KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1078
- Karar No
- 2025/349
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30.10.2024
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ...'da sac şekillendirme ve kalıp tasarım alanında faaliyette bulunduğunu, 2023 - 2024 yılları arasında davalı şirkete davalı şirketin talebi üzerine ürettiği malları sattığını, yapmış olduğu satışlar nedeniyle davalı tarafça bir miktar ödeme yapılmışsa da davalı şirketin müvekkili davacıya olan bakiye 1.276.704,24 TL borcunu ödememesi nedeniyle 24.04.2024 tarihinde ...
1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/ E. Numaralı icra takip dosyası kapsamında davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin 22.05.2024 tarihinde borca ve yetkiye itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, Davalı şirketin, aleyhinde icra takibinin başlamasından sonra müvekkili şirkete 400.000,00 TL daha ödeme yapmışsa da müvekkili şirketin bakiye alacağını ödemediğini, davalının ...
1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/ E. Numaralı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, davalının icra takibinden sonra yapmış olduğu 400.000,00 TL'lik ödemenin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu`nun 100. maddesi gereğince öncelikle faizden ve masraftan mahsup edilmesi sonrasında bakiye kalan miktar üzerinden icra takibinin devamını, asıl alacağın %20'si olan 255.340,84 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davacıya herhangi bir borcununu bulunmadığını, davacı taraf sözleşmeler, sipariş ve teklif mektupları, e-mail yazışmaları dahilinde kararlaştırılan vadelerde ve belirtilen teknik özelliklerde edimini ifa etmediğini, davacı şirketçe sözleşmelere aykırı davranıldığını, davacı taraf, sözleşmeler, sipariş ve teklif mektupları, e-mail yazışmaları dahilinde kararlaştırılan şekilde belirtilen teknik özelliklere aykırı ayıplı kalıp-ürün-hammade-malzeme-aparat teslim ettiğini, sözleşmeler ve Kanun hükümleri gereği müvekkili şirketin ödemeden imtina ettiğini, ödemezlik def'inde bulunduğunu,
davacı tarafın sözleşmeler kapsamında bedel talep edemeyeceğini, davaya konu icra takibini yapan davacı taraf aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki bir kısım faturalara istinaden ... 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/ Esas sayılı takip dosyasında başlatılan 1.276.704,24-TL tutarlı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.Taraflar arasındaki faturanın kesilmesine dayanak teşkil eden iki adet sözleşme mevcut olup, davalı tarafça ilgili sözleşmeler dosyaya sunulmuştur.Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takip yapılmış olması dava şartıdır.
Usulüne uygun bir takip yapılmamış ise itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmektedir.Her iki sözleşmede de yetki şartı mevcut olup, her iki taraf da tacir olduğundan yetki sözleşmesi geçerlidir.
Yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkeme kesin yetkili mahkeme olmayıp mahkemece resen dikkate alınamaz ise de belirlenen mahkeme münhasır yetkili mahkeme olarak kabul edilmeli ve davacının davasını belirlenen mahkeme dışında başkaca bir yerde açamayacağı gözetilmelidir.
Eğer davacı münhasıran belirlenen mahkeme yahut icra dairesinde dava yahut takip başlatır ise bu durumda seçimlik yetki davalıya geçer ve itirazında yetkili mahkemeyi kendisi seçebilir.Dolayısıyla yetki koşulunda belirlenen ... Mahkemeleri ve icra daireleri dışında dava açamayacak ve takip yapamayacaktır.Davacı takibini bu münhasıran belirlenen yer dışında ... İcra Daireleri'nde başlattığından ve davalı da yetkiye itiraz ettiğinden ve seçimlik hakkını ... ...
Mahkemeleri yönünde kullandığından, artık usulüne uygun bir takip yapıldığından bahsedilmesi mümkün değildir. Nitekim ... ... Kurulu'nun 10.02.2016 Tarih, 2014/- Esas ve 2016/ Karar sayılı ilamı ".......
Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında bir kısım üyeler tarafından, sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmediğinden sözleşmede kararlaştırılan yer mahkemesinin münhasır yetkili olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, sözleşme tarihinde geçerli bir yetki sözleşmesinin bulunduğu, yetkiye ilişkin bu düzenlemenin genel yetkili mahkemenin yetkisini kaldırmadığı; bir kısım üyeler tarafından da HUMK’da sözleşmenin düzenlendiği tarihte sadece yetki sözleşmesinde belirtilen mahkemede dava açılabileceğine ilişkin bir hükmün bulunmadığı, bu düzenlemenin sözleşme düzenlendikten sonra yapıldığı,
böyle bir düzenlemenin yapılacağı bilinmiş olsaydı böyle bir yetki sözleşmesinin yapılmayabileceği, bir kısım üyeler tarafından da mahkeme kararı sonucu itibarıyla doğru olmakla birlikte Özel Dairenin bozma ilamında yetki sözleşmesinin geçerliliği ve HMK’nın yetki sözleşmelerine ilişkin hükümlerinin yürürlüğü ve mahkemenin münhasır yetkiye ilişkin gerekçesinin tartışılmadığı, bu hususların da tartışılması gerektiği görüşü dile getirilmiş ise de;
bu görüşler yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir....." şeklinde, yetki sözleşmesinin münhasır yetki doğurduğu hususunu tartışmıştır.Açıklanan nedenler ile usulüne uygun takip bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Katip · e-imza Hakim · e-imza
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1078, K. 2025/349, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama