KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/563
- Karar No
- 2022/2570
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2022
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/12/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.206 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde ; ....bankası AŞ .... Şubesinin .... Tarihli ....TL Bedelli Keşidecisi ... Hiz. Şti. olan ... seri numaralı çekin kaybolduğunu, çekle ilgili .... Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, Sakarya Ticaret Mahkemesinin ....
Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, adı geçen dosyada 3. Şahıs konumunda olan davalının çeki elinde bulunduran kişi olarak başvurduğunu, mahkemece verilen süre içinde çek istirdat talepli bu davanın açıldığını, çek üzerinde yaptıkları incelemede çekte bulunan kaşe ve imzanın sahte olduğunu , davalı ile davacı tarafın herhangi bir ticari ilişkileri bulunmadığını belirterek dava konusu çekin istirdadına ve çekin davacı tarafa iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin çeki iyi niyetli yetkili hamil olarak elinde bulundurmakta olduğunu, davalı müvekkilin hamili olduğu çekin müvekkilden geri almasına yönelik işbu istirdat davasının koşulları oluşmadan dava açılmış olduğunu, davanın genel yetkili olan davalının ikametgah adresi olan Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek davanında reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşıldı.
DELİLLER
1-Diyarbakır İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası
2- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .... esas sayılı dosyası,
3-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası,
4-Sakarya ... Noterliğinin .... yevmiye sayılı ihtarnamesi,
5-Davacı şirketin Ticaret Sicil kayıtları.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davanın .... İnş. Nak. 'nin keşideci olduğu, ....bankası ... Şubesi'nin muhattap banka olduğu, ... seri numaralı .... TL bedelli çekin TTK madde 792 ve devamı uyarınca çek istirdatı talebine ilişkindir.
Davacının ....ş. Nak. 'nin keşideci olduğu, ....bankası .... Şubesi'nin muhattap banka olduğu,... seri numaralı ...L bedelli çeki ticari faaliyet kapsamında düzenlendiği fakat fiziken davacıya ulaşmadan kaybolduğunu iddia ettiği, davacının bunun üzerine Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile çek iptali talebine yönelik dava açtığı mahkemece işbu dava davalısına dava açılması için süre verildiği ve davacının da işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Davacının çekle ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığına hırsızlıktan suç duyurusunda bulunduğu dosya celp edilmiş soruşturma aşamasının devam ettiği anlaşılmıştır.
Davaya konu çekin fotokobisi incelendiğinde, dava dışı ...İnş. Nak.'ın keşideci, davacının lehtar olduğu bu çeki cirolayarak davalı ....'a devredildiği anlaşılmaktadır. Davalının Diyarbakır İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası ile de dava dışı keşideci .... İnş.
Nak. 'ye karşı icra takibi başlattığı, davalı vekilinin ... tarihinde sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile davaya konu olan çek bedelinin davalıya ödenmesi nedeni ile anlaşma sonucu çeki dava dışı keşideciye teslim ettiğini bildiği ve teslim evrakı sunmuş olduğu anlaşılmıştır. Davalı çeki keşideciye teslim ettiğinden davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstirdat davasının davanın açılış tarihinde çeki elinde bulundurulan hamile karşı açılmış olduğu fakat yargılama sırasında davalının çeki keşideciye teslim etmiş olduğu anlaşılmakla çek istidat talebinin çek bedel istirdatına dönüşmüş ve yargılamaya bu şekilde devam edilmiş olduğu anlaşılmakla davalının husumetten ret istemi yerinde görülmemiştir.
İçtihatlarda da benimsendiği üzere borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146).
Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davasında da ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer.
Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer.
Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, El Kitabı, s. 370 ilâ 372). 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.
Bu ilkeler doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesinde; davacının davaya konu olan çekteki imzanın kendi yetkilisine ait olmadığına dayalı olarak istirdat isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyada ispat yükü davalıdadır. Zira Yargıtay HGK'nın .... tarihli ve ... E., .... K. sayılı kararında belirtildiği ve mahkemece de kabul edildiği üzere, takip dayanağı belgedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, belge elinde olup takibe koyan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir.
Yargıtay HGK’nun 16.03.2005 günlü ve 2005/13-80 esas ve 2005/149 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, aslı ibraz edilmeyip fotokopisi sunulan ve diğer tarafça kabul edilmeyen fotokopi belge üzerinde imza ve yazı incelemesi yapılamayacağı gibi, yapılmış olsa bile bu rapora itibar edilemeyeceği gözetilerek ispat yükü kendisinde olan davalıya çek aslını sunması için usulüne uygun olarak kesin süre verilmiş olduğu fakat davalı vekilinin çekin keşideciye teslim edildiğine dair beyan dilekçesi sunduğu ve verilen kesin sürede çek aslını dosyaya kazandırmadığı anlaşılmış bu nedenle de davacının imza inkarı yerinde görülerek davaya konu çek yönünden davalıya borçlu olmadığının tespit edilmiştir.
Kötü niyet tazminatı yönünden yapılan incelemede; Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilmektedir( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.6.1980 gün ve 1979/9-82 esas,1980/2073; 10.04.2002 gün ve 2002/19-282 Esas-2002/299 karar sayılı kararları). Somut olayda ise davaya konu olan çek yönünden ise davacı adına yapılmış bir icra takibi bulunmadığı anlaşılmakla şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/563, K. 2022/2570, 22 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama