KÜNYE
T.C. Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/518
- Karar No
- 2026/72
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2026
- Esas no
- 2026/
- Karar no
- 2026/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 13/02/2026
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 17/02/2026
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; 03/04/2024 tarihinde davacı şirket nezdinde sigortalı bulunan ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'ne ait makinelerde sigortalı şirketin enerji aldığı davalı ...Bölgesinin sorumluluğunda bulunan 1 numaralı Elektrik Dağıtım Merkezinde oluşan arıza nedeniyle sigortalı şirkete verilen enerjinin kesildiğini, zararın meydana gelmesinde bakım yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı tarafın kusurlu bulunduğunu, zarar nedeniyle davacı şirket tarafından 02/07/2024 tarihinde 22.783,70 Euro rücu edildiğini, ödenen tazminat bedelinin kusuru nedeniyle sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğu doğduğunu beyanla davanın kabulüne, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ... Paket Yangın Poliçesiden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile dava dışı sigortalısı arasında ... Paket Yangın Poliçesi bulunduğu, 03/04/2024 tarihinde dava dışı sigortalıya ait makinelerde hasar meydana geldiği, zarar gören emtia nedeniyle davacı tarafından sigortalısına 02/07/2024 tarihinde 22.783,70 Euro ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, sigortalıya ait makinenin arızalanmasının davalının sorumluluğunda bulunan dağıtım merkezindeki arıza nedenli elektrik kesintisi kaynaklandığı, elektrik hizmetini sağlayan davalı ... kusurlu hizmeti nedeniyle zararın meydana geldiği ileri sürülerek, sigortalısına ödenen tazminat bedelinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemiyle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.Davacı, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. ...
İçtihadı Birleştirme ... 22.03.1944 tarihli, Esas ve Karar sayılı ilamında bu husus. “Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmıştır.Öte yandan, TTK’nın “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde (eski TTK m. 1301). “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer.
Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda davacı sigorta şirketi, davayı sigortalısına halef olarak açmış olup, bu nedenle uyuşmazlığın hukuki niteliği halef olunan kişinin hukuki sıfatına göre belirlenecektir. Uyuşmazlık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında mutlak ticari dava niteliğinde değildir.
Bu sebeple davanın ticari dava sayılabilmesi ve ticaret mahkemesinin görevli olabilmesi için davacının sigortalısı ile davalının tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili bulunması gerekmektedir.Dosya kapsamına göre dava dışı sigortalının tüzel kişi tacir olduğu hususu ihtilafsızdır. Ancak davalı, ...Bölgesi olup, ... tacir sıfatını haiz olmadığı.
Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin ... 11. Hukuk Dairesinin 2022/ Esas, 2023/ Karar sayılı ilamında açıkça belirtilmiştir. Anılan ilamda, Organize Sanayi Bölgelerinin taraf olduğu davalarda, diğer taraf tacir olsa dahi, uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde bulunmaması hâlinde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu durumda, davalının tacir sıfatı bulunmadığından eldeki davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır.Bu haliyle, davalının tacir olmadığı ve davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleştiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir.O hâlde, mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Bu nedenle görevli ve yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, ... 1. Hukuk Dairesinin 08/07/2021 tarihli ve 2021/ Esas, 2021/ Karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin ilamı da dikkate alınarak, dava dilekçesi tebliğ edilmeden davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ✍E-Imzalıdır Hakim · ✍E-Imzalıdır
Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/518, K. 2026/72, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama