KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1202
- Karar No
- 2024/1107
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/11/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü müvekkili
Karar Metni
1.930 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
...’e ait ... plaka sayılı otomobil, ... güvenli noktada park halinde iken, aynı
istikamete doğru arkadan gelen ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobilin
müvekkiline ait ... plakalı otomobile arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik
kazasının meydana geldiğini, bu kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ve eksper
raporuna göre de arkadan çarpan ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, plakalı otomobilin zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı ... SİGORTA A.Ş.
tarafından üstlenilmiş olup, kaza tarihi itibariyle ...-... başlangıç ve bitiş
tarihli ... sayılı poliçenin mevcut olduğunu, hasar ihbarı üzerine eksper
raporunun tanzim edildiğini ve eksper raporunda araçta meydana gelen hasarın KDV dahil
6.877,64 TL olduğunun belirlendiğini, ancak bu bedel ödenmeyince müvekkilinin kendi aracını
tamir ettirmek zorunda kaldığını, kaza sonrası ilgili eksper raporu karşı yan ... SİGORTA
A.Ş. tarafından talep edilmiş olup, eksper raporunun bir örneği karşı tarafa ... tarihinde
gönderilmiş olduğunu, araç hasar bedeli olan 6.877,64 TL’nin ... tarihinden itibaren
işleyecek yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini talep ettiğini, anılan eksper raporunda
belirtilen birçok işleme tabi tutulan müvekkiline ait ... plakalı otomobilin ciddi tutarda
değer kaybına uğradığını, ... SigortaA.Ş. tarafından sigortalı ... plakalı araç
sürücüsünün haksız fiil sorumlusu ve işleten sıfatıyla, malikinin de işleten sıfatıyla sorumluluğu tartışmasız olup, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre sigortacı, 2918 sayılı
KTK uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğunun zorunlu sigorta limitlerine kadar temin
ettiğini, araçta meydana gelen hasar bedeli gibi, bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararın
da ZMMS teminatı kapsamında olduğunu, dava şartı idari başvuru kapsamında KTK m. 97
uyarınca karşı yan ... Sigorta A.Ş.'ye gerek posta gerekse mail yoluyla başvuru yapıldığını
ve tüm evrakların karşı yan ile paylaşıldığını, yine ... tarihinde ticari dava şartı
arabuluculuk başvurusunun yapıldığını ve arabuluculuk süreci sonunda anlaşma
sağlanamadığını belirterek; araç Hasar bedeli olan 6.877,64 TL'nin ... tarihinden
itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya
verilmesine, belirsiz alacak davası olarak ikame etmiş olduğumuz Araç Değer Kaybından
kaynaklanan 100,00 TL'nin davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan ... tarihinden
itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya
verilmesine, (araç değer kaybı tutarının belirlenmesi tam ve kesin olarak mümkün olduğunda
talebi belirleyip artıracağız), yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davalı üzerinde
bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik
Sigorta Poliçesi ile ... - ... tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden
dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 43.000-TL
olduğunu, poliçe limitini bildirmiş olmalarının davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını,
davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine
getirmiş olması gerektiğini, davacı tarafın usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle
davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nde
kurulan sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperinden
bir eksper raporu almadan başvuru yaptığından değer kaybı talebine ilişkin olarak usulüne
uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, yine davacının aracını kasko sigorta poliçesi
kapsamında tamir ettirip ettirmediği; şayet kasko kapsamında tamir işlemi gerçekleşmiş
ise bu durumda, kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu
temin ederek başvuru yapması, değer kaybı ve hasar onarım bedelinin hesabının yapılabilmesi
için kaçınılmaz olduğunu, aksi halde, aracı inceleme, aracı hasarlı görme ve dahi detaylı eksper
incelemesi yapma şansı olmayan müvekkili şirketin, hangi parçaların ne oranda hasarlandığını
anlayarak Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplaması da mümkün
olmayacağını, bu nedenle, davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek KTK md.97 gereği
reddini talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1. Maddesine göre sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davası hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl sonra zamanaşımına uğradığını, işbu hususta
huzurdaki davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, belirsiz alacak davasının açılabilmesi,
dava değerinin davanın açıldığı tarihte davacı tarafça belirlenebilmesinin kendisinden
beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde mümkün olacağını, işbu dava konusu
miktar davacı tarafça belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar
bulunmadığını, kazada kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini,
huzurdaki davaya konu trafik kazasına ilişkin müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru
sonrası müvekkili şirket tarafından hasar dosyası araştırma raporu düzenlendiğini, hasar dosyası
araştırma biriminden alınan rapor uyarınca kazaya karışan şahıslar sonradan olayın oluş şeklini
değiştirmiş oldukları tespit edildiğinden, davacı başvurucunun müvekkil sigorta şirketine
usulüne uygun yapılmış başvurusunun bulunmadığını çünkü tarafların karşılıklı anlaşarak
olayın oluş şeklini değiştirmiş olup, davacının haksız olarak alacak talebinde bulunduğunu, öncelikle hasar bedeli hesaplamasında hesap tarihi değil kaza tarihindeki işçilik ve yedek parça değerlerinin esas alınması gerektiğini, 1 Haziran 2015 tarihinde uygulamaya giren trafik
sigortası genel şartları, hasarlı araçların onarımında orijinal yedek parça yerine eşdeğer parça
kullanımına izin verildiğini, son yasal değişiklikle de Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali
Sorumluluk Sigortası Genel şartları,m. B.2/ 2.1’de eşdeğer parça ile onarım yapılabileceği
hususunun düzenlendiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskontonun uygulanması
gerektiğini, onarım ve yenileme farklarının faturalarla ispatının zorunlu olduğunu, diğer yandan
poliçede KDV klozunun mevcut olduğunu, buna göre sigortalı kıymetler KDV dahil bildirilmiş
ise, hasar ödemelerinin KDV dahil olabileceğinin hüküm altına alındığını,. bu kapsamda da
yapılacak KDV ödemelerinin ancak ve ancak müvekkil şirket adına düzenlenecek yansıtma
fatura sonrası yapılacağının düzenlendiğini, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna
dair bir ifade bulunmadığını, bu nedenle söz konusu kalemin de reddini talep ettiklerini, değer
kaybı zararının, yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali
Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “yürütmesi durdurulanların dışında” Ek-1’inde
düzenlenen değer kaybı şartları ve hesaplama formülüne göre tespit edilmesi gerektiğini, aynı
zamanda dava dilekçesinde bahsi geçen faizle ilgili olarak; davayı kabul anlamına
gelmemekle birlikte, davacının talep etmesi gereken faizin yasal olduğunu, huzurdaki davanın
müvekkili şirket aleyhine sonuçlanması ve tazminat ödenmesi ihtimalinde; Karayolları Motorlu
Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca müvekkili şirket tarafından
ödenen tazminatın sigortalıya rücu edilme hakkı olduğunu, bu nedenle davanın; sigortalı ...'a ihbar edilmesini talep ettiğini belirterek; davacının davasının reddine, yargılama
giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası, davacı ile davalı sigortalı araca ilişkin trafik tescil bilgileri ve davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kazada kusur durumunun ve davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait aracın hasar onarım bedeli ile değer kaybı miktarının tespiti için trafik bilirkişisi ve makine mühendisinden oluşturulan bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasında kaynaklı davacının aracında oluşan hasara bağlı hasar bedeli ile değer kaybının kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, hasar bedeli ve değer kaybının ödenmesi için davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden yapılan ödeme yapılmadığının davacı tarafından iddia olunduğu, yine dava açılmadan önce arabuluculuk aşamasının görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen araç sürücünün kusurlu olup olmadığı, kaza sonrası davacıya ait araçta oluşan araçta hasar oluşup oluşmadığı ve miktarı kaza sonrası davacının aracında oluşan hasar nedeniyle ayrıca değer kaybı meydana gelip gelmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının hasar onarım bedeli ile değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir.
Dosya içerisinde yer alan yargılama aşamasında alınan trafik bilirkişi raporundan; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un. Dosya kapsamındaki maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve tüm belgeler esas alındığında kazasının oluşumunda, ... plakalı otomobil sürücü ...'un yerleşim yeri içinde araç ve yaya trafiğinin olduğu yol bölümünde gece karanlığında yollarda ilerlerken hızını azaltarak gerekli tedbiri almadığı,
trafik durumuna dikkat etmediği yolda seyir hızı ile ilerlediği herhangi bir tehlike karşısında güvenle duramayacak şekilde seyrine devam ettiği, park halinde duran araçlara çarpma öncesi durmadığı/duramadığı kontrolsüz bir şekilde seyrine devam ettiğinden, 2918 sayılı karayolları Trafik Kanununun 52/1-b maddesinde belirtilen "Aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" ve aynı Kanunun 84/L maddesinde yer alan Asli Kusurlardan" park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpmak kurallarını ihlal ettiği,
kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, yüzde yüz (%100) kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücü ... yönünden ... plakalı otomobil sürücüsü ... kazanın oluşumunda Kural İhlalinin olmadığı ve kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun incelenmesiyle mahkememizce oluşan kanaate göre.
Davaya konu ... tarihli kaza nedeniyle hasar gören dava konusu ... plakalı araca ilişkin olarak, kaza (olay) tarihi itibariyle meydana gelen hasar miktarının KDV dahil 8.844,38 TL olduğu, aracın kaza öncesi hasarsız vaziyetteki ikinci el piyasa rayiç değerinin 65.000,00 TL olduğu, aracın onarılmasının ekonomik olacağı, araçta oluşan hasara bağlı olarak araçta değer kaybının meydana geleceği, Aracın kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin 61.500,00 TL olduğu, araçta meydana gelen değer kaybının 3.500,00 TL oluşacağı şeklinde raporunu sunmuştur.
Anılan raporlardaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ile dava değer artırım dilekçesinin birlikte değerlendirilmesiyle. Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalının %100 kusurlu olmasına göre, dava değer artırım dilekçesindeki hasar bedeli talebiyle bağlı kalınarak davalı sigorta şirketinin 6.877,64 TL hasar bedeli ve 3.500,00 TL değer kaybı yönünden sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Bu miktarlar üzerinden değer artırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D
Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1202, K. 2024/1107, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama