KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2023
- T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/1290 Esas - 2023/535
- Esas no
- 2022/1290
- Karar no
- 2023/535
- Başkan
- .....
- Üye
- ...
- Üye
- ....
- Katip
- .......
- Davacı
- ... NAKLİYAT HAFRİYAT PVC PLASTİK DOĞRAMA İNŞAAT BİLGİSAYAR SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ....
- Vekili
- Av. .... - [16313-13488-.] UETS
- Davalı
- ... OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...... [25979-76924-...] UETS
- Vekili
- Av. ..... - [16871-78074-.....] UETS
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/12/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 01/06/2023
Karar Metni
1.236 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu arasında mevcut ticaret neticesinde müvekkilinin davalı taraftan 11.699.078,82-TL(faturaların kesildiği tarihteki euro kuru üzerinden) alacağı bulunmakta olup; davalı tüm çağrılara rağmen borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Bursa 17.İcra Müdürlüğünün 2022/...
E. sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, borçlu tarafın, icra dosyasında icra takibine, takibe konu borca, işlemiş / işleyecek faize, faiz oranına ve fer’ilerine itiraz ederek icra takibinin durdurulmasına sebep olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk yolunda da taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüme ulaşmadığını, borçlunun haksız, mesnetsiz ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik vaki itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi için işbu davayı açma zorunluluğu hâsıl olduğunu belirterek davalı borçlunun, Bursa 17. İcra Müdürlüğü’nün 2022/...
E. sayılı icra dosyasına yapmış olduğu borca dair itirazının iptali ile takibin aynen devamına; itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı-borçlunun alacağın %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı-borçlu şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı şirket arasında yapılan sözleşme kapsamında davacı tarafın, müvekkil şirket için kalıp üreterek taşıması gereken özellikleri/ kalitesinin sözleşmede belirtilen bu kalıpları, yine sözleşmede kararlaştırılan yer ve tarihlerde müvekkil şirkete teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkil şirketin de bu edim karşılığında sözleşmede kararlaştırılan bedeli, sözleşmede belirlenen şekilde ödemeyi kabul etmiş ve taraflar arasındaki ticari ilişki cari olduğunu, izah edilen ticari ilişkiye dair ilk olarak davacı tarafın,
kalıp satış bedelinin ödenmediği şeklindeki iddialarına açıkça itiraz ettiklerini, nitekim uyuşmazlık konusu kalıp üretimi / satışı ile ilgili mezkûr sözleşmenin 6. maddesinde ödeme şeklinin açıkça belirlenmiş olup ' kalıp ödemelerinin 2 ya da 3 haftalık periyotlarla peyder pey yapılacağı ' açıkça hüküm altına alındığının, ilgili madde gereği müvekkil şirketin, ödemelerini 2 - 3 haftalık periyotlarla yapmakla yükümlü olmasına karşın;
ticari ilişkinin güvenilirliğinin temini sadedinde ödemelerini haftalık olarak ya da daha kısa süreler ile yapageldiğini, ayrıca ilgili ödemelerin de, ifası gereken ödemenin yapılacağı tarihteki Euro bedelinin güncel Türk Lirası kuruna çevrilmesi ile yapılmış olup müvekkil şirketin bu açıdan da edimini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, hûlasa bu durumun davacı tarafın icra takibine dayanak belge olarak gösterdiği muavin defteri ve banka hesaplarının incelenmesiyle de görülebileceğini,
bu kapsamda davacı tarafın dilekçesinde dökümünü yaptığı faturaların kaydını işlediği cari hesaba istinaden icra takibi başlatmasının da kötüniyetini ortaya koymakta olduğunu, keza davacı tarafın da ikrar ettiği üzere, davacı taraf alacaklarının nakden ve defaten ödenmesini talep ettiğini, davacı tarafın iddialarının aksine, müvekkili şirket tarafından sözde alacakların nakden ve defaten en kısa sürede ödeneceği şeklinde bir beyanda asla bulunulmadığı gibi müvekkil şirket ödemelerini sözleşmede belirtilen şekilde peyder pey ödemeye devam ettiğini,
ayrıca takibe dayanak muavin defterinin incelenmesiyle de ödemelerin fasılalı yapıldığı ve davacı tarafından faturaların belirli periyotlarla düzenlenmiş olduğu aşikâr iken, dava dilekçesinde bahsi geçen faturaların hepsinin aynı gün düzenlenmiş olması ve bu faturaların gerekçe gösterilerek ödemenin tek seferde yapılmasının istenmesi açıkça ticari teamül - kaidelere de aykırılık teşkil etmekte olduğunu,
davacının müvekkil şirket ile yaptığı sözleşme kapsamındaki edimlerini gereği gibi yerine getirmemiş olmasından bahisle her ne kadar müvekkil şirket tarafından sözleşme uygun olarak ödemeler yapılagelmişse de kötüniyetli olarak tanzim ettiği fatura bedellerinin defaten ödenmesini talep etmesinin mümkün olmaması olduğunu, bahse konu duruma ilişkin; teslim yerinin müvekkil şirketin adresi olduğu tüm sözleşmelerde belirlenmiş olmasına karşın, sunulan irsaliye ve tarafların ticari defter - kayıtlarındaki sair belgelerden ürün/kalıp teslimatlarının müvekkili şirket adresine yapılmadığı,
aksine kalıpların müvekkil şirket araçları ile masrafları da müvekkil şirket tarafından karşılanmak suretiyle davacı şirketten teslim alınmak zorunda kalındığı anlaşılacağını, yine mezkûr sözleşmede kalıpların teslim tarihi de belirlenmesine rağmen davacı tarafın, söz konusu tarihlere riayet etmeyerek bu açıdan da sözleşmesel yükümlülüğüne aykırı davranmış olup müvekkil şirketi zor durumda bıraktığını, izah edilen durumlar dışında davacı taraf, sözleşmede olması gereken özellikleri/kalitesi belirtilen kalıpları, belirlenen hususlara riayet etmeksizin ayıplı olarak ürettiğini,
müvekkil şirket tarafından ve gecikmeli şekilde teslim alınan sözleşme konusu kalıpların hatalı/tamamlanmamış olmasının, müvekkil şirketin müşterileri nezdinde ticari itibar kaybı yaşamasına neden olduğunu, müşterilerinin mağduriyet yaşamaması amacıyla kalıplardan bazılarını kendi bünyesinde onardığını ya da üçüncü bir firma tarafından onarılması için tekrar ödeme yapmak zorunda kaldığını, keza sözleşme konusu kalıpların ayıplı oluşunun bilirkişilerce yapılacak inceleme sonucunda tespit edilecek olup;
müvekkil şirketin, bu ayıpların onarımı / tamiri için yapılması gereken masrafların davacı şirket tarafından karşılanması yahut mevcut alacağından mahsup edilmesi şeklindeki talebinin de davacı tarafından kabul edilmediğini, ayrıca davacı tarafından, takibe konu cari hesaba kaydedilen ve dava dilekçesinde dökümü yapılan faturaların da hukuka aykırı olduğunun belirtilmesinde fayda bulunmakta olduğunu, nitekim ilgili faturalara mesnet edimlere ilişkin döviz kurunun, her edimin eksiksiz olarak ifa edildiği tarihin dikkate alınarak belirlenmesi gerekmekte olduğunu,
ancak ilgili faturalarda tek bir döviz kuru üzerinden hesaplama yapılarak kur farkı kanuna aykırı olarak müvekkil şirkete izafe edildiğini, söz konusu duruma ilişkin ödemelerin peyder pey yapıldığı ve ödeme tarihindeki kur üzerinden yapılan ödemeler akabinde davacı tarafından fatura tanzim edildiği mezkûr muavin defterinde görülebilmekte iken;
davacının dilekçesinde belirttiği faturaları aynı gün içerisinde tanzim ederek bedellerinin defaten ödenmesini talep etmesi ve bu faturalar için aynı döviz kurunu uygulayarak kur farkını müvekkil şirkete tahmil etmeye çalışmasının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın tüm talepleriyle birlikte reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali davası olup yasal süresi içinde açılmıştır.
Bursa 17. İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasının celp ve incelenmesinde; davacının davalı borçlu aleyhine 11.699.078,82.-TL alacak yönünden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu vekilinin borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, icra takibinin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 24/05/2023 tarihli oturumunda davacı vekilinin ön inceleme duruşması öncesinde, dava açtıktan sonra ihtiyari arabuluculuk yoluna müracaat etmek sureti ile davalı taraf ile tüm hususlarda anlaşma gerçekleştiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını, yapılan anlaşmanın tespiti ile davanın bu şekilde bitirilmesini talep ettikleri, davalı vekilinin de ön inceleme duruşması öncesinde, dava açtıktan sonra ihtiyari arabuluculuk yoluna müracaat etmek sureti ile davacı taraf ile tüm hususlarda anlaşma gerçekleştiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, yapılan anlaşmanın tespiti ile davanın bu şekilde bitirilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Yargılamanın devamı sırasında taraf vekillerinin sulh olmaları sebebiyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yargılamanın devamı sırasında dava açıldıktan sonra ihtiyari arabuluculuk yoluna müracaat etmek sureti ile tarafların tüm hususlarda anlaşma gerçekleştirdiği, ihtiyari arabuluculuk görüşmeleri neticesinde sulh yoluyla anlaşmaya varıldığı anlaşılmakla, mahkememizce sulh sonucu konusuz kalan dava hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Başkan .. · e-imza · Üye ...... · e-imza · Üye .... · e-imza · Katip . · e-imza
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1290, K. 2023/535, 24 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama