KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/995
- Karar No
- 2025/995
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 13/08/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/09/2025
Karar Metni
1.752 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 22.05.2024 tarihinde '... İli ... İlçesi ... Mahallesinde meydana gelen trafik kazasında ...'ın sevk ve idaresindeki davalı ... Akaryakıt Oto Kiralama Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda İnşaat Hayvancılık San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına davacı şirkete ZMM sigortalı ... plakalı araç ile ... Sokak üzerinden ... Sokağa dönüş yaptığı sırada ...
Sokak üzerinde park halinde olan ... plakalı araca çarpması ve devamında savrularak yine aynı sokakta park halinde olan ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası tanzim olunan anlaşmalı trafik kazası tespit tutanağına göre; davacı şirkete ZMM sigortalı ... plakalı aracın ehliyetsiz sürücüsü ...'ın 2918 Sayılı K.Y.T.K.’nın 84/l maddesinde düzenlenen “Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma,” kuralını ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğunu, davalı adına davacı şirkete 2918 sayılı K.Y.T.K.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı ... plakalı aracın ehliyetsiz sürücüsü ...’ın kusuru ile meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacı şirket tarafından hak sahiplerine 28.11.2024 Tarihinde 11.093,37 TL tazminat ödendiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları MD.4 hükmü ile sigorta şirketinin hangi hallerde sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiş olup, md. 4/b bendi gereğince;'' Tazminatı gerektiren olay,
aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetname geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise sigorta şirketinin, sigortalıya rücu edebileceğinin'' hüküm altına alındığını,
davacı sigorta şirketi ile davalı arasındaki akdi ilişkinin koşullarını oluşturan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının 4/b maddesinde tazminatı gerektiren trafik kazasının aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kişiler tarafından kullanılması sırasında vukua gelmiş ise sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra sigorta ettirene rücu edebileceğinin hükme bağlanmış bulunduğunu, poliçede yer alan bu şartın esasen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md.95’de yer alan düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmü olduğunu,
dava konusu olayda sigortalı aracın ehliyetnameye sahip olmayan sürücü ... tarafından kullanılırken riziko gerçekleştiğine göre Karayolları Trafik Kanunu’nun md.95 ve Poliçe Genel Şartlarının md.4 hükmü uyarınca müvekkili sigorta şirketinin ödediği tazminatın tamamı bakımından davalı sigorta ettirene rücu etmesinin mümkün olduğunu, davacı şirketin haiz olduğu rücu hakkına binaen ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte zararın sorumlusu davalı şirketten tahsili amacıyla ...
4. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından 08.04.2025 tarihinde takibe ve borca itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalının ...
4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın açıklanan nedenlerden dolayı haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğundan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesi için iş bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, dava konusu olaya ilişkin olarak zorunlu arabuluculuk müessesesi kapsamında 19.09.2024 tarihinde ...
Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, 2025/ Başvuru ve 2025/ Arabuluculuk Numaralı dosya kapsamında yapılan görüşmelerin 29.05.2025 tarihinde tarafların anlaşmama ile sonuçlandığını, yargılamanın icrası ile davalı tarafından ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin araç kiralama işi ile ilgilendiğini, dava konusu araçta Araç Kiralama Sözleşmesi ile müvekkili şirket tarafından kiralandığını, dolayısıyla davanın ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, uygulamada aracı kullananın işleten, araç üzerinde fiili hakimiyette bulunan, aracın kullanımından fayda sağlayanın dava dışı kiracı olduğunu, dolayısıyla somut olayın gerçekleri dikkate alınacak olursa işleten sıfatının ilgili şahısta olacağı ve müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmayacağının aşikar olduğunu,
üzere uzun süreli araç kiralama sözleşmelerinde sorumluluğun kiraya veren araç malikinden aracı kiralayana geçtiğini, Yüksek Mahkemenin istikrar kazanmış kararlarından da bu durumun açıkça anlaşıldığını, kiralayanın işleten olarak sorumlu olduğunu, dava konusu kazayı yapan aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile kiraya verilmiş ise kiracının işleten olarak sorumlu olacağını, bu nedenle kira sözleşmesi uyarınca aracın kiracı şirkete teslim edilip edilmediğinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklanması gerektiğini, davanın kasko sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olduğunu,
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde "... aracın uzun süreli kiralama, ariyet ve rehin gibi hallerde kiracı... işleten sayılır." hükmüne yer verilmiş olup, aynı Kanunun 85. maddesinde de işletenin ağırlaştırılmış sorumluluk kurallarına göre zarardan sorumlu olacağının kabul edildiğini, somut olayda davalılardan ... Turizm Ltd.Şti.nce kaza yapan aracın dava dışı ...
Büro Araçları A.Ş.ne uzun süreli kiraya verildiğinin savunulduğunu ve mahkemece bu hususun kabul edilerek karar verilmiş ise de; kira sözleşmesinde araç plakaları yazılı olmadığı gibi dosyaya sunulan teslim tutanağında da teslim edenin ... adına ... ve teslim alan olarak da ... isimlerinin yazılı olup, bu şirket ve kişilerin davanın tarafları ile ilgisi ortaya konulmadığını,
aracın kayıt maliki ile davalı arasında yapılmış olan kira sözleşmesinde aracın davalı şirkete hizmet verecek şekilde hükümler içermesine araç ve sürücü üzerinde mutlak bir hakimiyet ve tasarruf imkanı sağlanmış olmasına göre davalının "işleten" sıfatını taşıdığı kabul edilerek bu sıfatı ile zarardan sorumlu tutulması gerektiğini, dava konusu zarara yol açan aracın trafikte davalılardan ... adına kayıtlı olduğu ve diğer davalı ...
Sanayi ve Ticaret AŞ arasında yapılmış uzun süreli sözleşme hükümleri uyarınca nakliye hizmeti vermeye tahsis edildiğinin anlaşıldığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 3. maddesinin işleteni "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.
Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır" biçiminde tarif edildiğini, aracın kayıt maliki ile davalı ... Sanayi ve Ticaret AŞ arasında yapılmış olan 1.1.2002 - 31.12.2002 dönemine ilişkin sözleşme hükümleri incelendiğinde aracın münhasıran davalı ...
Sanayi ve Ticaret AŞ'ne hizmet vereceği şekilde hükümler içerdiğini, aracın araç maliki ve sürücü üzerinde bu şirkete mutlak bir hakimiyet ve tasarruf imkanı sağladığının görüldüğünü, sözleşme süresinin uzunluğu ve içerdiği bu hükümler uyarınca davalı ...
Sanayi ve Ticaret AŞ'nin 2918 sayılı yasanın 3. maddesinde tarifi yapılan "aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunan" kişi durumunda olduğunun anlaşıldığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesi hükmüne göre başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunu ispat edemediği takdirde kayda göre araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama,
ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı veya rehin alan kişinin işleten olduğunu, aynı Kanunun 85. maddesi hükmüne göre ise bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteninin sorumlu olacağını, davaya konu olayda eylemin 23.8.2001 tarihinde gerçekleştiğini, oysa davalının zarara yol açan aracı belirtilen ... taraftan önce Noterden yapılan 20.4.2001 tarihli ve bir yıl sürekli "Kiralama sözleşmesi" ile dava dışı ... Toplu Taşıma Servis Otomotiv Nak.
Yaş Sebze Haz. Tic. Ltd.
Şti.'ne teslim ettiğini, böylece kendisi belirtilen tarihte işleten olmaktan çıkmış bulunduğunu, bundan başka davacıların kayıt sahibi davalının teslime rağmen olay gününde araçla ekonomik bir ilişkinin varlığını diğer bir deyimle aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunduğunu iddia ve ispat etmediklerini, O halde davalı ...'in zarardan sorumlu tutulması için yeterli dayanak bulunmamış olması karşısında onun yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle tazminata hükmedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.4.HD.
17.02.2005 E. 2004/ - K. 2005/, davanın müvekkili açısından husumet yönünden reddi gerektiğini, çünkü müvekkilinin uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile aracı kiraya verdiğinden dolayı sorumluluk kiralayana ait olup müvekkilinin gerçekleşen kaza ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, somut olayda taraflar arasında uzun süreli araç kiralama sözleşmesi yapıldığından ve bu sözleşme kaza tarihini kapsadığından davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu olmadığını,
izah edilen sebeplerle talep edilen alacaklardan zamanaşımına uğrayan veya hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edilen alacakların zamanaşımı ve hak düşürücü süre sebebi ile reddini talep ettiklerini, kazaya ilişkin müvekkili şirket kayıtlarında herhangi bir belgeye rastlanılamamış olup, müvekkili şirketin söz konusu kaza döneminde araç üzerinde fiili hakimiyeti de olmadığından kazanın oluş şekli ve kusur durumuna itiraz ettiklerini, müvekkili tarafından dava konusu araç kiralık araç olup müvekkiline atfı kabil kusur bulunmadığını, müvekkili aracı ehliyetin ibrazı karşılığında kiraladığını,
... kayıtlarının celbi halinde de aracın kiralandığı şahsın ehliyetinin olduğunun açıkça ortaya çıkacağını, işbu sebeple uzun yıllardır titizlikle kiralama işi ile ilgilenen ve alanında uzman müvekkiline yasal prosedüre uygun şekilde kiraladığı şahsın, ehliyetini ... kayıtlarına işlemesine karşılık huzurdaki dosyada kusurluymuş gibi tazminattan sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, rücu hakkının doğduğu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.
Maddesinde sayılan hallerin mevcut olduğunun ispat yükünün sigorta şirketine ait olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından rücu hakkının doğduğuna dair yani sürücünün ehliyetinin geçersiz olduğuna veya ehliyetinin olmadığına dair dosyaya bir belge ibraz edilmediğini, iddiasını ispatlayamadığını, dosyanın bu yönüyle de reddi gerektiğinin aşikar olduğunu, izah edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen davanın öncelikle husumetten usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine,
yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 10/09/2025 tarihli dilekçe ile; Taraflar arasında 08.09.2025 tarihinde imzalanan protokol uyarınca feragat ettiklerini, taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını kabul beyan ve taahhüt etmiş olup bu nedenle davalı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davadan feragat beyanı gereği karar verilmesini, davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini beyan etmiştir.
Davalı vekili 11/09/2025 tarihli dilekçe ile; Davacı tarafından feragat dilekçesi dosyaya ibraz edilmiş olup, feragate bir diyeceklerinin olmadığını beyan ile dosyada yargılama masrafı ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 307. ve devamı maddeleri uyarınca feragat; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, mahkemenin ve karşı tarafın muvafakatına bağlı olmayan, kayıtsız ve şartsız hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilen, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuran ve davaya son veren tek taraflı bir taraf işlemidir.Bu nedenlerle; mahkememizce vaki feragat nedeni ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı vekilinin beyanı doğrultusunda davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/995, K. 2025/995, 12 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama