KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1159
- Karar No
- 2024/864
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/10/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.923 kelime·10 dk okuma
Davacı vekili, müvekkili ile davalı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan dava dışı işçi ..... tarafından işçilik alacaklarının tahsili istemiyle müvekkili aleyhine Diyarbakır .....İş Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava sonucu verilen karara istinaden Bakırköy .....İcra Müdürlüğünün .....sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sonucu müvekkili tarafından icra takip dosyasına 36.115,33 TL ödeme yapıldığını, dava dışı işçinin .....-.....tarihleri arasında davalılar nezdinde çalıştığını,
İş Mahkemesince verilen kararda müvekkilinin üst işveren olarak tüm tutardan sorumlu tutulduğunu, imzalanan sözleşmeler ve eki teknik şartnameler gereğince yapılan ödemelerin davalı alt işverenlerin sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek fazlası saklı müvekkili tarafından yapılan 36.115,33 TL ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme ilişkin olarak sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı .....Tic. Ltd. Şti.
Vekili, dava dışı işçi .....tarafından Diyarbakır .....İş Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili şirket ile davacı aleyhine kıdem ve ihbar tazminatı istemiyle dava açıldığını ve yapılan yargılama sonucu verilen kararda işçilik alacaklarından müvekkili ile davacının müteselsil sorumluğuna karar verildiğini, verilen karara karşı davacının istinaf yasa yoluna başvuru yaptığını ve yapılan istinaf incelemesi sonucu davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini,
ilgili karara dayalı Bakırköy .....İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak ödeme emrinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı tarafından ödeme yapıldığından bahisle iş bu davanın açıldığını, davacı şirket tarafından 22/11/2016 tarihinde 29896 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye dayalı müvekkili şirkete gönderilen işten çıkarma yazısına istinaden dava dışı işçinin iş akdinin fesih edildiğini, müvekkilinin davacı şirketin emir ve talimatları doğrultusunda işlem gerçekleştirdiğini,
davacının talimatı ile dava dışı işçinin iş akdi fesih edildiğinden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun davacıda olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava dışı işçinin müvekkili şirkette çalıştığı sürelerin gözardı edildiğini, Diyarbakır .....İş Mahkemesinin .....esas sayılı dosyasına sunulan .....tarihli bilirkişi raporunda .....tarihleri esas alınmış olsa da yeniden inceleme yapılarak dava dışı işçinin Müvekkil şirkette çalıştığı dönemin belirlenmesi gerektiğini, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2015/7580 Esas ve 2016/13115 sayılı kararında,
asıl işverenin tüm hizmet süresine göre kıdem tazminatı alacağından sorumlu olduğuna dair karar verildiğini, dolayısıyla işbu hususta davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların asılsız olduğunu, ayrıca avans faizi talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Usulüne uygun tebligata rağmen diğer davalılar davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Dava açılırken harca esas değer 36.115,33 TL gösterilerek açılan eldeki davada davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak üzere sorumluluklarına dayanılmış ise de, davalıların ihtiyari dava arkadaşı olması nedeniyle mahkememizce davacı vekiline hangi davalı yönünden ne kadar talep ettiğini açıklaması için süre verilmiştir.
Davacı vekili .....tarihli beyan dilekçesi ile, davalı ...... Tic. Ltd. Şti.'den 4.797,27 TL, davalı .....Tic. Ltd. Şti.'den 20.238,48 TL ve .....Tic. Ltd. Şti.'den 11.079,58 TL talep edildiğini beyan etmiştir.
Dosyaya sunulan deliller incelenmiş, hesaplamaya yönelik bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde, dava dışı .....eldeki dosyanın davacısı ve davalısı aleyhine kıdem ve ihbar tazminatının tahsili istemiyle açılan dava sonucu Diyarbakır .....İş Mahkemesinin .....K. sayılı ilamı ile, dava dışı işçinin .....tarih arasında PTT bünyesinde farklı alt işverenler nezdinde çalıştığı ve toplamda 5 yıl 20 gün kıdeminin bulunduğu ve dava dışı işçinin iş akdinin haklı nedenle fesih edildiğinin ispat edilemediği gerekçiyle kıdem ve hibar tazminatına yönelik açılan davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. vekili tarafından yapılan istinaf yasa yoluna başvuru yapıldığı,
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesinin .....tarih ve .....sayılı ilamı ilamı istinaf başvurusunun miktar yönünden kesin olmak üzere reddine karar verildiği, İş Mahkemesi kararına dayalı olarak dava dışı işçi tarafından Bakırköy .....İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sonucu Posta ve Telgraf A.Ş.
Tarafından .....tarihinde takip dosyasına 36.115,33 TL ödeme yapıldığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı alt işverenler nezdinde çalıştırılan dava dışı işçi tarafından kıdem ve ihbar tazminatı istemiyle İş Mahkemesinde açılan dava sonucu verilen karara istinaden başlatılan icra takibinden dolayı davacı üst işveren tarafından ödenen bedelleri davalılardan dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme ilişkin olarak sorumlulukları oranında rücuen tahsilini talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkindir.
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkin olup uyuşmazlık bu davalarda uygulanan ve Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesince benimsenen genel ilkelere göre çözümlenmelidir. Buna göre;
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Taraflar arasındaki sözleşmede aksi düzenlenmemiş ise işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler ise kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
Aynı şekilde ihbar tazminatından da son işveren sorumludur.
Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/03/2020 tarihli ve 2019/378 E., 2020/1629 K. sayılı kararı ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 22/09/2021 tarihli ve 2021/687 E., 2021/301 K. sayılı kararları da bu yöndedir).
Yargıtay 6. HD'nin 05/05/2023 tarihli ve 2023/1118 E., 2023/1683 K. Sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin güncel kararında da. "Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır.
Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir.
Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır.
Yukarıdaki gerekçelerle; hizmet alım sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması hâlinde, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödediği işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin (alt işveren) sorumluluğun mevcut olduğuna" karar verilmiştir. (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 16/05/2023 tarihli ve 2021/610 E.-2023/782 K.).
Yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca somut olay incelendiğinde. İş Mahkemesince verilen kararda, dava dışı işçinin kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı alacağından davacı Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. ile davalı ...... Ltd. Şti.'nin müteselsil sorumluluğuna hükmedilmiş ve davacı da bu karara dayalı olarak başlatılan icra takip dosyasına ödeme yapmıştır.
Dosya içerisinde işçilik alacaklarının ödenmesinden davacının sorumlu olduğuna dair herhangi bir sözleşme hükmü bulunmamaktadır. Bu halde, davacı üst işverenen ödediği bedellerin rücusunu talep edebileceği, bu kapsamda davalı alt işverenlerin kıdem tazminatına ilişkin işçiyi kendi çalıştırdıkları döneme döneme isabet eden miktardan, davalı son alt işveren .....Dış Tic. Ltd.
Şti.'nin ise işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden kıdem tazminatı yanında ayrıca ihbar tazminatından da sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davacı üst işveren tarafından yapılan 36.115,33 TL toplam ödemeden ihbar tazminatına isabet eden miktar 6.151,13 TL olarak hesaplanmış, yapılan toplam ödemeden ihbar tazminatına isabet eden miktar mahsup edildikten sonra bakiye kalan 29.964,20 TL kıdem tazminatına ilişkin ödemenin davalıların işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarları, davalı .....İnşaat Taah. Tic. Ltd.
Şti. yönünden 4.797,27 TL, davalı .....Tarım Hayvancılık Oto Kiralama San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden 20.238,48 TL ve davalı ...... Ltd. Şti. yönünden 4.928,45 TL olarak hesaplanmış, yapılan bu hesaplama denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve davalılar .....İnşaat Taah. Tic. Ltd. Şti. ve .....Hizmetleri Tarım Hayvancılık Oto Kiralama San. ve Tic. Ltd.
Şti. yönünden dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemlere isabet eden kıdem tazminatı miktarları yönünden, davalı .....Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden ise kıdem tazminatına ilişkin işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktar ile ihbar tazminatını tamamına isabet eden miktar yönünden açılan davanın kabulüne ve tarafların tacir olması nedeniyle kabul edilen alacak miktarlarına avans faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1159, K. 2024/864, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama