyük bir hatası ile paranın geri iadesi istenmiş olmasına karşılık transfer yapılmış olduğu, asıl kusurun ... ...

Bank'ta talebin ilgili bankaya da yapılması gerekeceği, bununla birlikte, akreditif amiri davacının transfer talimatını takiben davalı akreditif bankasına yaptığı ilk iptal talebinde bankanın, “MT 192 Reguest for Centellation” kodunu kullanarak işlem yapması gerekirken, MT 192 kodunu kullanmamış olduğu, bu kadun kulfanılmış olsa idi transfer işlemini otomatik olarak durduracağı ve hatayı önleyeceği, oysa davalı bankaca bunun yapılmadığı, bu bakımdan zararın meydana gelmesinde davalı bankanın da zincirleme kusurunun söz konusu olduğunu;

dava konusu hata ödeme işleminin iptalinin gerçekleşmemesine yol açtığından, basiretli tacir ve konunun uzmanı olan davalı bankanın da bu konuda zincirleme (müteselsil) sorumlu olduğunu, bu yönde ciddi anlamda zararın meydana gelmesine yol açan davalı bankanın % 70 kusurlu olduğu, olayda davalı bankanın meydana gelen zarardan bu oranda sorumlu olduğu, bununla birlikte, ithal edilecek malın transfer talimatından önce kontrolünü yapmaması ve sorulan sorulara cevap konusunda geciken davacı firmanın da % 30 oranında müterafik kusurlu olduğu,

bu çerçevede kök rapordaki tespitlerinde değişiklik veya tadilat yapılabilecek bir hususun bulunmadığını bildirdikleri anlaşılmıştır.

Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını dosyaya ibraz etmelerinden sonra mahkememizce dosyanın yeniden İstanbul Nöbetçi ATM'ye gönderilerek dosya içerisine ibraz edilen bilirkişi raporunun dosya kapsamına göre hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, kesin kanaat bildirir nitelikte olmadığı, mahkememizce taktir edilmekle taraf vekillerinin itirazlarının dosya kapsamına göre irdelenerek kusur durumlarının belirlendikten sonra davacının var ise alacaklı olduğu tutarın dava tarihi itibari ile ne olacağı hususunda rapor aldırılmasına,

3 kişilik bankacı bilirkişi heyetinin önceki bilirkişi heyeti dışında İstanbul Bölge Bilirkişi Kurulu listelerinden seçilmesine karar verilmiş, yeni bilirkişi kurulunun 07/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda; iptal talebinde bankanın, “MT 192 Request for Centellation”

kodunu kullanarak işlem yapması gerektiği, MT 192 kodunu kullanmamış olduğu, bu kodun kullanılmasının öneminin oldukça fazla olduğu, bu kod

kullanıldığında bilgisayarda transfer işlemi otomatik olarak durdurulacağı ve hatayı

önleyeceği, oysa bunun yapılmadığı, bu durumda söz konusu hata ödeme işleminin iptalinin gerçekleşmemesine yol açtığından, davalı bankanın sorumlu olduğu

sonucuna varıldığı, davacı firmanın da kusurunun

bulunduğu, transfer talimatı ithal edilecek malın yerinde kontrolü yapılmadan

verilmiş olduğu, eğer ... tarafından ek bilgi talep edilmemiş olsa idi paranın

transferinin ilk yazışma olan 24.05.2017 tarihindeki 103 kodlu mesaj ile yapılmış

olacağından transferi durdurma imkanı olmayacağı tespit edildiği,

birden fazla kere paranın iadesinin bildirilmesine

karşılık transferini engellemeye yönelik kodu kullanmayan davalı banka ile ithal edilecek malın transfer talimatından önce kontrolünü yapmaması ve

sorulan sorulara cevap konusunda geciken davacı firmanın kusurlu

bulundukları,

Adalet Bakanlığı’nın 03.08.2017 tarih ve 30143 sayılı

Resmi Gazetede yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliğinin 55/4 maddesinde “

Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında hukuki nitelendirme ve

değerlendirmelerde bulunamaz.” hükmüne göre, bilirkişi düzenleyeceği

raporunda, “asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranları konusunda herhangi

bir değerlendirme yapamayacağı anlaşıldığı, bilirkişi, hazırlayacağı raporda özel ve

teknik bilgisini kullanarak ulaştığı sonuçların gerekçesini açıklamakla yükümlü

olduğu, bu nedenlerle, dava konusu olayda tarafların kusurluluk oranlarının tespitinin mahkemenin takdirinde olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ve dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporları da nazara alındığında iptal talebinde bankanın, “MT 192 Request for Centellation”

kodunu kullanarak işlem yapması gerektiği, MT 192 kodunu kullanmamış olduğu, bu kodun kullanılmasının öneminin oldukça fazla olduğu, bu kod

kullanıldığında bilgisayarda transfer işleminin otomatik olarak durdurulacağı ve hatayı

önleyeceği, oysa bunun yapılmadığı, bu durumda söz konusu hata ödeme işleminin iptalinin gerçekleşmemesine yol açtığından, davalı bankanın sorumlu olduğu

sonucuna varıldığı, davacı firmanın da kusurunun

bulunduğu, transfer talimatı ithal edilecek malın yerinde kontrolü yapılmadan

verilmiş olduğu, eğer ... tarafından ek bilgi talep edilmemiş olsa idi paranın

transferinin ilk yazışma olan 24.05.2017 tarihindeki 103 kodlu mesaj ile yapılmış

olacağından transferi durdurma imkanı olmayacağı tespit edildiği,

birden fazla kere paranın iadesinin bildirilmesine

karşılık transferini engellemeye yönelik kodu kullanmayan davalı banka ile ithal edilecek malın transfer talimatından önce kontrolünü yapmaması ve

sorulan sorulara cevap konusunda geciken davacı firmanın kusurlu

bulundukları anlaşıldığından, tarafların kusur durumları yaptırılan bilirkişi incelemesi ile aldırılan bilirkişi raporunda yer alan teknik detaylara göre davalı banka ile kusurlu işlem yapan müşterisine %50 %50 oranında kusurun paylaştırılması ile talebin bu oran üzerinden kısmen karşılanması gerektiği sonucuna varılmış, mahkememiz kısa kararı hükmün tefhimi sonrasında her ne kadar "25.500 USD tutarın 15/06/2017 temerrüt tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine" şeklinde kısa karar açıklanmışsa da;

davacı vekilinin davasını fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 51 000 USD üzerinden açtığı, ancak daha sonra bilirkişi raporu sonunda dava değeri 308.114,12 USD'ye arttırdığı, (davacı vekilinin 09/02/2021 uyap sistem tarihli dilekçesi ile) mahkememizce sehven artırım talep dilekçesinin dikkate alınmayarak ilk tutarın %50'si üzerinden hüküm oluşturulduğu,

oysa ki artırılan dava değerine göre 308.114,12 USD'nin %50'si tutarı olan 154.057,06 USD'ye hüküm kurulması gerektiği anlaşılmış ve bilahare davacı vekili tarafından HMK 305/a maddesi uyarınca hükmün tamamlanması talep olunmuş ise de hüküm fıkrasının tefhimden sonra bu şekilde değiştirilmesi mümkün bulunmayıp, ancak istinaf yolu ile düzeltilebileceğinden davacı vekilinin bu konudaki talebinin reddine karar verilerek hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 25.500 USD tutarın 15/06/2017 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a Maddesi uyarınca işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,

Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2-Alınması gereken 10.411,02.-TL nispi harçtan peşin alınan 5.205,51.-TL harç ile 31.075,04.-TL ıslah harcının mahsubu ile fazla alınan 25.869,53.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,

3-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin taraflarca eşit olarak KARŞILANMASINA,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 18.428,80.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan kısım üzerinden taktir ve tayin olunan 18.428,80.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

6-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 41.806,55.-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre (% 50 kabul, % 50 red) 20.903,27.-TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/06/2022

Başkan ... e-imza Üye .... e-imza Üye ... e-imza Katip .... e-imza

DAVACI TARAFÇA YAPILAN

YARGILAMA GİDERLERİ DÖKÜMÜ

54,40 TL BVH. 5.205,51 TL PH. 31.075,04 TL ISLAH HARCI 221,60 TL TEB. VE POSTA GİD. 5.250,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ

TOPLAM : 41.806,55.-TL

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/64, K. 2022/722, 8 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Hukuki Nitelendirme, Deliller Ve Gerekçe
  7. Davacı Tarafça Yapılan
  8. Yargılama Giderleri Dökümü
  9. Toplam : 41.806,55.-TL
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/64
Karar No
2022/722
Tarih
8 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/65 K.2022/438
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/66 K.2022/473
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/67 K.2022/493
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2020/67 K.2022/1497
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/67 K.2022/426
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/68 K.2022/417

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.