KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1054
- Karar No
- 2024/799
- Karar tarihi
- 6 Eylül 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 05/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, ... tarihinde davalı ...Sigorta A.Ş. Tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ve davalı S.S.71 Nolu Çınar D.bakır Minibüsçüler Mot. Taş.
Kooperatifi'nin maliki/işleteni ve davalı ...sürücüsü olduğu ...plaka sayılı araç ile davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen davalı ...maliki/işleteni olduğu ve davalı küçük ...sürücüsü olduğu ...plaka sayılı aracın Çınar İlçesinde çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde her iki sürücünün kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin yaralanması nedeniyle meydana gelen zararların karşılanması gerektiğini,
davalı sigorta şirketlerine yapılan başvurulardan ve arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik ...TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve ...TL tedavi gideri ile ...TL bakıcı gideri ve ...TL tedavi amaçlı yapılan zorunlu diğer giderler (kira, aidat ve taksi ücreti) olmak üzere toplamda ...TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Dava, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu yolcu taşımacılığında kullanılan minübüsün karışmış olduğu çift taraflı trafik kazası nedeniyle kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen her iki aracın ZMMS sigorta poliçelerini düzenleyen sigorta şirketleri ile işleten ve sürücülerine yöneltilmiş maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağı ile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının nolu soruşturma dosyasına konu belgelerin incelenmesinden; davacının yolcu olarak bulunduğu ...plaka sayılı aracın davalı kooperatif tarafından yolcu taşımacılığı faaliyetinde kullanıldığı esnada davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Bu hali ile davacı ile davalı kooperatif arasındaki uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Taşıma Sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; ...tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketleri ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi Ticaret Mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir.
Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketleri hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir.
Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re’sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Çünkü görev her halükarda dava şartlarındandır.
Bu durumda davanın, davacı yolcunun, davalı ...sürücülüğünü yaptığı ve diğer davalı kooperatif tarafından taşımacılık faaliyetinde kullanılan yolcu minibüsünde yolcu iken meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacınında tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine aittir. Açıklanan nedenlerle Diyarbakır Tüketici Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1054, K. 2024/799, 6 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama