KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/518
- Karar No
- 2026/336
- Karar tarihi
- 12 Mart 2026
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2026/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/05/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/04/2026
Karar Metni
1.240 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasında gerçekleştirilen ticari satış ve hizmetler doğrultusunda müvekkili şirket tarafından , , , , , , , , , , , , , numaralı faturaların kesildiğini, ayrıca cari hesap ekstresi düzenlendiğini, faturalara ilişkin toplam 43.233,14 EUR tutarındaki borç bakiyesinin ödenmediğini, müvekkili şirketin 2.473,16.-EUR vade farkı alacağı da bulunduğunu, müvekkili şirketin toplamda 45.706,33-EUR olan alacağının dava tarihi itibariyle hala ödememiş olduğunu, müvekkili şirket icra takibi öncesinde davalıya ihtar da gönderdiğini, sonuç alınamaması üzerine ...
1. Genel İcra İcra Müdürlüğü 2025/...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, müvekkili şirketin davalının kötüniyetli itirazı sonucunda herhangi bir mağduriyete uğramaması ve takibe konu borcun tahsil kabiliyetinin ortadan kalkmasını önlemek amacıyla, davalı borçlunun, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, akabinde davalı şirketin ...
1. Genel İcra İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı / borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmaması nedeniyle davacının icra takibine konu ettiği borcun varlığını ispatlayamadığını, davacının icra takibi ile talep ettiği vade farkı alacağının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin borçlu olduğunu hiçbir surette kabul etmemekle birlikte, davacının, dava dilekçesinde esas alacak miktarına ek olarak 2.473,16 EUR tutarında “vade farkı” talep ettiğini ve bu talebi icra takibine konu ettiğini, ancak, vade farkı talep edilebilmesi için taraflar arasında yazılı bir sözleşme veyahut süregelen ticari ilişkide bu yönde bir mutabakat bulunması gerektiğini,
taraflar arasında herhangi bir sözleşmede, genel satış şartlarında ya da ticari teamülde bu yönde bir mutabakat bulunmadığını, ... 1. Genel İcra Dairesi 2025/...
E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin haksız ve dayanaksız olması nedeniyle itirazın iptali davasının reddine, takip tutarının %20'sinden az olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 1. Genel İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, fatura, ticari defter ve kayıtları, Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık. Davanın, cari hesaba dayalı ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/...
Esas sayılı takip dosyasında başlatılan 45.706,30EURO tutarlı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, uyuşmazlığın ise taraflar arasında satım ilişkisine dayalı bir borç bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu hususlarında toplandığı görüldü.Dava konusu icra dosyasında davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesi için Mali Müşavir Bilirkişisinden rapor talep edildiği,09/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dosyası, ibraz edilen deliller ve taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde.
Davacı şirketin ticari defter ve bağlı kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile 1.671.238,87 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defter ve bağlı kayıtlarına göre 1.574.320,95 borçlu olduğu fakat 6. ve 7. Maddelerde yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibari ile davacının asıl alacağının 1.575.014,35 TL/ 39.617,22 €, vade farkı alacağının 224.126,08 TL / 5.637,57 €, toplam talep edebileceği alacağının ise 1.799.140,43 TL /45.254,79 € olduğu,
davacının göndermiş olduğu ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğine dair bir tebligat şerhine dava dosyası kapsamında rastlanılamaması nedeniyle faiz hesaplaması yapılmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir.
Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır.
Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu,
kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek ...; gerek ... içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir. Bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine, ...
1. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/...
Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine, davalı tarafından 20/03/2025 tarihinde itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge icra dosyasında mevcut olmadığından davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla mali müşavir bilirkişisinden alınan raporda,davacı şirketin davalı şirketten 45.254,79 € alacaklı olduğu, davalı tarafın bilirkişi raporunun aksini ispata yarar bir delili dosyaya sunamadığı,
takibe konu alacağın likid ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/518, K. 2026/336, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama