KÜNYE
T.C. Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1158
- Karar No
- 2026/177
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2026
- Esas no
- 2026/
- Karar no
- 2026/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 02/04/2026
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/04/2026
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davanın davalı şirkete sigortalı olan ... plakalı aracın ... Belediyesi'nin bakım ve sorumluluğunda bulunan karayolunda 21/07/2025 tarihinde kayarak gelen çöp konteynerinin çarpması sonucu meydana gelen hasarlanmadan dolayı ikame edildiğini , davacının sigortalısının tacir olduğunu beyanla davanın kabulüne , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sigortacının, sigortalısına yapmış olduğu hasar bedeli ödemesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Davacı, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. ... 22.03.1944 tarihli, Esas ve Karar sayılı ilamında bu husus. “Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir.
Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmıştır.Öte yandan, TTK’nın “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde (eski TTK m. 1301). “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer.
Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda; davacı sigorta şirketi, sigortalısına ödediği tazminatın, halefiyet ilkesi gereğince davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Bu haliyle, uyuşmazlık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında mutlak ticari dava niteliğinde değildir.
Bu sebeple davanın ticari dava sayılabilmesi ve ticaret mahkemesinin görevli olabilmesi için davacı sigorta şirketinin sigortalısı ile davalının tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili bulunması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalının tüzel kişi tacir olduğu hususu ihtilafsızdır. Ancak davalı Belediye kamu tüzel kişisi olup tacir sıfatı bulunmamaktadır.
Bu haliyle, davalının tacir olmadığı ve davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleştiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir.O hâlde, mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Bu nedenle görevli ve yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, ... 1. Hukuk Dairesinin 08/07/2021 tarihli ve 2021/ Esas, 2021/ Karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin ilamı da dikkate alınarak, dava dilekçesi tebliğ edilmeden davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ✍E-Imzalıdır Hakim · ✍E-Imzalıdır
Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/1158, K. 2026/177, 3 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama