KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/223
- Karar No
- 2025/934
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/08/2025
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Davalı ... aleyhine ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Davalı tarafından ödeme emrine karşı 15/11/2024 tarihinde yapılan itiraz üzerine ... 5. Genel İcra Dairesi 18.11.2024 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin borçlunun ...
Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi'nden çektiği 14/04/2023 kredi tarihli, işletme kredi türü ... numaralı krediye ilişkin krediye kefil olduğunu, asıl borçlu ...'nin kredi borç taksidini ödememesi üzerine ...
4. Genel İcra Dairesi'nde 2024/ Esas numaralı dosya kapsamında, davalı asıl borçlu ... tarafından ödemenin yapılmaması sebebiyle esnaf kefalet - kredi sözleşmesi ile kefil olan müvekkiline ve asıl borçluya karşı başlatılan icra takibi sebebiyle müvekkilinin icra baskısı altında kefil sıfatıyla kefaleten 07/11/2024 tarihinde 68.500 TL tutarında alacaklı vekiline ödeme yapmak zorunda kaldığını, Müvekkili tarafından kefil sıfatıyla yapılan ödemenin asıl borçludan tahsili için ...
5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/...
Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının hiçbir borcunun olmadığını iddia ederek ödeme emrine itiraz ettiğini, davalının itirazı sonucu 18/11/2024 sayılı karar tensip tutanağı ile birlikte takibin durdurulmasına kararı verildiğini, Davalı tarafın icra takibine itirazı haksız ve dayanaktan yoksun olup icra takibini uzatmaya ve sürüncemede bırakmaya yönelik bir itiraz olduğunu, müvekkilinin kefil sıfatıyla icra baskısı altında yaptığı ödeme nedeni ile davalı asıl borçlu olan ...'den alacaklı olduğunu,
haksız yere itiraz eden borçlunun itirazının kaldırılması ve borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, itirazın iptali davasından önce arabuluculuğa başvurulduğu halde anlaşamama ile sonuçlandığını beyanla; tüm bu açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile borçlunun haksız ve hukuka aykırı olan itirazının iptali ile ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/...
Esas sayılı takibinin devamına, borçlu takibe itirazında kötüniyetli olduğundan, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, kötüniyetli davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
Mahkememizce öncelikle görev hususu değerlendirilmesi gerekmiş olup. HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir.
4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir.
Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Somut olayda, ... üzerinde celp edilen vergi kayıtlarına göre davacının potansiyel gelir vergisi mükellefi olduğu tacir kaydının bulunmadığı, bu haliyle taraflar arasındaki ihtilafın ticaret mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/223, K. 2025/934, 18 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama