KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/31
- Karar No
- 2021/26
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2021
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/03/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, 09/05/2007 tarihinde ... Taahüt Ve Tic. San. Ltd.
Şti adına kayıtlı olan ... plakalı ... model Mercedes marka ... aracı ticari plakası ile birlikte alma noktasında anlaştıklarını ve protokol imzaladıklarını, ilgili protokol kapsamında müvekkili şirkete 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, protokolde aracın devrinin müvekkiline istediği zamanda devredileceğinin belirtildiğini, müvekkilinin aracı almak istemesi üzerine karşı tarafın müvekkilini oyaladığını, bunun üzerine Diyarbakır ...
İcra müdürlüğünü ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, müvekkilinin ilamsız icra yoluna başvurduğunu, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, müvekkilinin başlattığı icra takibinin karşı tarafın itirazı ile durdurulduğunu, itirazın müvekkiline tebliğ edilmediği için dava açma süresi olan bir yıllık sürenin başlamadığını, icra dosyasının yenilenmesi ile itirazın tebliğ alındığını, bu nedenlerle.
Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası kapsamından haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen icra takibindeki alacak ve protokol kapsamında olduğu iddia edilen tüm alacaklardan dolayı müvekkili şirketin ibra edildiğini ve ... 'in hiçbir alacağının kalmadığını, bahse konu 09.05.2007 tarihinde imzalandığı iddia edilen protokolün gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, davacı tarafın sürecin başından itibaren araca sahip olduğunu, yaklaşık 14 yıldır davacının dava konusu aracı kullandığını, dolayısıyla bu konuda bir zararlarının bulunmadığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini, davacının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KABUL VE GEREKÇE
Dava ticari plakalı aracın devir sözleşmesinden kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6102 sayılı yasanın 5/a. maddesinde; "bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ile aynı kanunun 6325 sayılı kanunda değişiklik yapan 23. Maddesinde "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın , dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebi içeren ticari davalarda arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu ve başvuru sonucunda düzenlenen son tutanağın dava dilekesine eklenmenin zorunlu olduğu, son tutanak eklenmediği takdirde 1 haftalık kesin süre verilerek son tutanağın mahkemeye sunulmasının istenilebileceği öngörülmüştür.
Somut olayda; davacı tarafından mahkemeye sunulan arabuluculuk tutanağının bulunmadığı, dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir ibarenin de bulunmadığı, 6325 sayılı kanunun 23-2. Maddesi uyarınca arabulucuya başvurmadan dava açıldığı anlaşıldığından mahkememizce herhangi bir işlem yapılmaksızın bu bağlamda 6325 sayılı yasanın 18/a maddesi gereğince kesin süre verilmesine gerek görülmeyerek davanın HMK. 114 ve 115. Maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır.
Katip Başkan · ☪e-imzalıdır ☪e-imzalıdır
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/31, K. 2021/26, 24 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama