KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/2055
- Karar No
- 2022/2035
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2022
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalılar
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 14/12/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Davacı vekili, müvekkili ile davalı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan dava dışı işçinin .....2017 tarihinde çalışmış olduğu yüklenici firmaya iadesinin yapıldığını ve yüklenici firma tarafından da iş akdinin sona erdirildiğini, dava dışı işçi tarafından ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacakları için arabulucuya başvuru yapıldığını, sonradan dava açılması halinde yargılama gideri ve faiz ödememek için anlaşma sağlandığı ve dava dışı işçiye 30.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, ayrıca 900,00 TL arabuluculuk ücreti ödendiğini, şimdilik 10.500,00 TL'sinin rücuen tahsilini istemiştir.
Davalılar ..... Ltd. Şti.,..... Ltd, Şti. ve ..... Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilleri ile davacı arasında imzalanan sözleşmelerde yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olarak düzenlendiğini ileri sürerek yetki itirazında bulunmuş, esas yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Öncelikle uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Davacı ile davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri incelendiğinde, uyuşmazlık halinde Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair düzenlemeye yer verilmiştir. Davalılar vekili süresinde verilen cevap dilekçesinde, sözleşmede yazılı yetki şartına dayalı olarak Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki itirazında bulunmuştur.
Taraflar arasındaki sözleşmelerin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK.'nun 17. maddesinde;"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Bu yeni düzenleme, ....2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanmakla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendi “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, taraflar tacir olup, kesin yetki kuralının bulunmaması, davalıların vekilinin süresinde verdiği cevap dilekçesi ile yetki itirazlarında bulunması ve tarafların 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca yetkiye dair yapmış oldukları sözleşmelerin geçerli olması ve münhasır yetki olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalıların yetki itirazının kabulü ile Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/2055, K. 2022/2035, 6 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama