KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/2274
- Karar No
- 2022/281
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2022
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- 1-
- Vekili
- —
- Davalı
- 2-
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/10/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı olan araca, davalı..............'nin malik, diğer davalının sürücü olduğu iş makinesinin çarpması sonucu hasarlandığını, sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek ödenen 12.887,00 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan mlüteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesince (23.09.2021 tarih, ............... E.-................ K.), davacı sigorta şirketinin halefi olduğu aracın ticari olduğundan uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş; verilen karar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş ve dava dosyası mahkememize gönderilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli ........... Esas ve ............ Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz.
Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.
Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. (Yar. 17. HD., 09.06.2020 tarih, 2019/1635E.- 2020/3293 K.)
6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde, "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda, her ne kadar davacının sigortalısına ait araç ticari olsa da, davalıların tacir olmadığı ve davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalıların kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, mahkememizce uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/2274, K. 2022/281, 27 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama