KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/393
- Karar No
- 2026/609
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2026
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2026/
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Av.
DAVALI
VEKİLİ : Av.
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 04/04/2025
KARAR TARİHİ : 18/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Davalı şirketin müvekkiline olan 13.09.2024 tarih, ... numaralı faturadan kaynaklanan borcunu ödememesi sebebiyle müvekkilinin davalı şirketten olan alacağı için ... 3. Genel İcra Müdürlüğü 2024/...
Esas sayılı dosyasında 26.11.2024 tarihinde takip başlatıldığını, davalı şirketin 05.12.2024 tarihinde birinci haciz ihbarnamesine itiraz mahiyetinde sunulan itiraz dilekçesi ile borcu olmadığını belirterek takibe itiraz ettiğini, esasında gönderilen ödeme emrine ilişkin bir itirazın söz konusu olmadığını, fakat yapılan itiraz sonrasında icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, ...
3. Genel İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve itiraz sonucu duran icra takibinin devamına, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazları bulunduğunu, taraflar arasında ticari ilişki olsa dahi aralarında cari hesap anlaşması bulunmadığını, davacı şirketin verdiğini iddia ettiği hizmetin tamamının verilmediği gibi verilen bazı hizmetlerin de ayıplı olarak verildiğini belirterek davanın Reddine, davacı aleyhine ve davalı müvekkili lehine alacağın en az %20’si oranında haksız tazminata, davacının ihtiyati haciz - tedbir taleplerin reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 3. Genel İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, fatura, ticari defter ve kayıtları, Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık. Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 3.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/...
Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Dava konusu icra dosyasında davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesi için Mali Müşavir Bilirkişisinden rapor talep edildiği,17/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dosyası, ibraz edilen deliller ve davacı tarafa ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde;
davacı şirketin 13/09/2024 tarihinde yapmış olduğu hizmete istinaden fatura düzenlenmiş ve 2200 Euro tutarındaki fatura 82.464,14TL olarak resmi defterlere usulüne uygun bir şekilde kaydedildiği görülmüş, davacı firmanın kesilmiş olan fatura karşılığında herhangi bir tahsilat yapmamış olduğu, kesilen faturanın usulüne uygun olarak işlendiği resmi defterlerinin açılış ve kapanış tasdik işlemlerinin kanuni süresi içerisinde yapılmış olduğu, davalı şirket tarafından herhangi bir itirazını destekleyici belge sunulmadığı,
dolayısı ile davacı şirketin alacağı olan dava konusu 2200 euro-79.816,00 TL’nin ödenmemiş olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunduğu görüldü.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır.
Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir.
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır.
Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu,
kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek ...; gerek ... içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir. Bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine, ... 3. Genel İcra Müdürlüğü 2024/...
Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine, davalı tarafından 05/12/2024 tarihinde itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge icra dosyasında mevcut olmadığından davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla mali müşavir bilirkişisinden alınan raporda,davacı şirketin davalı şirketten 79.816,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın bilirkişi raporunun aksini ispata yarar bir delili dosyaya sunamadığı,
takibe konu alacağın likid ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/393, K. 2026/609, 18 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama