KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/388
- Karar No
- 2025/1152
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 03/04/2024
- Karar yazım tarihi
- Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.117 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında demir alım satımından ve fiyat farkından doğan ticari ilişki kapsamında .....tarihli, .....numaralı, 110.000,00 TL meblağlı, .....tarihli, .....numaralı, 748.247,50 TL meblağlı, .....tarihli, .....numaralı, 683.090,83 TL meblağlı, .....tarihli, .....numaralı, 2.153.804,61 TL meblağlı, .....tarihli, .....numaralı, 1.858.155,75 TL meblağlı, .....tarihli, .....numaralı, 1.894.124,83 TL meblağlı faturaların keşide edildiğini ve ödemelerin cari hesap olarak davacıya yapıldığını ancak cari hesaptan 124.313,28 TL bakiye kaldığını, bu miktarın davacıya ödenmediğini,
bu nedenle davalı aleyhinde Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalının .....tarihinde, borcunu ödememek ve alacağı sürüncemede bırakmak kastı ile takip konusu borca ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, tarafların ticari kayıtları incelendiğinde davacının alacaklı olduğunun açıkça görüleceğini, davalının borca itirazının haksız kötü niyetli olup, davacının alacağının tahsilini sürüncemede bırakmak amacı taşıdığını belirterek,
davanın kabulü ile Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyası ile borca ve ferilerine yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, davalının itiraz ettiği 124.313,28 TL alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının karar tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından fatura ve cari hesaba dayanarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.
İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."
Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasının uyap sisteminden incelenmesinde takip alacaklısının davacı ve takip borçlusunun davalı olduğu, fatura ve cari hesap alacağı ile genel haciz yoluna özgü icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya .....tarihinde tebliğ edildiği, davalının .....tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, işbu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür.
İcra takibinin dayanağı fatura olmakla, faturanın delil olma kuvveti üzerinde durmak gerekir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu'nun 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır.
TTK 21/1.maddesine göre "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir". TTK 21/2. maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır"
.....Tarihli .....Esas .....Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, 'fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Mahkememizce taraflara ait Form BS-BS kayıtları celp edilmiştir.
Mahkememizce ticari defter ve belgelerini sunması için .....tarihli celsenin (1) numaralı ara kararı ile taraflara ihtarat yapılmış ve duruşma tutanağı, duruşmada hazır olmayan davalıya .....tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı defterlerini sunmamış, HMK'nın 140/5. ve 28.07.2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile değiştirilen HMK'nın değişik 222. maddesi ile TTK'nın 83. maddesi gereği ticari defter, kayıt ve belgelerin ibrazından kaçınmış sayılmıştır.
Davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil ettiği, celp edilen Form BA-BS kayıtlarına göre davalının faturaları beyan ettiği, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 124.313,47 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalının faturayı Form BA ile beyan etmiş olması, faturaya konu mal ve hizmeti aldığı anlamına gelir.(Aynı doğrultuda Yargıtay 19.HD.2014/7040 E-2015/4465 K ve 2014/19083E-2015/8197 K)
Davalı tarafça fatura içeriklerine 8 gün içinde itiraz edilmediği için davalı taraf TTK 21/2 maddesi uyarınca fatura içeriklerini kabul etmiş sayılacağından dolayı fatura bedellerinin ödendiğine dair ispat yükü davalı taraftadır. Davalı taraf, davacının defterlerinde görünen 124.313,47 TL'yi ödediğini ispat edememiştir. Davacı tarafın, kuruş farkı ile kendi aleyhine daha az olacak şekilde icra takibinde 124.313,18 TL asıl alacak talep ettiği görülmüştür. İzah edilen nedenle davalının borca itirazı haksız olduğu anlaşılmış, itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde takip konusu değerin %20'si oranında icra inkar tazminatı talep etmiştir.
İİK 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.
Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre faturadan kaynaklı alacak likit kabul edilmektedir. İzah edilen nedenle tirazın iptaline karar verilen 124.313,28 TL'nin takdiren % 20'si oranında (24.862,65 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve Mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/388, K. 2025/1152, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama