KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/453
- Karar No
- 2025/489
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/05/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.790 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket aleyhine müvekkili şirketin alacağının tahsili amacı ile Diyarbakır İcra Müdürlüğü .....E. Takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin, Diyarbakır İcra Müdürlüğü .....E. sayılı dosyası ile aleyhlerine yürüttükleri ilamsız icra takibinde; borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını istediğini, borçlu şirketin itirazları haksız nitelikte olup bu itirazlarında kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin
Ankara İlinde ....., .....ve .....markalarının yetkili bayisi olup araç alım satımı ve yetkili servis hizmetleri sunan otomotiv sektörünün öncü firmalarından olduğunu, davalı tarafın, .....plakalı aracının onarımı için müvekkili şirketin araç servis hizmetlerinden yararlandığını, davalının, müvekkilinin kendisine sağladığı servis bakım onarım hizmeti karşılığında müvekkiline ödenmemiş borcu bulunduğunu, bu nedenle de Diyarbakır İcra Müdürlüğü .....E. sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ilgili icra dosyasındaki alacağın dayanağı olarak gösterilen .....nolu .....tarihli fatura ile de borcun sabit olduğunu,
borçlunun bu faturaya herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını, bu neticede, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sabit kılındığını, borcun kaynağı olan servis hizmetinin dayanağı olan faturaların tamamının davalı tarafından itirazsız olarak kabul edildiğini, bahse konu davanın ticari dava niteliğinde olması sebebiyle dava şartı olarak arabuluculuk kapsamında olduğunu, nitekim borçlu şirket ile bu arabuluculuk süreci .....tarihinde .....arabuluculuk numarasıyla başladığını ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının borcunu ödemeyip zaman kazanmak maksadıyla ilgili icra dosyasına konu olan borca itiraz ettiğini,
davalının Diyarbakır İcra Müdürlüğü .....E. Takip sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalının takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının talep ettiği tüm hak ve alacaklar zamanaşımına uğramış olup açıkça zamanaşımı itirazlarının olduğunu, yine davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine açılmış olan itirazın iptali davası, İİK madde 67/1 kapsamında 1 yıllık hak gerektiğini, müvekkili şirkete ait .....plakalı aracın bakım ve onarım için davacı şirket içerisinde açılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu aracın davacıya ait .....yetkili servisine bırakıldığını,
müvekkili şirket çalışanları tarafından araç tamiri için orijinal parça kullanılması söylenildiğini ve davacı taraf çalışanları da ilgili tamirde orijinal parça kullanacaklarını beyan ettiklerini, müvekkili şirket yetkilileri aracı teslim aldıktan sonra araçtaki problemlerin devam ettiğini fark edip Samsun ilindeki .....Otomotiv adlı iş yerine götürdüklerini, .....Otomotiv adlı iş yerinde yapılan kontroller sonucu araca yeni takılan parçaların yan sanayi ürünü olduğu tespit edildiğini, bu durumun davacı şirkete ait servise bildirilmesine rağmen davacı şirketçe müvekkiline ait araca orijinal parça takılmadığını,
Davacı tarafça müvekkil şirkete ait araca orijinal parça takılmayıp yan sanayi parçalar takıldığı için davacı tarafın bu eylemi ayıplı ifa kapsamında olup davacı tarafın meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin araca takılan yan sanayi ürünlerinden dolayı zarara uğradığını, davacı tarafın, dava konusu faturanın müvekkili şirkete teslim edildiğini ve müvekkili şirketin faturaya itiraz etmediğini belirttiğini ancak bu durumun gerçeği yansıtmadığını, öncelikle ifası gerçekleşmemiş olan bir durumda, karşı ifa beklemenin doğru olmadığını, fatura konusu alacağın ihtilaflı olduğunu,
müvekkili şirket tarafından Ankara Arabuluculuk Bürosuna fatura konusu alacağa itiraz mahiyetinde ve borcun gereği gibi .....tarihinde başvuru yapıldığını, .....tarihinde .....Arabuluculuk numarasıyla yapılan görüşme "anlaşmama" şeklinde sonuçlandığını, davacı tarafa karşı dava edilmemesinden dolayı uğranılan zararın tazmini için açma haklarının saklı olduğunu, davacının tüm talepleri gibi icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığı halde haksız yere takip başlatan ve haksız ve tamamen asılsız olarak iddialarda bulunan davacının kötü niyetli olduğunu,
bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, yargılamaya matuf talebe ilişkin olarak müvekkilinin haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği hukuken kabul edilemeyeceği gibi müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki davaya konu faturaya karşılık ödeme emrinde belirtilen borç miktarına, işlemiş ve işleyecek olan faize, ferilerine de bu sebeplerle haklı olarak itiraz edildiğini,
müvekkili şirketin ödeme emrinde alacaklı görünen şahsa hiçbir borcu bulunmamakla beraber davacının da müvekkili şirket nezdinde hiçbir alacağı bulunmadığını, davacının alacak ve fahiş faiz taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, Mahkemece müvekkili şirkete ait .....plakalı araç üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, anılan nedenlerle davacı tarafça açılmış olan haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek;
cevap dilekçelerinin kabulüne, davanın reddine, davacı tarafın dava değerinden %20 az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesinc, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz davanın konusu nedeniyle görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
Davacı alacaklı onarım bedelinin tahsili için icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya .....tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz (.....) ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, davalı şirkete ait .....plakalı aracın hasara uğramasından dolayı davacı şirkete ait yetkili servis tarafından onarımı sonrasında onarım bedelinin ödenmemesi nedeniyle araç maliki şirketten ödenmeyen fatura bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu onarım işleminin davacı şirkete ait servis tarafından yapıldığı ve ilgili fatura bedelinin ödenmediği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilafın akdedildiği ihtilafsız olan hizmet sözleşmesi kapsamında davacı tarafından gerçekleştirilen ifanın ayıplı olarak yerine getirilip getirilmediği buradan varılacak sonuca göre davalının ilgili fatura nedeniyle ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Taraflar arasında faturaya konu sözleşmenin varlığı ve fatura bedelinin ödenmediği hususları ihtilafsızdır. Mahkememizce burada belirlenmesi gereken husus davalının ayıp iddiasının yerinde olup olmadığı, ayıbın niteliğinin belirlenmesi, ayıp varlığı halinde davalı şirketin para ödeme borcunda indirimin gerekip gerekmediği, davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu bedelin tespit edilmesidir.
Buna göre davalı şirketin iddiaları doğrultusunda celp edilen servis kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile incelenmek, .....plakalı araç üzerinde yerinde inceleme yapmak ve fotoğraflama yapmak suretiyle aracın özellikleri, meydana gelen kazadaki hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacı servis tarafından aracın tamiratında orjinal parça kullanılıp kullanılmadığı, ayıplı onarım yapılıp yapılmadığı, varsa miktarı husunda konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması sağlanmıştır. .....tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı servis tarafından aracın tamiratında sol ön çamurluk, ön tampon, motor kaputu
ile sol far hariç kullanılan tüm parçaların orijinal parça olduğu,
Davacı servis tarafından aracın tamiratında kullanılan sol ön çamurluk, ön tampon, motor
kaputu ile sol farın eşdeğer parça olduğu,
Davacı servis tarafından aracın tamiratında kullanılan sol ön çamurluk, ön tampon, motor
kaputu ile sol farın eşdeğer parça bedelleri ile orijinal sol ön çamurluk, ön tampon, motor
kaputu ile sol far bedelleri arasında fark olduğu,
Davacı servis tarafından aracın tamiratında kullanılan eşdeğer sol ön çamurluk, ön tampon,
motor kaputu ile sol farın toplam değerinin KDV dahil 5.622,70 TL olduğu,
Orijinal sol ön çamurluk, ön tampon, motor kaputu ile sol farın toplam değerinin KDV
dahil 16.284,00 TL,
Davacı servis tarafından yapılan işçiliğin ayıplı olduğuna dair bir emarenin
bulunmadığı" mütalaa edilmiştir.
İlgili rapordaki tespitlerin dosya kapsamı uyumlu olduğu ve tekniğine uygun şekilde tespit edildiği gözetilerek ilgili araçta değişimi yapılan bir kısım parçaların orijinal parça kullanılarak değiştirilmediği, bu kapsamda ilgili ifanın ayıplı olarak gerçekleştirildiği ve gizli ayıp niteliğinde olduğu, davalı şirketçe sonrasında yaptırılan kontrol sırasında söz konusu gizli ayıbın ortaya çıktığı, bu kapsamda ilgili onarımı yönelik orijinal parça fark bedelinin 10.661,30 TL olduğu,
davacı şirketin yetkili servis olarak mevcut hizmet sözleşmesi kapsamında orijinal parçalar ile değişim yapması gerektiği, taraflar arasında orijinal parçalarla değişim yapılması hususunda anlaşıldığına yönelik ihtilaf bulunmadığı ve ilgili hususun davacı vekilince sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtildiği, buna göre davacının ayıplı olarak ifasını gerçekleştirdiği ve davacının ilgili faturaya yönelik itirazda bulunduğuna ilişkin herhangi bir delil sunmadığı sözleşmeden döndüğüne ilişkin bir beyanda bulunmadığı gözetilerek davacının ayıplı ifa nedeniyle ayıp oranında bedelden indirim hakkının mevcut olduğu,
dava konusu onarım işlemine ilişkin .....tarihli fatura bedeli olan 81.328,84 TL'den orijinal parça fark bedelinin indirilmesi gerektiği Mahkememizce değerlendirilmiş, davacının ilgili onarım nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı davacıdan talep edebileceği alacağın 70.667,54 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, davalının bu bedel üzerinden asıl alacağa yönelik yaptığı itiraz yerinde değildir.
Mahkememizce varlığı kabul edilen 70.667,54 TL asıl alacak yönünden davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne asıl alacak yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Takibe konu alacağın taraflar arasında ihtilaflı olması ve yargılamayı gerektirmesi hususları gözetilerek davacı icra inkar tazminatı talebinin davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D
Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/453, K. 2025/489, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama